Aşılamada neden yavaşlar? Avrupa'nın üçüncü dalga ile imtihanı

Metin Aktaşoğlu
Metin Aktaşoğlu

üçüncü dalgayı yaşıyor. Son olarak Merkel, "Henüz virüsü yenemedik, peşimizi bırakmıyor" derken 'nın ve genel olarak AB bölgesinin aşılamada yavaş kaldığı konuşuluyor. İşte AB'nin kritik bölgelerinde üçüncü dalganın tablosu...

22.03.2021 17:26 | Son Güncelleme : 23.03.2021 15:01

Koronavirüs ile pandeminin başından beri amansız bir mücadele veren Avrupa, üçüncü dalgayı yaşıyor. Aşı ile umutlanan, tünelin ucundaki ışığı görmek için adım atan Kıta Avrupası, aşılamada arzu edilen hıza henüz ulaşamadı.

Kısıtlamalar da bölgede stres yaratırken vakaların yeniden yükselmesi tedirginliği artırıyor. Avrupa, normalleşmek için çözümler arıyor ancak tablo iç açıcı gözükmüyor.

ABD, İsrail ve Birleşik Krallık aşılamada hızla ilerlerken, özellikle ABD ile İsrail'de atılan normalleşme adımları, AB bölgesindeki baskının da artmasına neden oluyor. Önemli aşı üreticilerinden biri olan ABD ve düşük nüfusunu hızla aşılamayı başaran İsrail'in normal hayata doğru attığı adımlar örnek gösteriliyor ve “AB bölgesi neden yavaş kalıyor?” sorusu gündeme oturuyor.

Peki gerçekten AB aşılamada neden yavaş kaldı? Üçüncü dalgada AB bölgesindeki son durum ne?

FRANSA: YAVAŞLIĞIN SEBEPLERİ

100 bin kişiye oranlı aşılama sayısında görece büyük nüfuslu komşuları Almanya, İspanya ve İtalya'nın gerisinde kalan Fransa; aynı zamanda Macaristan, Danimarka, Çekya, İsviçre, Avusturya ve Portekiz gibi Kıta Avrupası ülkelerinden de bu oranda geride kalmış durumda.

Bunun farklı sebepleri olabileceği söyleniyor ancak bir numaralı etken AstraZeneca aşılarının askıya alınması. O sürece kadar aslında ivmelenmeye başlayan Fransa, Mart ayının ilk 15 gününde 2.9 milyon doz aşı yapmayı başarmıştı.

Fransa'da aşı programı yavaş da olsa devam ederken vatandaşlar normalleşme ve sosyalleşme için parklara, rekreasyon alanlarına akın ediyor. (Fotoğraflar: Reuters)

Fransızlar aşıya karşı daha şüpheci...

Peki Fransa'ya özgü bir yavaşlık söz konusu mu? Evet. Bunu yavaşlık olarak tanımlamak ne kadar doğru olacak bilinmez ama sayının görece düşük kalmasının sebeplerinden biri “şüphe.” Euronews'ün imza attığı ankete göre Fransa; Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık'a nazaran aşıya daha çok şüpheli yaklaşıyor.

Aşı olmak istemeyenlerin oranı yüzde 42 olarak tespit edildi, tereddüttekilerin oranı ise yüzde 21 olarak dikkat çekiyor. Ülkenin sağlık otoriteleri bu durumun yanı sıra bürokrasi ve planlamadaki yavaşlıklar nedeniyle aşılamanın geç başladığını, bu sebeple görüntünün “yavaş” olarak nitelendirildiğini ifade ediyor.

Aynı zamanda dağıtım ve teslimatta da sorun yaşandığını ve yavaşlığın yüzde 80 oranda bundan kaynaklandığı da belirtiliyor. Euronews'e konuşan Public Health Expertise'ın CEO'su olan epidemiyolojist Martin Blachier son olarak ordunun, başarılı ülkelerde hükümete aşılama programlarında yardımcı olduğunun da altını çizdi.

4 milyon 298 bin 395 vakanın görüldüğü Fransa'da 92 bin 621 kişi yaşamını yitirdi. Fransa'da 31 Aralık'tan bu yana aktif vaka sayısı ve toplam ölüm sayısı grafiklerinde gözle görülür bir artış görülüyor. 👆

PCR tespit edemiyor...

Üçüncü dalgayı sert geçiren Fransa'da yeni tip bir varyant tespit edildi. Fransız Bölgesel Sağlık Müdürlüğü Bretagne bölgesinde 8 kişide çıkan Sars-Cov-2 mutasyonunun PCR testlerinde tespit edilemediğini açıkladı. Burundan yapılan klasik PCR testleriyle tespit edilemeyen yeni varyant ile detaylı bilgilerin paylaşılması bekleniyor.

Ülkedeki sıkıntıların bir de psikolojik boyutu var. Kısıtlamalar nedeniyle sosyal hayattan uzak kalan ülkede, İspanya sınırında yaşayan insanlar Schengen'in nimetlerinden faydalanıyor. Kısıtlamaların daha gevşek olduğu İspanya'ya geçen Fransızlar, burada vakit geçiriyorlar.

Bilbao, San Sebastian ve Barcelona tercih edilen lokasyonlar ancak Paris'ten Madrid'e seyahat edenler bile var. “PCR ile tespit edilemeyen varyant” haberleri üzerine bu tarz seyahatlerin çok riskli olabileceğinin de altı çiziliyor.

İspanya, normalleşmeye doğru adımlar atıyor. Ülke bu yıl en önemli gelir kaynaklarından biri olan turizmin canlanmasını umuyor... Orta Avrupa'dan turistler fotoğrafta yer alan Madrid'i veya diğer popüler İspanyol şehirlerini ziyaret etmeye başladı bile. (Fotoğraf: Reuters)

İSPANYA: NORMALLEŞME İLE ÜÇÜNCÜ DALGA ARASINDA

Üçüncü dalgayı Ocak-Şubat 2021 arasında yaşayan İspanya vakalarda ve yeni ölüm sayılarında düşüş trendini bulmayı başardı. İspanyollar bir haftadır Orta Avrupa'ya nazaran rahat bir dönem geçiriyor. AB bölgesinden turistlerin ziyaret etmeye başladığı ülke, aşı sertifikası talebini en yüksek sesle dile getiren ülkeler arasında yer alıyor. Geçen sene turizm gelirleri adeta sıfırlanırken duran sektörün canlanması ülke için çok kritik. Ancak dolaşım demek risk demek ve ülkede yetkililer bunun da farkında...

Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında hem 100 bin kişiye oranla  hem de toplam doz sayısında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer almakta. (Grafik: Our World In Data)

ALMANYA: AŞI SORULARI...

Son bir haftada günlük ortalama 13 bin 54 yeni vaka açıklayan Almanya'da bir numaralı gündem maddesi aşılar. Sağlık Bakanı Jens Spahn, “Önümüzde çok zorlu haftalar var” dedi ve ekledi: “Gerçek bir durum değerlendirmesi yaptığımızda, Avrupa'da henüz üçüncü dalgayı tek başına aşılama ile durdurmaya yetecek kadar aşı bulunmuyor.”

Almanya'da haftalık yeni vaka sayıları Ocak ve Şubat 2021 boyunca hızla düşmüş; Şubat ayı sonunda ve Mart başında tekrar yükselmeye başlamıştı. Bu artışın Covid-19'un mutasyona uğramış ve hızla yayılan türlerinden kaynaklandığı ifade ediliyor. Öte yandan AstraZeneca aşısının askıya alınması da aşılamanın beklenen hızda yapılmasına engel oluyor. Tedarik sorunlarının da altı çizilirken aşı ihracatı kısıtlamasıyla sorunun çözülmesi bekleniyor.

Angela Merkel, Almanya'nın eyalet liderleriyle gerçekleştirdiği ve 11 saat süren toplantının ardından basına açıklama yaptı ve sıkı tedbirlere devam kararı aldıklarını açıkladı. (Fotoğraf: Reuters)

Bu hamlenin dünyanın genelinde endişe verici bir aşı bulma sorununa dönüşmesinden endişe ediliyor. Son olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel, eyalet başbakanlarıyla yaptığı ve 11 saat süren toplantının ardından, mevcut tedbirlerin 18 Nisan’a kadar uzatılması kararının alındığını belirtti.

Son 7 günde 100 bin kişide yeni vaka sayısının 100’ü aştığı bölgelerde ise özel araçlarda sürücüyle aynı haneden olmayan diğer yolculara tıbbi maske takma zorunluluğu getirilmesi, maske ve mesafe kurallarına riayet edilmesinin zor olduğu yerlerde hızlı testlerin yapılması, sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulanması gibi ek önlemler alınabileceği aktarıldı.

'Peşimizi bırakmıyor...'

Almanya Başbakanı Angela Merkel, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında alınan tedbirleri savunarak, “Henüz virüsü yenemedik, peşimizi bırakmıyor" dedi. Merkel, genel bir ihracat yasağı getirilmesine karşı olduğunu belirterek, aşı üretiminde çeşitli uluslararası bağımlılıkların bulunduğunu, bu konuda tedarik zincirlerine bakılması gerektiğini ifade etti.

Merkel, "AstraZeneca’ya mesajımız budur; diğer ülkelere teslimat yapmaya başlamadan önce Avrupa ile sözleşmenizi yerine getirin" dedi ve "Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’i destekliyorum. AstraZeneca ile bir sorunumuz var" ifadelerini kullandı. Sorunun gelecekte nasıl şekilleneceği merak konusu.

İTALYA: YİNE Mİ KARANLIK GÜNLER?

Son bir haftada günlük ortalama 20 bin 709 yeni vakanın açıklandığı Fransa ve 21 bin 703 yeni vakanın açıklandığı Polonya'nın önünde bir ülke var. Günlük ortalama 21 bin 891 vaka ile İtalya. Aynı zamanda günlük ortalama 399.6 yeni ölüm yaşanan ülke, pandeminin başındaki karanlık günlere yeniden dönmek istemiyor.

İtalya Başbakanı Mario Draghi, 13 Mart'ta “Ne yazık ki yeni bir dalga ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullanmış ve üçüncü kez ülkenin karantinaya gireceğini duyurmuştu.

Harita: The New York Times

Ülkenin büyük bölümünde okullar, üniversiteler, kafe ve restoranlar yeniden kapanırken, kafe ve restoranlar sadece paket servis verecek. Zaruri olmayan ürünlerin satışı durdurulacak, Paskalya öncesindeki hafta sonunda ise ülke genelinde en yüksek seviye olan "kırmızı" alarm seviyesine geçilecek. Önlemler nedeniyle vatandaşlar sadece zaruri durumlarda evden dışarı çıkabilecek, ziyaretler günde iki kişi ile sınırlandırılacak.

ÇEKYA: 2020 YAZININ ARDINDAN...

Nüfusu 100 bin kişiye oranlandığında son bir haftada en çok vakanın görüldüğü ülkeler 115 ile Estonia ve 97 ile San Marino. Estonya'nın nüfusu 1.327 milyon, San Marino'nun ise 33 bin 982. Listede 100 binde 95 ile tüm dünyada üçüncü sırasında yer alan Çekya'nın ise 10.7 milyon nüfusu bulunuyor.

Çekya, nüfusu 30 milyondan az olan ülkeler arasında toplamda 1 milyon 467 bin 333 vakayla zirvede yer alıyor. Aynı istatistikte toplam ölüm sayısında da Çekya'yı geçen yok. 1 Eylül 2020'de 4 bin 422 olan aktif sayısı o günden beri inanılmaz bir şekilde arttı. 👇 Şu an aktif vaka sayısı 177 bin 619. Yine 1 Eylül'de 427 olan toplam ölüm sayısı ise 21 Mart itibarıyla 24 bin 721 olarak kayıtlarda yer almakta.

Mart ayının başında Çekya, endişe verici boyutlara ulaşan yeni vaka sayıları ve hastanelerin üzerinde oluşan ağır yük üzerine Almanya, İsviçre ve Polonya'dan yardım talep etti.

Çekya Sağlık Bakanı Jan Blatny, “Hiç olmak istemediğimiz bir noktadayız” derken “Bazı bölgelerde hastaneler kapasitelerini doldurdu. Artık mevcut hastalarına yeterli bakımı sağlayamayacak ya da dışarıdan yardım almadıkça yeni hasta kabul edemeyecek durumdalar” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Özel Haber

Sıradaki Haber Yükleniyor