Bu kadar ulaşılır olmak bir sorun! Kalp kırmadan geç cevap nasıl verilir?

Web Özel WhatsApp facebook Instagram
Bu kadar ulaşılır olmak bir sorun! Kalp kırmadan geç cevap nasıl verilir?
Günümüzde bir elektronik postaya gün içerisinde cevap vermemek nezaketsizlik olarak kabul ediliyor. İllüstrasyon: Shutterstock

Günümüzde bir WhatsApp mesajı veya e-maile cevap vermek için çok hızlı olmak gerekiyor. Her şey acil. Herkese aynı hızda cevap veremeyeceğimiz ise ortada. Peki geç cevap verdiklerimizin kalbini nasıl kırmayabiliriz? Veya geç cevap için endişelenmeyi tamamen bırakmalı mıyız?

Cep telefonunuz yanınızda olduğu sürece, her an, her dakika numaranızı bilen herkes için dünyanın her yerinden ulaşılabilirsiniz. İlk başlarda bu harika bir duyguydu fakat daha sonra her dakika ulaşılabilir olmak bir zincire dönüştü. 20 sene önce insanlar ilk BlackBerry’lerini kullanmaya başladıklarında ofislerini yanlarında taşıdıkları için çok mutlu gözüküyorlardı. Bir süre sonra ofislerinin onları yanlarında taşındıklarını gözlemlediler.

Irvine Üniversitesi’nden işletme profesörü Melissa Mazmanian 2000’li yılların başında akıllı cihazların insanların iş hayatına getirdiklerini inceledi. Mazmanian’a göre bu cihazların hayata girmesi ile insanlar özel hayatlarını yaşarken gelen iş telefonlarına veya maillerine hızlıca ya da anında cevap vermedikleri zaman kendilerini kötü hissetmeye başladılar. Böylece özgürlük hissi bir zorunluluğa dönüştü.

YILLARDIR BU SORUN VAR

İletişim bilimci Jason Farman’a göre bir maile anında cevap verememek sadece günümüzün sorunu değil. 19. yüzyılda da insanlar bir mektuba cevap vermekte gecikiyorlarsa mektubun başına uzun bir özür yazısı koyuyorlardı. 1863 yılında iki kuzenin birbirine yazdığı bir mektuptan alıntı yapacak olursak: “Umarım geç yazdığım için beni affedersin, üzerimde bir sorumluluk taşıyordum, sana gerekçelerini anlatacağım.

Tabii ki günümüzde geç cevap vermek için pencere oldukça daraldı. Bir e-mail’in iki gün beklemesi bile artık düşünülemiyor. Sosyal medya araştırmacısı Matthew Heston yaptığı bir araştırmada iş yerlerinde yazışmalara ‘geç’ dönen insanların diğer insanlar tarafından daha az sevildiğini ortaya koydu.

Özel yazışmalarda ise insanlara geç cevap vermek onları daha az önemsediğiniz mesajı veriyor. London School of Economics ve Cornell University'nin yaptığı bir araştırmaya göre e-mail gönderen kişilerin aslında o kadar da hızlı yanıt beklemedikleri, mesajı alan insanların hızlı yanıtlamak için daha ciddi bir strese maruz kaldıklarını söylüyor.

ÖZÜR YOK, TEŞEKKÜR VAR

Peki bir e-postayı veya telefonu, WhatsApp mesajını yanıtlamak için geciktiysek, karşı taraftan özür dilemek için doğru kelimeler ne olmalı? Bazı dil bilimciler ‘Geciktiğim için özür dilerim’ demek yerine ‘Sabrınız için teşekkür ederim’ diyerek karşı tarafı onore eden bir üslubu öneriyor. İşletme profesörü Mazmanian ise gecikildiyse özür dilemeden karşı tarafa aşırı nazik bir biçimde davranılabileceğini aktarıyor ve “Sizden haber almak ne güzel” gibi bir yaklaşım içinde olabileceğinizi söylüyor.

Apple’ın bilgisayarları için tasarladığı son işletim sisteminde devreye aldığı ‘Odaklanma’ (Focus) modu ise size mesaj gönderen insanlara şu anda bildirimleri alamadığınızı söylüyor. Böylece bilgisayar sizin adınıza geçerli bir bahaneyi sizinle iletişim kurmak isteyenlere gönderiyor.

Geç dönülen mesajlar için bazen hukuk da yardımcı olabilir. Örneğin Fransa’da iş saatleri dışında e-maillere dönmemek kanuni bir hak. ‘Modern davranışlar hakkında bilmek istediğiniz ama sormaya çekindiğiniz her şey’ isimli kitabın yazarı Victoria Turk’e göre iletişim kurma sıklığı konusunda insanların bir kuralı olmadığı için, cevap verme sıklığının da problem olduğunu söylüyor. Turk, “Kendi gelen kutumda okunmamış bir şey kalmaması konusunda elimden geleni yaparım. Bence insanlardan bu kadar talepkar olmak doğru değil” değerlendirmesinde bulunuyor.

CEVAP YOK, STORY ÇOK

Bazı uzmanlar ise cevap verilmeyen WhatsApp mesajlarının ardından yazılan kişinin Instagram hikayesinin görülmesini modern zamanın en büyük kabalıklarından sayıldığını belirtiyor. 1990’lı yıllarda araştırmalar yapan evrimsel psikoloji uzmanı Profesör Robin Dunbar bir insanın 150 kişi ile ilişki kurabilecek kadar mental kapasitesi olduğunu bunun üzerine çıkan insanların ise ihmal edilebileceğini söylüyordu.

Acaba sosyal medya çağında insanların Facebook’ta binlerce arkadaşı olduğu bir dönemde Dunbar’ın teorisine ne olmuştur?

*Yukarıdaki derlemede yer alan bilgilerin önemli bir bölümü The Atlantic'te Joe Pinsker imzası ile yayımlanan 'What If We Just Stopped Being So Available?' isimli makaleden alınmıştır.

Ek kaynak: Refinery 29

Kaynak: Web Özel

instagram facebook Whatsapp Web Özel