İki kez uyumayı ne zaman bıraktık?

İki kez uyumayı ne zaman bıraktık?
İnsanların Sanayi Devrimi ile birlikte iki uykudan tek uykuya döndükleri düşünülüyor. Fotoğraf: Shutterstock

Tarihi kayıtlar arasında yapılan bir çalışma 19. yüzyıla kadar insanların günde iki kez uyuduğunu gösterdi. İlk uyku gece 23:00'a kadar sürüyordu. İkinci uyku ise saat 01:00 gibi başlıyordu. Peki bu alışkanlık neden bozuldu?

Günde kaç kez uyuyorsunuz? Kaç saat değil, kaç kez diye soruyoruz. Hayatın içinde çalışan aktif biri iseniz ve öğle uykusu uyuyacak vaktiniz haliyle yoksa buna 'günde bir kez' diye cevap vereceksinizdir. Peki günde sadece bir kez uyumak bize öğretilmiş bir şey olabilir mi? Gelin 17. yüzyıla bir uzanalım. 13 Nisan 1699, Kuzey İngiltere saat 23:00. 9 yaşındaki Jane Rowth gece saat 23:00 civarında uyandı. Annesi onu kaldırdıktan sonra gece yarısı iki adam geldi, annesi kendi rızasıyla evinden çıktı ve bir daha eve dönmedi. Küçük kızın annesi o gece öldürüldü.

İngiliz tarihçi Roger Ekrich arşivlerde gezinirken kadının öldürülmesi hakkında dava dosyasına rastladı. Dosyada onu asıl etkileyen kadın ve çocuğun saat 23:00’da ‘ilk uykularından’ uyanmış olmalarıydı. Ekrich arşivlerdeki çalışmalarını derinleştirdi. Ortaçağ ile Endüstri Devrimi arasında Avrupa’daki pek çok mahkeme kaydında ‘ilk ve ikinci uykudan’ bahsedildiğini gördü.

Çalışmalarını derinleştirdikçe Ortaçağ Avrupası’nda insanların birlikte uyumasının ne kadar yaygın bir şey olduğunu da fark etti. Bazen aynı handa rastlaşan yabancılar bile yatak sayısı günümüz kadar bol olmadığı için aynı yatağı paylaşabiliyorlardı.

EDEBİYATTA DA REFERANSLAR VAR

Peki iki uyku uyumak insanlar arasında bu kadar yaygın ise iki uyku arasında ne yapılıyordu? Virginia Teknoloji Üniversitesi’nde çalışan Ekrich iki uykuya dair ilk izlerden birinin Britanya’nın meşhur halk hikayelerinden Geoffrey Chaucer’in 1387-1400 yılları arasında kaleme aldığı The Catenbury Tales isimli eserinde olduğunu söylüyor.

Ayrıca William Baldwin’in tarihteki ilk romanlardan biri olduğu kabul edilen 1561 tarhili Beware the Cat isimli eserin de iki uykuya referanslar var. Tarihçi çalışmalarını derinleştirdikçe dönemin günlükleri, mektupları ve tıbbi kayıtlarında da iki uykuya sıkça rastladığını anlatıyor.

Fransızlar bu uykuya ‘premier somme’, İtalyanlar ‘primo sonno’ ismini veriyormuş. Ayrıca, Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya ve Orta Doğu’da da iki uykunun izlerine rastlanmış. Günümüzdeki Latin Amerika ülkeleri ve İspanya’da da iki uyku olarak düşünülmese de yaygın olarak Siesta ismi verilen öğlede sonra şekerlemeleri yapılıyor.

Kolonyal belgelere göre; 1555 yılında Rio de Janerio halkı ilk uykularından sonra yemeklerini yiyor ardından ikinci uykularına dalıyorlarmış. Milattan önce 800’lü yıllarda kaleme alınan İlyada Destanı’nda da ikili uykuya referanslar var.

İKİ UYKU ARASINDA NE YAPIYORDUK?

Araştırmalara göre; 17. yüzyıl Avrupa’sında ikili uyku şöyle bir şeydi: İlk uyku saat 21:00 ila 23:00 arasında gerçekleşiyordu. Saat 23:00 ila 01:00 arasında insanlar ilk uykularından uyanıyor, bazen yemek yiyor bazen de sosyalleşiyorlardı. Bu tarihlerde özellikle maddi durumu yeterli olmayan ailelerin topluca bir arada yattığını da anımsatmak gerek. Genellikle küçük kız çocukları yatağın en solunda olur, varsa onları ablaları izler arada anne ve baba olur, babadan sonra da yaş sırasına göre erkek çocuklar sıralanırdı.

İnsanlar saat 01:00 civarında otomatik olarak kalkıyordu. 1787 yılında bir ABD’li tarafından çalar saat icat edilene kadar alarmla kalkmak diye bir kavram yoktu. Mahkeme kayıtlarına göre; iki uyku arasında çiftçiler hayvanlarını kontrol ederken insanların uyku mahmurluğundan istifade etmek isteyen hırsızlar için de bu saat aralığı muazzam bir fırsattı.

Pek çok insan ise bu saatlerde hiçbir şey yapmaz yataktaki diğer kişi ile sohbet ederdi. İkili uykunun antik çağlarda da olduğuna yönelik ileri kanıtlar biyografi yazarı Plutarch, Yunan gezgin Pausanias ve Roman tarihçi Livy’de görülebiliyor.

Sadece insanların değil bazı hayvanların da günde iki uyku uyduğu biliniyor. Kimilerine göre insanlar artık iki uyku uyumadığı için gece yarısı uyanmıyor ve rüyalarını bu yüzden detaylı olarak hatırlamıyorlar.

Peki insanlar nasıl uzun bir tek uykuya geçti? Bunun 19. yüzyılın başlarında insanların daha çok mesai saati kavramı ile tanışmalarına bağlanıyor. Gaz lambasının evlere girmesi ile birlikte evler daha aydınlık olmaya başladı. Bu sebepten gece uyanık kalınan saatler uzadı. Tek ve uzun uykunun Sanayi Devrimi’nin kalbi Londra’da başladığı daha sonra dünyaya yayıldığı tahmin ediliyor.

*Yukarıdaki derlemede yer alan bilgilerin tamamı BBC’de Zaria Gorvett imzası ile yayımlanan ‘The forgotten medieval habit of two sleeps’ isimli makaleden alınmıştır.

 

Kaynak: Web Özel

uyku apnesi ÖZEL HABERLER