Özgür Özel: Artık bu süreç bütün aciliyetiyle, adayıyla erken seçimi kaçınılmaz kılıyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Beşiktaş'taki Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde düzenlenen grup toplantısında konuştu. Özel, "Artık bu süreç bütün aciliyetiyle, adayıyla, niyetiyle, kararlılığıyla, sokaklardaki milyonlarıyla bir erken seçimi ve bundan sonra bu ülkedeki değişimin yapılmasını kaçınılmaz kılıyor" dedi.
CHP'nin TBMM Grup Toplantısı, İstanbul Beşiktaş'taki Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde düzenlendi. Toplantıda konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Kent Uzlaşısı' soruşturması hakkında, "Batıdaki Kürtlerin yönetimde temsil edilebilmeleri için belediye meclis üyeliklerine yazılmaları terörse ben terörist olayım kardeşim, demokrasi bunun adı demokrasi. Bu konuda Ekrem İmamoğlu'na, belediye başkanlarımıza sorulacak tek soru yoktur" dedi.
Özel, 'yolsuzluk' soruşturması hakkında ise MASAK raporuna ilişkin, "Bütün kış MASAK raporu var diye dinlediniz. MASAK raporu ne zaman talep edilmiş, 3 Mart'ta. Görevlendirme 10 Mart'ta yapılmış. Rapor 17 Mart'ta gelmiş. Yani iki gün önce, çarşamba sabahı yaptı ya, pazartesi gününden geliyor MASAK raporu. Operasyondan iki gün önce geliyor. MASAK raporunda başkanın imzası yok, başkan yardımcıları yok, diğer bir yetkili yok, bir uzman yazmıştın yok, 4 tane uzman yardımcısı var. Az ödediği para kendi hesabından yollanan kapora, ana para ise kredi. Kaporayı ana para saymışlar, soruşturma sırasında bunu geçelim diyorlar. İşte size MASAK raporu" diye konuştu.
Özel, Saraçhane'de bazı kişilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın annesine yönelik hakaretlerine tepki göstererek, "Tayyip Erdoğan'ın ölmüş annesine edilen küfrü kendi anneme edilmiş sayarım. Bizim işimiz hakaretle, küfürle değildir. Bütün gençleri provokasyonlara karşı uyarıyorum" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamaları:
"Bugün öyle tarihi bir sürecin içindeyiz ki, bugünün doğrusu hep biz Ankara'da konuştuk, onlar geldiler, Ankara'dan konuştuk, şimdi bugün biz tam kadro İstanbul'dayız, biraz Ankara dinlesin bakalım. Meydanlarda toplanıyoruz ama miting yapmıyoruz, bir darbeye karşı direniyoruz ve direnme hakkımızı kullanıyoruz.
"ARKALARINDA DEVLETİN TAMAMI DA YOK"
Türkiye'nin geleceğine ihanet içinde olan bir avuç insan var karşımızda. Çünkü arkalarında halk yok, millet yok, kalabalıklar yok. Arkalarında devletin tamamı da yok. Devlet dediğiniz onu yönetmek için milletten yetki isteyen, milletin yetkisiyle başa gelen bir avuç muhteristen ibaret değildir. Bu devletin 100 yıllık hatta çok daha gerilere dayanan, içinde vicdan olan, akıl olan kodları vardır. Devleti de karşısına almış, milleti kaybetmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Sakın ha devlet aklı şunu diyor, bunu diyor. Devletin aklı milletin menfaati neredeyse oradadır. Milletin menfaati darbenin karşısındadır. Bu darbeye 19 Mart'ta kalkıştılar.
"KÖTÜLÜKLERİN BÜTÜN TUŞLARINA BASTILAR"
Bir organize kötülükle karşı karşıya olduğumuzu biliyorduk. Diploma iptalini İstanbul Üniversitesi'nin İşletme Fakültesi'nden bekliyorlar, bir yanda da şunu söylüyorlar, salıdan bilmeliyiz kaç kişi evet diyor. 4 kişi lazım onlara, 2.5 cevabını almışlar. 3. kişi emin değil. Bunu duyunca öyle bir işe kalkıştılar ki. Bir gün önce Üniversite Yönetim Kurulu'nu toplayıp oradan diplomayı iptal ettiler. Ellerinde ne varsa, ne kötülük planladılarsa, kötülüklerin bütün tuşlarına basarak, terör soruşturması, yolsuzluk soruşturması açtılar. Ben o gün uyandığımda ilk işim İstanbul'a ulaşmak, bu darbenin hedeflediği mekanı savunmaya geçmek oldu. Çünkü her darbenin bir simge mekanı vardır. Darbeler iktidara karşı yapılır, iktidar nerede temsil ediliyorsa orası ele geçirilmeye çalışılır.
2019'da bu kenti, Saraçhane'yi Ekrem İmamoğlu'na emanet ettiler. Önce bir şaşkınlık sonra hemen fark çok az, 13 bin oyla bunu onlara mı vereceğiz, hatta Süleyman Soylu, Büyükçekmece'de oylar ortada, bırakın orayı bana dedi. 19 gün milletvekilleri ve bu görevi geçmiş dönemde yapan arkadaşlarımız sandık nöbeti tuttular, çuvallar üzerinde uyudular. O sayımda İstanbul'un iradesini çaldırmadılar. Ardından mazbatayı aldık, Saraçhane'ye gidip devraldık. O andan beri de ne yaptılarsa o seçimi hazmedemeyip seçimi iptal ettiler. Fark 806 bin oldu. 5 yıl çalıştırmamak için her yolu denediler. Yurt dışından bulduğumuz parayı imzalamadılar, projelerimizi onaylamadılar. Son seçimlerde onu yenecek rakip bulmakta zorlandılar, kendilerini ortaya attılar. Cumhurbaşkanı, bakanlar, devletin bütün gücüyle yüklendikleri seçimde Ekrem Başkan'ın bileğini bükemediler.
"SEÇİLEMEDİKLERİ BELEDİYEYE KAYYUMLA ÇÖKMEYE YELTENDİLER"
Ekrem Başkan'ı FETÖ'cülerin Atatürkçü subayları tıkmak için yaptıkları Silivri Cezaevi'nde gördüm. Ekrem Başkan'ın o meşhur sarılması var ya, o en sevdiğine sarılması, öyle sarılıyor hepinize. Hepimiz biliyoruz ki, 300'ün üzerinde müfettişin konuşlandığı, yıllarca didik didik yaptığı ve bir kusur bulamadığı ama bizim müfettişlerimizin çuval çuval yolsuzluklarını da üstünü örttüğü o İBB'ye şimdi birkaç gizli tanık bulup, yalancı şahitliklerle Ekrem Başkan'ın yaptıklarını karalamaya, seçilemedikleri belediyeye kayyum atayarak çökmeye yeltendiler. Bütün darbeler seçilmişe karşı seçilmemişi getirmek için yapılır. 19 Mart darbe girişimi de büyükşehir belediye başkanını yenememiş bir kayyumu getirmek içindi. Darbeyi püskürttükleri için yürekten teşekkür ediyoruz.
TERÖR SUÇLAMASI
Bir diğer meselemiz terör suçlaması. Diyorlar ki, CHP ve DEM Parti Kent Uzlaşısı yaptı. Kent Uzlaşısı bizim değil, DEM Parti'nin bir tanımlamasıdır. Reddettiğim için değil, doğrusunu herkes bilsin diye söylüyorum. Biz ittifak için bütün partilere gittik. Milletimizle sandıkta ittifak yapacağız dedik. DEM Parti de kendi adaylarını belirlerken, seçimlerimizi kazanacağımız yerlerde aday çıkaracağız, kazanamayacağımızı düşündüğümüz yerde kente karşı suç işlemeyecek, insanca hizmet verecek adayları destekleriz. Buna uygun görmediklerimizi desteklemeyiz dediler. CHP'nin bazı adaylarının olduğu yerde aday göstermediler, bazı yerlerde ise kendi deyimleri ile kaybettirmeye çalıştılar. Biz sandıkta ittifak için listelere konmak üzere genel merkez düzeyinde AK Parti, MHP, İYİ Parti ve DEM Parti'de geçmişte siyaset yapmış, oy getirebilecek, bugün onlarla bağları kalmamış isimler listelerimize dahil edilebilir. Buna itiraz etmeyin, bu isimler üzerinden CHP merkezi bir anlayışla Türkiye'de 47 yıl sonra birinci parti olmayı, çok sayıda belediye kazanmayı amaçlamaktadır. Bu konuda Ekrem İmamoğlu'na, belediye başkanlarımıza sorulacak tek soru yoktur.
"BU TERÖRSE BEN TERÖRİST OLAYIM KARDEŞİM"
Batıdaki Kürtlerin yönetimde temsil edilebilmeleri için belediye meclis üyeliklerine yazılmaları terörse ben terörist olayım kardeşim, demokrasi bunun adı demokrasi. Demokrasi bu. Ey bugüne kadar ama muhafazakar olduğun için ama biz sana sesimizi duyuramadık diyeyim, Kürt olup da bu AK Parti'ye oy veren o temiz yürekli ağabeyim ablam benim. Bak bunların işi sadece senin oyunla. Kürtlüğüne bile saygısı yok. Oyu bana verirsen seçmen, ona verirsen teröristsin diyor. Görün bunları, gömün bunları.
"MASAK RAPORLARI OPERASYONDAN İKİ GÜN ÖNCE GELMİŞ"
Bazı şeyleri tane tane anlatmak lazım. Bütün yandaş kanallar, tek elden verilen bilgilendirmeyle sürekli şunu yapıyorlar. Bir yalanı sürekli söyleyip darbeyi vatandaşın zihninde meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Buradan tepkileri konuşacağız ama herkes şunu bilsin, darbeye direnen ne bu kanallara ne internet sitelerine ne Twitter'da yazan çizene dokunmaya kalkmayın, alnınızı karışlayacağız sizin, alnınızı. Darbe girişimin meşrulaştırmaya çalışan darbe bildirisine inanılmasın. İmamoğlu milyonluk villada değil, İBB'nin tapulu malı olan, belediyenin başkanlık konutunu kullanılıyor. Ne bir kanıt ne bir delil ne bir somut iddia var. Gizli tanıkların isimleri var. Meşe'nin dediğine göre, Çınar'ın dediğine göre... Somut bir şey var mı? "Ben öyle olduğunu duymuştum, böyle yapıldığını tahmin ediyorum..." Ekrem Başkan'ı bunlarla tutukladılar. Onun için söylüyorum, sakin sakin anlatalım da vatandaş bunları duysun diye. Bütün kış MASAK raporu var diye dinlediniz. MASAK raporu ne zaman talep edilmiş, 3 Mart'ta. Görevlendirme 10 Mart'ta yapılmış. Rapor 17 Mart'ta gelmiş. Yani iki gün önce, çarşamba sabahı yaptı ya, pazartesi gününden geliyor MASAK raporu. Operasyondan iki gün önce geliyor. MASAK raporunda başkanın imzası yok, başkan yardımcıları yok, diğer bir yetkili yok, bir uzman yazmıştın yok, 4 tane uzman yardımcısı var. Az ödediği para kendi hesabından yollanan kapora, ana para ise kredi. Kaporayı ana para saymışlar, soruşturma sırasında bunu geçelim diyorlar. İşte size MASAK raporu.
Kemerleri sıktırmışlardı ya, rezervler biriksin diye Mehmet Şimşek yurt dışında gezip Türkiye'ye yabancı para davet ediyordu, Türkiye'de de insanlar 22 bin lira asgari ücrete, 14 bin lira emekli maaşına geçiniyorlardı. Biriktirdikleri toplam rezervin yüzde 60'ını, Ekrem Başkan'ı gözaltına koydular, 26 milyar doları 3 günde yaktılar.
48 yıl sonra birinci parti oluşumuz ve iktidara yürüyüşümüzü engellemek için bu saldırıları yaptılar. Biz de ön seçim programımızı yaptık. Saatleri 4 gün öncesine kurmuşlar. Tam 23 Mart saatine denk getirip adayımızı alıp bunun diploması yok, zaten aday olamaz, 5 dava orada, şimdi de gözaltında, televizyonu açacağız, İmamoğlu mahkeme önünde ön seçim mi olur kardeşim, başka aday mı yok? Bugün de tutukladılar. Neyse... Böyle bir hesap var. Böyle bir hesabın sorucu bu takvim. Biz hızlanıyoruz onlar hızlanıyor. Millet artık Ekrem İmamoğlu'nu CHP'nin aday adayı değil, milletimize emanet bir cumhurbaşkanı adayı dedi. Akşam Saraçhane'ye çağırdık 155 bin kişi geldi, 2. gün 200 bin kişi geldi, 3. gün 550 bin kişi. Türkiye'ye bir sandık bize emanet dayanışma sandığı size emanet demiştik. Adayı millete emanet ettiğimizi millete haberdar edin dedik. Arkamda bildiğiniz CHP'liler yok. CHP'lilerin koluna girdiği, teşvik ettiği 15.5 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var. Geldiler, seçtiler ve tarihe geçtiler.
"ARTIK BU SÜREÇ ERKEN SEÇİMİ KAÇINILMAZ KILIYOR"
Siyaset öyle tasarlamakla, planlamakla, tuzak kurmakla, kumpas kurmakla, çalışan belediye arabasının belediyesine çomak sokmakla, yürüyen merdivene taş sokmakla, Ekrem Başkanıma kötülük yapmakla değil, yürekle yapılır. Bu adamda bükemeyeceğin bir bilek var. Onun bileğini bükmek için önce bizim bileğimizi bükeceksin. Yok öyle yağma. Artık bu süreç bütün aciliyetiyle, adayıyla, niyetiyle, kararlılığıyla, sokaklardaki milyonlarıyla bir erken seçimi ve bundan sonra bu ülkedeki değişimin yapılmasını kaçınılmaz kılıyor. Bunun için serbest, sakin, doğru dürüst davranmayacaklar.
Devam ettirdiğimiz Saraçhane toplantılarını, büyük buluşmaları lekelemeye çalışıyorlar. Polisle gençleri karşı karşıya göstermeye çalışıyorlar. Dağılsın diye gençler 80 milletvekili seferberken polise verilen emirlerle, kanunsuz emirlerle meydan provoke edilmeye çalışılıyor. Buna karşı günlerdir tedbir alıyoruz.
Tayyip Erdoğan'ın ölmüş annesine edilen küfrü kendi anneme edilmiş sayarım. Bizim işimiz hakaretle, küfürle değildir. Bütün gençleri provokasyonlara karşı uyarıyorum.
"SARAÇHANE BÜYÜK BİR HAZIRLIĞA SAHNE OLACAK"
Bu akşam Ekrem Başkanımız bütün İstanbulluları hep birlikte bir kez daha Saraçhane'ye davet ediyor. 7. günde dünya tarihine aynı meydanda, aynı saatte ara vermeksizin 7 gün üst üste aynı direnişi göstermek için davet ediyor. Gençlerimizi, polislerimizi herkesi Ekrem Başkanımızın iftar sofrasına davet ediyoruz. Saraçhane'de iftarımızı yapacağız, bundan sonra Saraçhane Ramazan boyunca farklı etkinliklerin, bayram dünya tarihinin gördüğü en büyük kucaklaşmalardan birinin yapılacağı bir büyük hazırlığa sahne olacak."