Çarpıcı araştırmada çarpıcı sonuç: 'Obezite en çok yoksul kadınları tehdit ediyor!'

Çağımızın en büyük sağlık sorunları arasında yer alan obezite, yeni bir araştırmada yer alan ifadelere göre artık "yoksulların hastalığı" olarak tanımlanıyor. En risk altındaki grup ise "yoksul kadınlar" olarak tespit edildi. Türkiye ve ABD'deki veriler de söz konusu araştırmayı destekliyor.

Çarpıcı araştırmada çarpıcı sonuç: 'Obezite en çok yoksul kadınları tehdit ediyor!'

Birleşik Krallık genelinde sağlık alanında çalışmalar yapan düşünce topluluğu King's Fund yeni bir araştırma yayınlarken obeziteyi “İngiltere'nin en yoksullarının hastalığı” ifadesiyle tanımladı. Dikkat çeken araştırmada yoksul kesimin obezite ve obezitenin doğurduğu hastalıklar nedeniyle büyük bir risk altında olduğu aktarılırken özellikle kadınların daha büyük bir tehlikede olduğu vurgulandı.

Covid salgını süresince de obez olarak tanımlanan -yani vücut kitle endeksi (BMI) 30 ve üzerinde çıkan- bireylerin risk grubunda olduğu tespit edilmiş ve veriler de BMI değeri 30 ve üzeri olan insanların hastalığı çok ağır geçirdiğini -özellikle ABD'de- göstermişti.

KADINLAR RİSK ALTINDA

Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson da obeziteyle mücadeleyi öncelikleri arasına alacaklarını aktarmıştı. Raporun dikkat çeken noktası ise “kadınların daha büyük risk altında” olduğu vurgusu.

Düşünce kuruluşu, yoksul ailelerden gelen ve tehlikeli derecede fazla kilolu olan insanlarla daha iyi bir geçmişe sahip olan insanlar arasında keskin ve genişleyen bir uçurum olduğunu ve farkın özellikle kadınlar arasında belirgin olduğunu söylüyor.

MAKAS AÇILIYOR

Araştırmaya göre en varlıklı ve en yoksul kesim kadınları arasında obezite görülme oranlarındaki fark, 2014'te yüzde 11'ken, 2020'de bu oran yüzde 17'ye yükseldi. 2010 yılında ABD'de yapılan bir başka araştırmada da benzer bir sonuç ortaya çıkmıştı.

ABD Ulusal Sağlık Merkezi araştırmacıları, varlıklı hanelerde yaşayan erkeklerin yüzde 33’ünün, yoksul hanelerde yaşayan erkeklerin ise yüzde 29’unun obez olduğu sonucuna vardı. Kadınlarda ise durum farklı. Varlıklı bir çevrede yaşayan kadınların yüzde 29’unun, yoksul ailelerdeki kadınların ise yüzde 42’sinin obez olduğu belirtildi.

Bununla birlikte aynı araştırmada ülkedeki üniversite mezunu kadınların yüzde 23’ünün, liseyi bitirenlerin ise yüzde 42’sinin obez olduğu görüldü.

TÜRKİYE'DE DE BENZER TABLO...

Benzer bir bağlantıyı Türkiye'de de kurmak mümkün. Bu noktada 2015 tarihli Adhoc Türkiye araştırmasına bakmakta fayda var. “Türkiye'de Obezite Halleri” başlıklı araştırmada kadınların yüzde 46.3'ünün, erkeklerin ise yüzde 33.2'sinin obez ve morbid obez olarak sınıflandırıldığı görülüyor.

Evlilik ve doğumun da kiloyu artırdığı gözlemlenirken evde geçirilen vaktin artmasının da kilo olarak geri döndüğü ve kadınların bu noktada da dezavantajlı olduğu gözlemleniyor.

Ayrıca ev hanımlarının yüzde 82'sinin gün içinde yeteri kadar hareket etmediğinin de altı çiziliyor. Türkiye'de obezite risk gruplarında, ilk sırada kadınlar ve anneler yer alırken onları orta yaş ve üstü bireyler, çalışmayanlar, masabaşı çalışanlar ve yoksullar takip ediyor. Kadınların Türkiye'de iş gücüne katılım oranının da görece düşük olması ayrı bir etken. Eğitim düzeyi ilköğretim ve altı seviyesinde olan bireylerin de yüzde 74'ünün BMI değeri 30 ve üzerinde.

BMI NASIL HESAPLANIR?

BMI (Vücut kitle endeksi / Body Mass Index) vücut kitle endeksi kilonun, boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. Buna göre; Zayıf: <18.5, Normal: 18.5-24.9, Kilolu: 25-29.9, Obez: 30-34.9, Morbid Obez: >35.

BMI hesaplamasının beyazlara uygun bir formül olduğu ve bazı halkların vücut tiplerine uygun bir formül olmadığı da zaman zaman getirilen eleştiriler arasında. Ancak buna rağmen JAHA'da (Amerikan Kalp Derneği Dergisi / Journal of the American Heart Association) yayınlanan bir makale, metabolik hastalıklara yol açan beslenme ve yaşam modellerini ele alırken; makalede obezite, hipertansiyon, diyabet ve kalp yetmezliği hastalıkları değerlendirildi.

Şubat 2021 tarihli makale, metabolik olarak sağlıklı bir popülasyon olsa, Covid nedeniyle hastaneye yatışların yüzde 63'ünün önlenmiş olabileceğini gösteriyor.

Adı geçen dört hastalık grubu içinde ise en tehlikelisi obezite. Kasım 2020'ye kadar elde edilen verilerin derlendiği çalışmaya göre Covid-19 nedeniyle hastaneye yatan 906 bin 849 yetişkin bireyin yüzde 30.2'si obezdi.

Vücuttaki fazla yağın insülin direnci gibi metabolik değişimlere neden olacağı ve bu sebeple vücudun enfeksiyonlarla savaşmakta zorlanacağı bilimsel çalışmalarda öne sürülüyor.

[email protected]

Kaynaklar: The Guardian, DW, JAHA, WHO, Adhoc

Kaynak: Web Özel

ABD Türkiye Birleşik Krallık