En yukarıdan talimat geldi! Çin 'sert' imajını düzeltebilecek mi?

Can Mumay
Can Mumay

dış politikasında önemli bir değişikliğe gitme kararı aldı. Özellikle salgın döneminde 'sert' bir diplomasi izleyen ve bazen ülkelerin hastalık ile mücadelesini tiye alan Çin Halk Cumhuriyeti, dış politikada 'güven veren, sevgi dolu ve saygılı' bir imaj çizmek istiyor. Peki bu nasıl olacak?

07.06.2021 10:40 | Son Güncelleme : 07.06.2021 13:22

Son yıllarda sert bir diplomatik dil kullandığı eleştirileri yöneltilen Çin, bu tutumundan vazgeçmek üzere. Devlet Başkanı Xi Jinping dış politika için siyasetçileri ve kamu görevlilerini ‘güven veren, sevgi dolu ve saygılı’ bir imaj çizmeleri konusunda uyardı. 

Geçen hafta pazartesi günü Komünist Parti liderlerine seslenen Jinping ülkenin daha çok arkadaşı olması gerektiği vurgusunu yaptı. Pekin ülkesinin imajının daha ılımlı olmasını istiyor. 

Çin Devlet Başkanı’nın bu hamlesini ABD’de yaşanan gelişmelerden bağımsız okumak olmaz. Trump’ın dış politikadaki tüm ezberlerini bozan Biden yönetimi Çin ile de ilişkileri yeniden rayına oturtma peşinde. 

Son hamle ile birlikte Jinping’in uzun yıllardır benimsenen sessiz ve derinden ama sert bir dış politika tutumunu rafa kaldıracağı belirtiliyor. 

Çin’in dünya genelindeki sert diplomatik tavırlarını çok yakın gelecekte Türkiye de görmüştü. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Uygur Türkleri açıklamaları üzerine Çin’in Ankara Büyükelçiliği bir tweet mesajı yayımlamıştı. 

Muhalefet liderlerine bu tonda yabancı bir ülkenin cevap vermesi alışılmadık bir durum olarak yorumlanmıştı. 

Açıklamanın ardından Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Liu Şaobin, Büyükelçiliğin Twitter hesabından yapılan paylaşımların yarattığı rahatsızlık nedeniyle Dışişleri Bakanlığı'na çağırılmıştı.

AKŞENER: MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Akşener ise bir hafta sonra düzenlenen grup toplantısında “Bu mücadeleden asla vazgeçmeyiz. Ve o pis elinizi, Uygur'un sinesinden çekene kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bunu böyle bilesiniz” açıklamasında bulunmuştu.

Çin son yıllarda yabancı ülkelere karşı politikasında sert ticari tedbirler, turizm sınırlamaları ve diplomatik protestolar gerçekleştiriyor. Uzmanlar Çin’in bu taktiğine ‘Savaşçı kurt’ ismini veriyorlar. 

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 2012 yılından beri iktidarda. Fotoğraf: Reuters

'KORKULAN, FAYDALANILMAK İSTENEN BİR AKTÖR'

Haberglobal.com.tr'ye konuşan Pekin'de yaşayan Türk gazeteci Emre Demir, Çin ve Batı ilişkilerinin her zaman inişli çıkışlı olduğunu söylüyor. Demir, “1990’lar ve 2000’lerde yeniden dünyayla entegrasyon sağlanırken ve ekonomik büyüme gerçekleşirken, Çin bir yandan korkulan, bir yandan ekonomik büyümesinden faydalanılmak istenen bir aktöre dönüşür” diyor.

Renmin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler direktörü ve eski Çin Halk Cumhuriyeti Diplomatı Wang Yiwei Çin’in batılı ülkelere karşı sert görüntü vermek istediğini ama bu imajının içeride de dışarıda da kendisine yardımcı olmadığını söyledi. 

Wang Yiwei’e göre Çin’in sosyalizmin üstünlüğünü sıklıkla vurgulaması ve diğer ülkeleri pandemiyi kontrol edemedikleri için tiye alması ‘biraz aşırı’ oldu. 

Geçen haftalarda Türkiye'ye gelen Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişti. Fotoğraf: Çin Dışişleri Bakanlığı

'SİSTEM AVANTAJI OLARAK GÖSTERMEK İSTEDİ'

Gazeteci Demir, Çin yönetiminin salgındaki başarısını anlatırken ABD veya Hindistan’daki durum ile ülkesini kamuoyuna açık bir şekilde kıyaslamaması gerektiğini söylüyor.

Emre Demir Çin’in tavrını tersine çevirmek için elindeki bütün imkanları kullanacağını ifade ederken, “Çin bunu gidermek için önce başarılı bir salgını kontrol altına alma modeli ortaya koymaya çalıştı; bunu aynı zamanda Çin’in sistem avantajı olarak da göstermek istedi. Ardından aşı tedarikiyle ‘şifa dağıtan’ sorumlu ülke rolü vurgulandı” diyor.

'WUHAN'DA BAŞLAMADI' TEZİ

2012 yılında şimdiki devlet başkanı Xi Jinping göreve geldiğinde başkanın ‘reformcu bir Gorbaçov’a benzetildiğini hatırlatan Demir, ancak zamanla bunun yerini Putin benzetmelerinin aldığını ve daha pandemi öncesinde ABD ile olan ilişkilerin de bozulmasıyla Çin’e karşı Batı’da bir direnç oluştuğunu söylüyor.

Trump yönetiminin Çin’e karşı sözlerinin ülke içinde ‘safları sıklaştırma’ duygusu yarattığını aktaran Demir, Çin’in salgının ‘Wuhan’dan başlamadığı tezi hakkında da yoğun çaba içinde olduğunu vurguluyor.

Renmin Üniversitesi Chongyang Enstitüsü Finansal Çalışmalar bölümünden Wang Wen ise, “Hükümetin her katmanının liderlerden gelen mesajlara dikkat edeceği ve uluslararası iletişimde aktif bir rol alması bekleniyor” değerlendirmesinde bulunuyor. 

Wen Çinli liderlerin ülkenin üzerinde negatif imajın gittiği yeri gördüklerini söylüyor.

Ek kaynak: Bloomberg

Kaynak: Özel Haber

Sıradaki Haber Yükleniyor