Türkiye'de aktif vaka sayısı bir ayda 3.5 kat arttı! Tablo ne söylüyor?..

Günden güne acı rekorlarla karşı karşıya kalan Türkiye'de aktif vaka sayısı 554 bin 118'e yükseldi. Son bir ayda üç buçuk kat artan bu sayı gelecek için ne söylüyor? Türkiye dünyaya kıyasla hangi noktada? Tablolar anlattı, Prof. Dr. Tayyar Şaşmaz yorumladı...

Türkiye'de aktif vaka sayısı bir ayda 3.5 kat arttı! Tablo ne söylüyor?..

Türkiye, koronavirüs ile mücadelede üst üste acı rekorların kırıldığı bir dönemden geçerken "kısmi kapanma" dönemi de henüz vaka sayılarında ve ölüm sayılarında maalesef kayda değer bir düşüş getirmedi.

Bununla birlikte bir süredir oldukça yüksek seviyede seyreden yeni vaka sayısı aynı zamanda aktif vaka sayısının da inanılmaz bir hızla yükselmesine neden oldu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de şu an 554 bin 118 aktif vaka bulunuyor. Bunların 3 bin 463'ü "ağır hasta" olarak kayıtlara geçmiş durumda. Worldometers'taki grafikte ise bir ayda aktif vaka sayısının nasıl tavan yaptığı görülüyor.

BİR AYDA ÜÇ BUÇUK KAT!

22 Mart'ta 160 bin 479 olan aktif vaka sayısı, 22 Nisan'da 554 bin 118'e çıktı. Bu da aktif vaka sayısının sadece bir ayda yaklaşık üç buçuk kat arttığını gösteriyor. Yatak doluluk oranı yüzde 56.3, erişkin yoğun bakım doluluk oranı ise yüzde 69.1 seviyesinde. 22 Mart'ta ise yatak doluluk oranı yüzde 53.8, erişkin yoğun bakım doluluk oranı da yüzde 65 olarak kayıtlara geçmişti.

"Görülen üzere vaka sayılarının hızla arttığı dönemde iyileşmeler aynı oranda olamayınca doğal olarak bir havuz oluşuyor" diyen Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz çarpıcı bir tabloya dikkat çekerken yoğun bakımların alarm verdiğini vurguluyor:

"Vaka sayısı hiç bu kadar yüksek olmamıştı ve yoğun bakımlar alarm veriyor. Bu artışlar daha çok yatak ihtiyacı anlamına geliyor. Yoğun bakımlara olan ihtiyacın da artacağını gösteriyor. Şu an özellikle yoğun bakımın uzmanlık dernekleri son bir haftadır çok güçlü mesajlar veriyorlar."

TÜRKİYE, DÜNYADA 5. SIRADA AMA...

Korkutan, tedbirlerin, önlemlerin ve mutasyonun bu kadar yaygın görüldüğü bir durumda aşılanmanın önemini bir kez daha gözler önüne seren tablo, ülkemizi dünya çapında aktif vakalarda ne yazık ki üst sıralara taşıyor. Türkiye şu an Worldometers verilerine göre aktif vaka sayısında dünyada 5. sırada yer almakta.

İlk üç sırada yer alan ülkelerden ABD'nin nüfusu 332.5 milyon, Hindistan'ın nüfusu 1.3 milyar, Brezilya'nın nüfusu ise 213.7 milyon. Türkiye, nüfusu kendisine yakın olan ve pandemiden sert bir şekilde etkilenmekte olan ülkeler arasında ise başı çekmekte. Bir milyonun üzerinde aktif vaka gösteren Fransa'da bu vakaların yalnızca yüzde 0.5'i "ağır hasta" statüsünde.

'RADİKAL ÖNLEMLER ŞART'

Prof. Dr. Şaşmaz radikal önlemler almak gerektiğini de "Günlük vaka sayılarının aşağıya düşürülmesi için daha radikal önlemlere ihtiyaç var. Sosyal hareketliliği azaltma, özel sektörde ve kamuda çalışma alanlarının durdurulması yani bir tam kapanma gerekiyor" sözleriyle vurgularken "Vaka sayılarını aşağı çekme konusunda yapabileceğimiz başka hiçbir şey yok. Sosyal teması azaltmamız lazım. Bu kısıtlamalar yetmiyor. Kısıtlama saatleri dışındaki sosyal hareketlilik vaka sayılarını artırıyor" diyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 4 Nisan'da yaptığı açıklamada koronavirüse yakalananlar arasında gençlerin sayısının arttığını ifade ederken uzmanlar bunun nedenleri arasında mutasyon, 65 yaş üstünün aşılanması ve normalleşme sürecinin sonuçlarını gösteriyor.

Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz

43 ilin nüfusunun üstünde seyreden aktif vaka sayımız çok ciddi bir seviyeye yükselirken Reuters da Türkiye'nin durumunu ABD merkezli bir araştırma kurumu olan Sağlık Metrikleri ve Değerlendirme Enstitüsü'ne sormuş, yapılan çalışmada 26 Nisan haftası itibarıyla hastaneye yatışların ve vefatların artabileceği sonucuna ulaşılmıştı.

İKİ TEMEL ÖNERİ

Aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Bulaşıcı Hastalıklar Çalışma Grubu Yürütücüsü olan Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz, "Bizim iki temel önerimiz var: İlki tam kapanma, ikincisi de bağışıklama hizmetlerinin tam potansiyelinin kullanılması. Yani aşının temin edilmesi ve hızla uygulanması" ifadelerini kullanıyor.

Aynı zamanda 13 Nisan'da yaptığımız "Ramazan nasıl normalleşmeyle biter?" başlıklı haberimizde görüşüne yer verdiğimiz Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran, "Dört hafta tam kapanma ya da tam kapanmaya yakın bir kısıtlama şart" derken Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Funda Neslihan Furtun ise "Vaka sayılarının 50 binin üzerinde seyretmesi alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu gösteriyor ve şu anda kapanma dışında vakaları azaltacak bir tedbir aklımıza gelmiyor. Bilim de bunu söylüyor" diye konuşmuştu.

'KAPANMA GEÇİCİ BİR ÇÖZÜM OLUR'

Prof. Dr. Şaşmaz kapanmaların geçici bir çözüm olacağının da altını çizmekte. "Çünkü bu hastalıktan aşılanarak kurtulacağız. Kapanarak kurtulmak olmaz zira bu sadece geçici bir çözüm olur. Hastalığın bulaş hızını azaltıyoruz ancak hastalığı ortadan kaldırmıyoruz" diyen Prof. Dr. Şaşmaz, "Kapanarak sadece hastalığı azaltıyoruz ama bu hastalığa duyarlı insanlar var. Bunları aşıyla bağışık hale getirdiğimizde bu hastalık ortadan kalkacak" şeklinde uyarıda bulunuyor ve ekliyor:

"Yoksa aşı yapamazsak bu kapanmalardan sonra yine pikler yaşarız. Ne zamana kadar? Toplumun yüzde 65'i ya aşıyla ya da enfeksiyonu geçirerek bağışık olana kadar."

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Sağlık Bakanlığı Türkiye koronavirüs