Candaş Tolga Işık'la Az Önce Konuştum programının bugünkü konuğu Fazıl Say

Candaş Tolga Işık'ın sunduğu Az Önce Konuştum programının bu haftaki konuğu Türk klasik batı müziği piyanisti ve bestecisi Fazıl Say.

06.04.2021 20:30 | Son Güncelleme : 06.04.2021 22:23

Haber Global ekranlarında yayınlanan Candaş Tolga Işık'ın sunduğu Az Önce Konuştum programının bu haftaki konuğu Türk klasik batı müziği piyanisti ve bestecisi Fazıl Say oldu.

Programdan öne çıkanlar: 

FAZIL SAY İLK PİYANOYLA KAÇ YAŞINDA BAŞLADI?

Hastalığım dolayısıyla başladım. Doktor aileme oyuncak enstrüman çalmasını tavsiye etmiş. Zor bir süreçti. Onlarla başladım. Radyodan, plaklardan duyduğum şeyleri çaldım. 4,5 yaşında hocadan ders almaya başladım ama bestede yapardım. 

"BENDEN POP ŞARKICI OLMAZDI"

Benim vücudum ve enstrümanım piyano oldu. Piyano da klasik müzik zaten. Klasik ve caz. O yüzden hiçbir zaman sesim güzel olmadığı için pop şarkıcısı olamazdı benden. Ben ne yapıyorsam içimdekilerle yaptım. Besteci tarafımla yaptım. Gelişmek zorundaydım ve iyi ki de öyle oldu. 

Mozart ve Beethoven'ı Türk halkına tanıtırken aslında bir Batı kültürünü Anadolu'nun değerlerinde bir besteci olarak uluslararası konserlerimde götürdüm. 

"ÜLKELERİN BESTECİLERİ ÇOK ÖNEMLİDİR"

Ülkeler için bestecileri çok önemlidir. Bu yarışta var olmak, batıyla aynı kulvarda olmak, aynı çağın tekniklerine ulaşmak, Türk ögelerini asla unutmamak ve sentezlemek.

"TÜRKİYE BESTECİLERİ TANIMIYOR"

Dünya az tanıyor bu bestecileri ama asıl dramatik olan Türkiye bestecileri tanımıyor. 

Kültüre verdiğimiz değer eğitimle başlar. Devletin felsefesi olmalıydı. Atatürk'ten sonra unutulan bir konu oluyor. Ve yanlış kararlar. 

FAZIL SAY'IN YENİ PROJESİ

20.yy'ın başından başlayıp günümüze kadar 4 nesil bestecisi var Türkiye'nin. Bunları kayıt altına alıp kendi başıma giriştiğim bir projeydi. 6 cd yaptım bu kış. 6 albüm, cd olarak çıkmıyor bu. Dijital kanallarda var. 

106 eser kaydettim, 6 besteciye ait. Bütün kış bütün gün çalıştım. 14 saate kadar çalışıyorum. Emek, alın teri ve sevgi bunu oluşturur. 

"TÜRK HALKI SÖZÜNE MÜZİK SEVER"

Günümüzde bir şarkının tutması için dijital mecralarda olması gerekir. Salt piyano müziğiyle bunu başaramayabilirdik. Bu nedenle ben her bestecinin şarkılarını da kaydetmek istedim. Türk halkı sözüne müzik sever. 

Türk halkı pop müziğine alışık olduğu için gırtlak tekniğini bilirler. Batı özentisi olarak görenler olabilir. Bizim hedefimiz şu ön yargıyı kırmak. Bu devlet projesi de olabilirdi. Ön yargılarla yüzleşmek benim hayatımda çok oldu. Bu proje iyi gidiyor diye düşünüyorum. Türk halkından tek beklentim sadece bir kez göz atmaları. 

Türkiye'de soruşturmadan geçmeyen sanatçı yok. 

"21.YY SANATÇISI HER ŞEYİ DÜŞÜNMELİ"

21.yy sanatçısı her şeyi kendi düşünmek zorunda. Tek sanat olarak değil, birçok açıdan görmeli. Bir dizayndır. Yapmak, sunmak, gerekirse kavasını vermek. Bunlar bir bütündür. Halkın bunlardan haberdar olması, birazcık bile bizi mutlu edecek. 

"BENİM KÖPRÜ KURMA DERDİM VAR"

21.yy insanı sadece Chopin'i 350. kez çalan insan olması, çok da güzel çalıyor olsak yetersiz. Zaten bunların 350 kez çalınmışları var. Burada önemli olan şey besteci. Globalleşmek için ihtiyaçtır. Kendi ülkeleri ve dünya arasında köprü de kuruyor. Bu aslında siyasi ve sosyal bir konu. 

Benim çocukluğum da mutsuzdu. Otobüse biniyordum, nereye gidiyorsun diye soruyorlardı. Konservatuvar diyordum. Orası neresi diyorlardı. Piyano çalıyorum diyordum. Bununla ben çok karşılaştım. 

Yurt dışında da en çok şeyle karşılaştım. Türkiye'de piyano mu var diyorlardı. Orada da bir ön yargı vardı. Her taraf ön yargılıydı. Her tarafta anlatmak gerekiyordu. Ben elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. 

TÜRKİYE'NİN SANATÇILARA BAKIŞI

İnsanlar bırakın çağdaş müzisyenleri, onlar Mozart'ı bile bilmiyor. İnsanların bana olan bir güveni var. Oradan yola çıkarak bir şey yapıyorlar. Bunu çok iyi anlıyorum. Ama bunu pozitif değerlendirmek istiyorum sadece. 

Yapılması gereken felsefe; genelden evrensele, enrenselden geneledir. Yerli milli diye bir şey yok. Müzik evrensel değilse hiçbir şey ifade etmez. Biz bunu çok yapıyoruz. KEndimizi kendimize tanıtmaya, kendimizi kandırarak icrar yapmaya ama öyle olmuyor. 

PANDEMİ VE SANAT

"MÜZİSYENLER ÖLÜME TERK EDİLMİŞ GİBİ"

Benden devletin haberi yok. Beni bırakın, binlerce sanatçı şu an işsiz. Kadro verilen sanatçılar maaşlarını alıyor ama onun on katı kadar müzisyen var. Devletin nasılsın diye sorduklarını zannetmiyorum. Ölüme terkedilmiş gibiler. İçlerinde parasızlıktan intihar eden müzisyenler bile oldu. Beni geçtim ama devletin bu kadar insanı bütçelendirmesi lazım. Benim projemi akıllarına getirmeyi bırak. Böyle bir vizyon yok. Kültür ve Turizm bakanlıklarının ayrı bakanlıklar olması lazım. Bizimki çok iyi bir turizmci olabilir ama kültürle alakası yok. Bu hükümetin bir yanlışı değil. 30 yıldır böyle. Sadece bu hükümete atacağımız bir sorun değil. 

SON DÖNEM MÜZİK KÜLTÜRÜ NASIL?

Rap benim için hızlı, ritmik bir konuşma. Rap melodi değil sadece bir ritim. Yoran bir şey değil. Ama geliştiren bir şey de değil. Ben kendim de istiyorum film müzikleri yapmak. Ama ben kendi müziğime kapılınca o furyayı kaçırdım. 

FAZIL SAY'DAN MUHALEFETE TEPKİ 

Cumhuriyet Halk Partisi'ni kastettim. Muhalefeti kastettim. Genç sesleri televizyonda duyma ihtiyacını şiddetle istiyorum. Gençler anlaşamayacağımız kadar farklı. Sürekli korkarak siyaset yapmanın, bunda haklılık payları vardır ama hayatta tek kazancımız cesur olmak. 

2021 yılının Türkiye'sinde cesaretin bir bedeli var. Gerekirse riskler alınmalı. 

FAZIL SAY'A LİNÇ 

Sayın Cumhurbaşkanı beni annemin vefatında arayarak taziyelerini iletti. Ben de kendisini bir konserime davet etmek istediğimi söyledim. Neyse ki geldi. Buraya kadar dostanelik açısından bizim Türkiye'de görmek istediğimiz şeyler.

Bu Cumhurbaşkanlığında verilmiş bir konser değildi. Bu neden bir eleştiri konusu oluyor anlamıyorum. Hayatımda verdiğim her konserde eğildim. Sadece o konserde eğilmedim. Linçlerle baş edemediğimiz sürece zeytin dalları nasıl uzatılacak bilmiyorum. 

Cumhurbaşkanı "Cumhuriyet ile ilgili bir beste yapsın, sarayda gelsin çalsın gibi bir şey" söyledi. Bütün bunları söylemesi tüm olayların patlak vermesine sebep oldu. Cumhurbaşkanı benden çok eleştirildi diye düşünüyorum. Niye bir muhalefetin konserine gittin gibi. 

"CUMHURİYET BESTESİNİ SADECE KENDİM YAPARIM"

Cumhuriyet bestesi yaparım ama kendi yolumda yaparım. Hiç kimse olmadan, sadece kendim. Çünkü ne logo istiyorum, ne başka bir şey. Kendi müziğimi yapmak istiyorum, kendim ne hissediyorsam onu sunmak istiyorum. 

BAKAN KOCA'NIN TWEETİ

390'ıncı gün. Benim son konserim 8 Mart 2020'ydi. Kapandık. Yaza kadar iyi bir zaman geçirdik ama sonra bir güvensizlik başladı. Pandeminin yürütülmesine siyaset bulaşınca güvensizlik oluştu. Sayın Koca beni pandeminin 15.gününde aradı. hashtag evde kal kampanyası için. Sağlık çalışanlarına beste yapılmalı bence. Bunu lütfen paylaşın dedi. Sayın Koca'nın aynı hissiyatlarda olduğunu düşünüyorum ama pandeminin son 6 ayında işlerin iyi gitmediğini görüyoruz. Hepimizin canı söz konusu. 

Ben sırası gelmeyen, Cumhurbaşkanı olsa bile aşı olması taraftarı değilim. Madem ben olamıyorum, hepimiz olamıyoruz. Hiçbir siyasetçinin, hiç kimsenin sırasından önce aşı olmaya hakkı yok. Bunları da yanlış buluyorum. Halkın gözü önünde örnek olmak için yapılan bu şeyi doğru bulmadım. Öncelik listesini doğru buluyorum ama uyulmalı. 

PANDEMİ 

Konserlerimizi özledik. Bu tehlike hayatından da bıktık. Bu iş depresyona doğru gidiyor. Ben keyifli değilim. 140 konserim iptal oldu. 

FENERBAHÇE AŞKI 

Maç bence çok önemli bir şeye dönüştü. Kim şampiyon olursa olsun ama şu dejarjı olmamız çok önemli bir şey bence. Çok insan benim durumumda. 

Kaynak: Haber Global

Sıradaki Haber Yükleniyor