Çarpıcı verilerle aşı karşıtlığı meselesi: 'Yaşlılar biliyor...'

Toplum bağışıklığı için dünya, hızla aşılanmanın yollarını ararken; aşı karşıtlığı ve tedirginliği ayrı bir gerçek olarak bir kenarda duruyor. Peki aşı karşıtlığının sebebi ne? Yaşlılardaki karşıtlık 18-39 yaş arasına göre neden daha az?

Çarpıcı verilerle aşı karşıtlığı meselesi: 'Yaşlılar biliyor...'

Dünya aşılama programıyla pandemi günlerini geride bırakmak isterken bilim insanları da toplum bağışıklığı elde etmenin önemini uzun zamandır vurgulamakta. Aşılar da pandemi süreçlerinde toplum bağışıklığına giden en hızlı ve en güvenli yol olarak öne çıkıyor.

Buna rağmen dünyada herkesin her konuda aynı fikirde olması bazen bilimsel konularda bile mümkün olmuyor. Pandemi öncesinde çocukluk çağında yapılan aşılar özelinde var olan “aşı olmak gerekli mi” tartışması, koronavirüs ile artık tamamen Covid-19 odaklı olarak gündemimize girdi.

Aşı karşıtlığı gündemde yer bulurken araştırmalara göre Türkiye'de yüzde 24, ABD'de ise yüzde 17'lik bir kesim aşı yaptırmak istemiyor. Aşılamada hızlanan ABD'de oranlarda düşüş görülüyor...

Peki aşı karşıtlığının sebepleri neler? Araştırmalar ne söylüyor? Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz, Haberglobal.com.tr okuyucuları için yorumladı.

ABD Nüfus Sayımı Bürosu Hanehalkı Nabız Anketi'ne göre Ocak ayında yüzde 22 olan aşı karşıtı ve tereddütlü insanların oranı, Mart ayında yüzde 17'ye geriledi. Yüzde 22'lik kesimin yüzde 13'ü “muhtemelen” aşı yaptırmayacağını belirtirken yüzde 9'luk kesim “kesinlikle yaptırmayacağım” ifadesini tercih etmişti. Kesin bir dille aşı karşıtı olanlar geçen sürede yüzde 1 oranında, kararsızlar ise yüzde 4 oranında azaldı.

Hızlı bir şekilde aşılanan ve aşıların faydasını, vakalarda ve ölüm sayılarında yaşanan düşüşle net bir şekilde gözlemleyen ABD'de araştırmalara göre aşı karşıtlığı her geçen gün düşüyor. (Tablo: WSJ)

Türkiye'de ise bu konuda 22 Ekim-29 Aralık 2020 tarihlerini kapsayan Ipsos çalışmasına göre yüzde 24 “aşı yaptırmam” diyor. Yüzde 32 ise “aşı yaptırıp yaptırmayacağımdan emin değilim” seçeneğini tercih etmiş durumda. Ortaya çıkan yüzde 56 ciddi derecede endişe verici bir sonuç.

Araştırmada verilerin toplanmaya başladığı ilk zaman aralığı olan 22-26 Ekim aralığında “aşı yaptırırım” diyenler yüzde 51, “aşı yaptırmam” diyenler yüzde 18 ve “aşı yaptırıp yaptırmayacağımdan emin değilim” diyenler yüzde 31 oranındaydı. Ortaya çıkan bu orana karşın 65 yaş üzeri aşılananlarda yüzde 10'luk bir fire gözlemlendiği de gelen haberler arasında.

'HİÇBİR ZAMAN BÖYLE BİR ORANA RASTLAMAMIŞTIK'

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Bağışıklama Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Şaşmaz, bu oranları yorumlarken "Araştırmada ortaya çıkan sayı çok yüksek gerçekten. Covid-19 dışında çocukluk ve yetişkinlik döneminde yapılan diğer aşılarda hiçbir zaman böyle bir orana rastlamamıştık. 65 yaş üstünün yüzde 90'ı aşılandıysa eğer bu oran da gayet güzel bir oran" ifadelerini kullanıyor.

Sözü edilen yüzde 10'luk oran, o kadar da güçlü ve tedirgin edici bir fire değil. Elbette toplum bağışıklığı yolunda sadece karşıtlığı ve tedirginliği nedeniyle aşı yaptırmayan her birey üzüyor... Peki aradaki farkın sebebi ne? Yoksa yaş düştükçe aşı karşıtlığı artıyor mu?

Özetle, evet! Türkiye'de özellikle çocukluk döneminde yapılan aşılara yönelik tepkilerin ağırlıklı olarak genç yetişkin ve eğitimli kesimde görüldüğü öne sürülüyor. ABD'de yapılan son anket de bu durumu destekliyor.

“Muhtemelen veya kesinlikle aşı olmayacağım” diyenlerin oranı 18-39 yaş arasında yüzde 23, 40-64 yaş arası yüzde 18, 65 yaş ve üzerinde ise yüzde 7 oranında seyrediyor. (Tablo: WSJ)

Türkiye'deki tabloyu yorumlayan Prof. Dr. Şaşmaz, "18-39 yaş arası ve 'eğitimli' kesim aslında tam bir bilgiye sahip olmadan, okudukları sağlık haberlerinden veya makalalerden geniş ve hatalı genellemelere varabiliyorlar. Bir diğer neden de geçmişte aşıların olmadığı dönemde salgın hastalıkların Türkiye'de yarattığı acıları bilmemeleri" diyor.

'DİFTERİDEN BEBEĞİNİ KAYBEDEN ANNELER BİLİYOR'

Prof. Dr. Şaşmaz sözlerine şöyle devam ediyor ve Türkiye'nin salgın hastalıklarla verdiği mücadeleyi hatırlatıyor:

"Anneleri, babaları kızamığın salgın yaptığı dönemlerde yaşadı. Difteriden bebeğini kaybeden anneler biliyor. Çocuk felci nedeniyle bedensel engelli olarak yaşamına devam etmek zorunda kalanlar biliyor. Genç kuşak, aşılamadan dolayı ve diğer bulaşıcı hastalık kontrollerinden dolayı bu hastalıklarla çok karşılaşmadığı için aşının bu hastalıklarla mücadelede ne kadar büyük rol oynadığını ve ne kadar başarılı olduğunu bilmiyor."

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz: "

Prof. Dr. Caferi Tayyar, aşı karşıtlığının sebepleri üzerine yaptığı yorumda "Aşıyla ilgili çıkan bir takım haberler etkili olmuş olabilir. 'Aşı yapıldı, hasta oldu' ve 'aşı yapıldı, alerjik reaksiyon görüldü' gibi haberler aşı hakkında çok ciddi negatif durum oluşturuyor" diyor ve şunları ekliyor:

'EN ETKİLİ, EN GÜVENLİ VE EN EKONOMİK ARAÇLAR AŞILARDIR'

"İnsanlar şunu yeterince bilmiyorlar: Aşı sonrası yan etki gelişebilir. Sağlık çalışanları bilir ki; aşılar, salgın hastalıklara karşı koyma, bu hastalıkları kontrol etme ve önlemede, dünyadaki en etkili, en güvenli ve en ekonomik tıbbi araçlardır."

"Aşı yapılmaz ise ortaya çıkacak sağlık sorunları, aşı yapıldığında yaşanacak sağlık sorunlarından kıyaslanamayacak derecede büyüktür. Görüyorsunuz ki Covid, bütün dünyanın ekonomisini alt üst etti. İnsanların sosyal yaşamını alt üst etti" diyen Prof. Dr. Şaşmaz, "Yan etkiler ve alerjik reaksiyonlar bütün tıbbi araçlarda her 100 bin kişide veya her 1 milyon kişide bir kez görülebilir. Alerji tedavisinde kullanılan antihistaminikler bile alerjik etki yaratabiliyor. Hiçbir tıbbi araç, 0 yan etkili değil" ifadeleriyle yan etki konusuna vurgu yapıyor.

Aşı etkinliği tartışmalarının da tedirginlik sebeplerinden biri olabileceğini söyleyen Şaşmaz, "DSÖ yüzde 80 ve üzerindeki oranları 'iyi' olarak nitelendirirken, yüzde 50 ve üzerini kullanmaya uygun olarak belirlemiş durumda. Neredeyse tüm aşılar yüzde 80'in üzerinde etkili" diyor ve şöyle nokta koyuyor: "Yani aşılar etkili!"

ABD'nin kırsal kesiminde ve ağırlıklı olarak siyahların yaşadığı bölgede aşı kararsızlığı ve karşıtlığının hala yüksek seviyede olduğu (siyahlarda oran yüzde 22) tespit edilirken buna rağmen Ocak ayına kıyasla olumlu yönde en büyük değişim de Alabama, Louisiana, Kuzey Carolina ve Güney Carolina'da gözlemlendi. Siyahlarda yüzde 34 olan kararsızlık ve karşıtlık oranı yüzde 22'ye geriledi.

Ipsos'un Dünya Ekonomik Forumu için hazırladığı araştırmaya göre ise “Koronavirüs aşım hazır olduğunda yaptırırdım” diyenlerin oranı dünyanın pek çok ülkesinde yükselişte.

AB bölgesinin aşı konusunda en tedirgin ülkesi olan Fransa'da geçmişte ilaç endüstrisinde yaşanan skandalların etkili olduğu düşünülüyor. Rusya'da elde edilen yüzde 42'lik oran ise dikkat çekmekte. Salgının çok sert etkilediği Meksika, Brezilya, İspanya ve İtalya'da görülen yüksek oranlar ise aşıyı bir umut ışığı olarak beklendiğini gözler önüne seriyor.

Kaynak: Web Özel

ABD Türkiye koronavirüs