Saçımızı neden boyuyoruz? Antik çağdan gelen bir gelenek...

Saçımızı neden boyuyoruz? Antik çağdan gelen bir gelenek...
Antik çağlardan beri insanlar saçlarını boyuyor. Petrokimya endüstrisinin gelişmesi ile birlikte çok farklı renkte boyalar elde edilebiliyor. Fotoğraf: Shutterstock

52 yaşındaki Jennifer Lopez'in saçını pembeye boyaması olay oldu. Yakıştıranlar ve nefret edenler bir sosyal medya geleneği olarak köşelerine çekildi. İnsanlar antik çağlardan beri saçlarını boyuyor. Peki bu gelenek nerede başladı?

Jennifer Lopez yıllar içerisinde yeni güzellik trendlerini takip etmekten hiç geri durmadı. Dün ise kuaförü Chris Appelton tarafından yeni saç rengi açıklandı: Pembe.

52 yaşındaki sanatçının saçını pembeye boyatması interneti ikiye böldü. Çok yakıştığını düşünenler ve ‘yaşından başından utan’ diyenler olmak üzere. Lopez, saçını pembeye boyayan ilk ünlü değil. Geçen yıllarda Hellen Mirren, Cate Blanchett ve Madonna da saçını pembeye boyamıştı.

Kozmetik firmaları ile çalışan renk uzmanı Josh Wood bir renklerin yaşlar ile özdeşleştirilmesini hiç sevmediğini söylüyor. Wood, “Müşterilerimin çoğu çocuklarının saçlarını pandemide pembeye boyamışlar, saçlarını pastel renklere boyamanın sadece bir gençlik trendi olduğu düşünülüyor, ben pastel renklere daha farklı yaklaşıyorum” diyor.

Wood pembe rengin insan cildinde de yer aldığını anımsatarak, “Bence pembe herkese uygun bir renk” demekte. Ünlülerin saçlarını boyayan kuaför Sophia Hilton ise “Yaşlandıkça cildimizin rengi solar ve bu solgunluğun geçmesi için daha sıcak renklere ihtiyacımız vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Jennifer Lopez saçlarını pembeye boyadı. Fotoğraf: Instagram

RENKLER NASIL ELDE EDİLİR?

Peki insan saçını neden boyar? İnsanlar binlerce yıldır saçlarını boyuyor. Orijinal bir rengi elde etmek ise oldukça zor. Modern kimyanın bir armağanı olan saç boyası endüstrisi uzun zamandır yerinde sayıyor çünkü müşterilerden bir yenilik talebi yok.

Çoğu güzel sanatlar öğrencisinin bildiği gibi renkler kırmızı, mavi ve sarının karışımından elde edilir. Turuncu renk istiyorsanız sarı ve kırmızıyı, mor istiyorsanız, kırmızı ve maviyi kullanırsınız. Saç boyamak için de bu renklerin karışımı kullanılıyor. Kahverengi saç boyasının içinde kırmızı, mavi ve sarı renk var.

Peki modern kimyasal saç boyaları nasıl ortaya çıktı? 1800’lü yılların ortalarında İngiliz kimyager Willan Henry Perkin sıtma ilacı bulma çalışmaları yaparken kömür katranı ile yaptığı çalışmalarda leylak rengini elde etti. Bu keşfi petrokimya endüstrisinin başlangıcı kabul edildi. O tarihe kadar elde edilen doğal boyalar çabuk salarken kimsayal boyaların uzun süre kaldığı görüldü.

Perkin’in hocası August Hofmann ise kömür katranından elde edilen boyanın hava ile temas ettiğinde farklı bir renge döndüğünü anladı ve bu durum modern saç boyalarının doğuşuna sebep oldu.

125 yıl boyunca boyanın oksijenle teması sonucu ortaya çıkan reaksiyon saç boyalarının teknolojisini oluşturdu. Saç boyasının bulunmasına yol açan teknoloji aynı zamanda modern tekstil endüstrisine de uyarlandı.

DAVADAN KORKUP GERİ ADIM ATTILAR

Kömür bazlı boyaların insan sağlığına zararlı olduğunu da düşünenler çok. ABD’de 1930 yılından bu yana pek çok saç boyası piyasadan toplatılırken, kömür bazlı boyalar güvenli olarak kabul ediliyor. Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) 1979 yılında saç boyalarının üzerine, “Uyarı: Cildinizde kansere neden olabilecek maddeler içermektedir, laboratuvar deneylerinde fareler üzerinde sonuçları olmuştur” yazısı yazdırmak istedi fakat daha sonra şirketlerin dava açmasını göze alamayarak bundan vazgeçti.

Antropolog Justine Cordwell insanın saç boyamak dahil kendi vücudu üzerinde yaptığı değişiklikleri şöyle açıklıyor: 

Giyinme ve süslenmenin antropolojik tarihine baktığımız zaman, erken zamanlardan bu yana insan vücudunu heykel biçiminde düşünülür ve insan genellikle aynada baktığını beğenmez.

PALEOLİTİK ÇAĞDA KIRMIZI RENK

Arkeolojik çalışmalara göre paleolitik çağdan bu yana insanlar saçlarını boyuyor. İnsanlar o dönem topraktaki demir oksidini kullanarak evlerini dekore ediyor, kıyafetlerini boyuyor ve vücutlarına kırmızı boyalar sürüyorlardı. Daha sonra bu kırmızı rengi saçlarına da uyguladılar.

Antik Mısır’da da insanlar saçlarını boyuyorlardı. Milattan önce 12. yüzyılda siyah etrafta en sık kullanılan renklerdendi. Sarı boya elde edilmek için altın tozu kullanıldığı da oluyordu. Doğal boyalar kına, safran, çivit ve yoncadan elde ediliyordu.

Antik Roma ve Yunanların cesetleri incelendiğinde saçlarını siyaha boyadıkları görülebiliyor. 1700’lü yıllarda İtalya’da saç boyası tekrar meşhur olmuş kadınlar arasında saçlarını sarıya boyatma modası başlamıştı. Afganlar saça kına yakmanın baş ağrısına iyi geleceğine inanır.

Güzelliğin tarihi ne kadar enteresan değil mi?

Kaynaklar: The Telegraph, The Atlantic

Kaynak: Web Özel

ÖZEL HABERLER