Sahada rakip, okulda kardeşler

Gündem haberleri Yaşam Haberleri Veliefendi Hipodromu Kültür Sanat haberleri İstanbul ÖZEL HABERLER Zeytinburnu Türkiye bakırköy Evcil hayvanlar Bold Pilot Eğitim Milli eğitim bakanlığı
Sahada rakip, okulda kardeşler

Yaşları 13-17 arasında değişen aprantiler, geleceğin şampiyonu olmak için disiplinli bir eğitimden geçiyor. En büyük hayalleri ise 150 yarış kazanıp jokey olmak. Türkiye'nin dört bir yanından gelen apranti kursiyerler, sahada rakip olsalar da yatılı olarak kaldıkları okulda kardeşler...

Türk atçılığının kalbi İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda atmaya devam ediyor. Bir asırlık at yarışları tarihinde aralarında Ekrem Kurt, Mümin Çılgın, Süleyman Akdı, Halis Karataş, Can Kılıç gibi onlarca şampiyon jokey, bindikleri safkanlarla birinciliklere uzanırken, yeni şampiyonluk adayları da Veliefendi'de yetişmeye devam ediyor. Öyle ki, henüz çocuk yaşta kapısından girdikleri hipodromda gece, gündüz demeden ter akıtan geleceğin şampiyonları zorlu eğitimlerden geçiyor. Bir günlerine tanık olduğumuz aprantiler için gün, sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Yataklarını topladıktan sonra , atların beslenme-bakımını yapan jokey yamakları, sonrasında kahvaltılarını yapıyor ve İngilizce derslerine başlıyor. 

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 1
Apranti okulunda kalkış saati 05.30. Geleceğin şampiyonları gün batımına kadar hiç durmadan çalışıyorlar.  

ATLARIN BAKIMINDAN SORUMLULAR

Aprantiler, sosyal yaşama adaptasyon için davranış bilimleri, biniş stilleri ve kondisyonlarının geliştirilmesi için mekanik atlarla çalışma, beden eğitimi gibi pek çok eğitim alıyorlar.  Sonra en büyük dostları atların yanlarına gidiyorlar. Veliefendi'de bir atın bakımı bir öğrenciye ait. Emektar yarış atlarını önce temizliyor, sonra da eyerliyor aprantiler... Nallarındaki taştan kuyruklarındaki toza kadar yatların her ayrıntısıyla ilgilenen kursiyerler, hazır olduklarında safkanlara binip, öğretmenleri gözetiminde sahada çalışma yapıyorlar.

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 2
İkinci ders ise simülatör atlarla çalışma.

EFSANELERİN ALBÜMÜ

Jokey adayları, biniş eğitiminden sonra, atlarının yem, ot ve suyunu veriyor ve bakımını yapıyorlar. Bu şekilde atlarla sıcak bir diyalog kuruyorlar. Öğle yemeği ile gün devam ediyor ve dersler yeniden başlıyor. Okulda sosyalleşme alanları da mevcut. Kimisi masa tenisi oynarken kimisi spor salonunda esneme hareketleri yapıyor, kimi de at yarışlarını televizyondan izliyor. Koridorlarında adım attığınız bu okulun her köşesinde ünlü jokeylerin fotoğrafları mevcut. Kimler yok ki, Kadir Altınöz, Ahmet Atçı, merhum Ekrem Kurt, Akın Özdeniz, Tınay Adışen...

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 3
Ömer Faruk Özen ise okul 3 yıla çıkartıldığında, koşuya katılan ilk öğrenci, hayali ise uluslararası bir jokey olabilmek. Özen, “Ailem en büyük destekçim, kendimden emin adımlarla ilerliyorum” ifadelerini kullanıyor.

TÜM MASRAFLAR TJK'DAN

1985 yılında hizmete açılan  Veliefendi Hipodromu Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nin Müdürü Zeynep Haldan Postalcı, okul hakkında bilgiler verirken, öğrencilerin sağlık, yeme, içme, konaklama, cep harçlıkları, eğitim gibi masraflarının Türkiye Jokey Kulübü tarafından karşılandığını söylüyor.

3. sınıf kursiyerler, binicilik öğretmenlerinin gözetimi ve kontrolünde koşulara iştirak ettiriliyor. Böylelikle deneyim kazanmaları, başarı grafiklerinin artması ve sektöre daha donanımlı aprantiler kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca, 3.sınıf aprantiler, atlarının sabah idmanını ücretsiz olarak yaparken, staj görüyorlar. 

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 4
Postalcı, okulun eğitim süresinin 2 yıldan 3 yıla çıkarıldığı bilgisini veriyor.

KIZ ÖĞRENCİ DE VAR

Halihazırda okulun mevcut kursiyer sayısı ise 44 olduğunu öğreniyoruz. Birinci sınıfta Elif isimli bir de kız apranti kursiyer öğrenim görüyor. Postalcı, yeni dönemde kursiyerlerin belirlenmesi için, At Yarışları Yönetmeliği'nde belirtilen kursa başvuru şartlarını taşıyan adayların müracaatlarının kabul edildiğini belirtiyor. Ağustos ayında, fiziksel yetenek, yazılı ve sözlü sınavdan oluşan Kursiyer Seçme Sınavlarının yapıldığını aktaran Postalcı, sınavlarda başarılı olan adayların kursa kayıt hakkı kazandığını ve Eylül ayında eğitime başlandığını dile getiriyor. Aprantiler lise eğitimlerine ise açıktan devam ediyor.

DİSİPLİN ÖNEMLİ

Postalcı, öğrencilerin sosyalleşmeleri için çeşitli etkinlikler düzenlendiğini, tarihi yerlere geziler yapıldığını, tiyatro, müzikal ve sinemaya gittiklerini anlatıyor. “Bu çocukları aileleri bizlere emanet etti, onlara ihtimamla bakıyoruz” diyen Postalcı, başarılı olmak için disiplinin de önemine dikkat çekiyor. Başarılı öğrenciler arasında eğitim için yurt dışına gönderilenler de var.

BESLENMELERİ KONTROL ALTINDA

Uzman Diyetisyen Perihan Kılıç ise her çocuğun beslenme programının özel olduğunu söylüyor. Yaş, kilo, yarışlara göre programlar değişiyor. 1 ve 2. sınıfların 2 haftada bir ölçümleri yapılıyor, 3. sınıfların ise koşulara katıldıkları için her hafta ölçümleri alınıyor. Kılıç, koşu öncesi, sırası ve sonrasında beslenmelerinin sıkı bir şekilde takip edildiği bilgisini de paylaşıyor.

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 5
Çalışmalarda en önemli kural ise disiplin.

ÖZGÜVENLERİ ARTIYOR

Okulun Müdür Yardımcısı ve Klinik Uzman Psikolog Bercis Merdanoğlu, öğrencilerin yaşıtlarına göre bedensel performanslarının oldukça yüksek olduğunu ve bu okulda bulunan her öğrenciye mezun olduklarında gerekli olan tüm jokey hayat alışkanlıklarını kazandırdıklarını anlatıyor.

Merdanoğlu, “Öğrencilerin boylarının 1.65’i geçmemesi, kilolarının da 45’i geçmemesi gerekiyor. Okul hayatlarında sınıf arkadaşlarına göre fiziksel özellikleri bir dezavantajken burada bu kriterler avantaja dönüşüyor. Herkesin eşit boy ve kilolarda olması okula olan aidiyetlerinin artmasını sağlıyor. Öğrencilerimizin ortalama 400, 500 kilogram ağırlığındaki ata hakim olmaları, erken yaşta para kazanmaları, dünyanın her yerinde yarış binebilmeleri, yaşıtlarına göre daha özgüvenli bireyler olmalarını sağlıyor” ifadelerini kullanıyor.

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 6
Nuri Şölen ve Cicibey, iki emektar yıllar sonra karşılaştı. 2003 yılında İzmir Şirinyer Hipodromu'nda koşuya katılan Şölen, Amcabey isimli atı ile Cicibey'i geçmeyi başarmış.

3 çocuk annesi Yan Yürüyücü Damla Atasoy, dünyada atçılık sektöründe çok sayıda kadın jokey ve seyis olduğunu Türkiye'de de sayının artmasından umutlu olduğunu söylüyor. 

Sahada rakip, okulda kardeşler - Resim : 7
Atasoy, amatör binici koşularına da katılıyor.

SABAHIN İLK IŞIKLARINDA...

Baş Binicilik Öğretmeni Ömer Ay ise “3. sınıf öğrencilerimiz, haftanın 6 günü sabah 05.00'da kalkıp, 05.30'da at sahibi ve antrenörlerin atlarını çalıştırıyorlar. 09.30'da çalışma bitiyor kahvaltı ediyorlar. 12.00'a kadar dinleniyorlar sonrasında ise mekanik atlarla çalışıyorlar. 14'00'dan sonra yarış analizi, binicilik değerlendirmesi yapıyoruz” diyor.

sibel.gulersoyler@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel