Adalet Bakanı Tunç'tan Trabzonspor-Fenerbahçe maçındaki olaylarla ilgili açıklama

haberglobal.com.tr
Yılmaz Tunç Fenerbahçe Trabzonspor

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Eylem Tok ve oğlunun ABD'ye kaçması ve Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, futbol sahalarındaki olaylarla ilgili yeni düzenlemelerin gündemde olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Eylem Tok ve oğlunun ABD'ye kaçışı ve adli süreçle ilgili olarak, "Yaralanan, vefat edenlerin yakınları tazminat davası açarlarsa tedbir konabilir. Cezai açıdan soruşturma kapsamında tutuklama kararı yargılama makamlarınca verildi. Eylem Tok’un asistanı o gece kaçmalarına yardımcı olan kişi. Bir de yaralananlardan birinin telefonunu oradan almış, o da delilleri yok etme anlamında bir hareket. Onun hakkında da yargılama makamlarınca adli kontrol kararı verildi. Baba hakkında da adli kontrol kararı verildi" dedi. 

Tunç, "Amerikan makamları Eylem Tok’un yer değiştirmesine karşı ayrıca bir tedbir alma mekanizması var mı?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Bizim geçici tutuklama kararının uygulanması. Yani biz diyoruz ki, geçici tutuklama kararımız var, tutuklayın ve bize teslim edin. Biz yargılama yapacağız diyoruz. Şimdi oradan cevap bekliyoruz. Dosyada bir eksiklik yok şu anda iadeyle alakalı."

İade etmeme durumu konusunda Bakan Tunç, "Bizim ülkemizin kanununda da vatandaş iade edilmez diye bir kural var. Ama bu kesin bir kural değil. Burada annenin suçu bakımından işte alt soy, üst soy suçluyu kayırma suçundan cezasızlık durumu var deniyor. Sadece suçluyu kayırma olarak da görmemek lazım. Delillerin yok edilmesi, yaralıları öylece bırakıp gitmek gibi birçok suç olabilir. Biz soruşturmayı açarız. Ama yargılama yapabilmemiz için ifadesinin alınması lazım. Kaçak şahıs statüsüne giriyor. Kaçak şahısla ilgili olarak en son Anayasa Mahkemesi, ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verdiğinizde bile kaçak şahsın ifadesini almanız gerekir diyor. En son yaptığımız düzenleme de bununla ilgiliydi, 8. Yargı Paketi’nde. Dolayısıyla biz ifadesini almadan cezalandırma yoluna gidemiyoruz" diye konuştu. 

Bakan Tunç, "Amerikan makamları yargılayabilir mi?" sorusuna ise, "Yargılayabilir. Yani der ki “Sen yabancı ülkede bir yabancıya karşı suç işledin, benim vatandaşımsın, dolayısıyla seni benim kanunuma göre yargılayacağım” diyebilir" yanıtını verdi. 

CHP’deki para sayma görüntüleri hakkında Bakan Tunç, "Nereden geldi bu paralar diye savcılık sormaya başladı. Her birini tek tek ifadeye çağırdı. Tabii orada paraları sayan İBB Spor Kulübünün Başkanı, meclis üyesi aynı zamanda Beylikdüzü'nden meclis üyesi aynı zamanda.

Basından öğrendiğim kadarıyla nerden aldığını söyledi. 3 çanta olunca, tek başına götüremeyeceğini, güvenlik açısından Tuncay Yılmaz’ı da çağırdığını, onunla beraber ondan yardım istediğini söyledi. Bu paraların kaynağı nedir? Nereden geldi? Partiye bağışla… Belgeleri nerede? Bankadan mı? Milletvekilinin tanık olarak ifadesi alınacak. Davetiye çıkarıldı. Gelip ifade vermesi lazım. Vermezse o zaman demek ki karanlık bir nokta var ki açıklamıyor. Kamuoyunda şimdi milletvekilinin zorla getirilmesi söz konusu olmaz. Ama gelip kaynağı söylememesi önümüzde seçim var yani. Tanık olarak milletvekili beyanda bulunabilir, ifadesine başvurulabilir.

Varsa bir suç unsuru, bunu çıkaracak olan Cumhuriyet Savcılığıdır ve soruşturma da başlamıştır.

Bizim savcılığa talimat vermemiz söz konusu değil. Sosyal medyada adalet nerede diye yazmaya başladılar. Savcılık niye el koymuyor dediler. Savcılık benim beyanatımdan önce zaten soruşturmayı başlattı. Benim yargıya talimat vermem, Savcılığa talimat vermem söz konusu olamaz.

O görüntülerdeki kişilerin ifadeleri alınıyor. İfadeleri biz de bilmeyiz. Savcılık ifadeden yola çıkarak başka ifadeye ihtiyaç duyuluyor. O da çağırılıyor.

Türk Ceza Kanunu'ndaki karşılığı nereden alındığına bağlı. Aldığı yere göre değişir. Siyasi Partiler Kanunu’nda bağışın kuralları var, belli bir miktarı var. İfadelerin alınmasını bekleyeceğiz. O ifadeler sonrasında ne tür bağlantılar çıkar, onu hep beraber göreceğiz" ifadelerini kullandı. 

 TRABZONSPOR - FENERBAHÇE MAÇINDAKİ OLAYLAR

Trabzonspor - Fenerbahçe maçındaki olaylar hakkında Bakan Tunç önemli açıklamalarda bulundu. Tunç, "Bu tür olayların sahalarımızda olmaması lazım. Spor kardeşliktir diyoruz ama maalesef düşmanlığa dönen bir durum söz konusu olabiliyor. Dünkü olaylarda 12 kişi gözaltına alındı ve soruşturma başlatıldı. Sahaya inen ve saldıranlarla ilgili görüntüler inceleniyor. O görüntüler incelendiğinde iki tarafın da sporcuları tarafından karşılıklı arbedeler söz konusu. Soruşturma devam ediyor. 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunumuz var. Bu kanunda hangi fiillerin hangi yaptırımları var, hepsi yazılı" dedi. 

Bakan Tunç, açıklamasında yeni bir düzenlemenin sinyalini de verdi: "İşte sahaya girmek, taşkınlık yapmak, sahaya yasak madde sokmak spor alanı dışında yine sporu etkileyecek şekilde tahrik edecek şekilde beyanatta bulunmak basın yayın aracılığıyla. Tüm bunlar hepsi bu olay çerçevesi içerisinde kimin hangi fiili hangi kanun maddesine uyuyor? Bu soruşturmayı şu anda Cumhuriyet Savcılığı yapıyor.

Spor kulübünün görevleri var. Onların özel güvenlikleri var. Tedbir almaları gerekiyor. Emniyet güçlerinin yanı sıra orada bir de özel güvenlikler var. Onların sahaya birilerinin girmemesi için gerekli tedbirleri alması lazım. O noktada da detaylı bir soruşturma yapılıyor şu anda.

Bunu siyasete dahil etmek bir kere hiç doğru değil. Bunu siyaset dahil etmek bir kötü niyeti gösterir. Dolayısıyla ona da müsaade etmemek lazım. Mevzuatımız gerekli cezaları öngörüyor. Ama biz buna rağmen “Acaba para cezalarında, hapis cezalarında yeniden bir düzenleme ihtiyacı var mı, yok mu?” konusunu değerlendirdik arkadaşlarımızla. O konuda bir taslak çalışmamız oluştu. Tabii bunu yargı paketinde de olabilir ama madde sayısına göre… Önümüzde seçim sonrası Meclisimizin takdirine sunacağımız birkaç madde değişikliği, caydırıcılık açısından bir taslak olacak."

Tunç, "Görüntüler izlenir. Bu görüntüleri değerlendirecek olan Cumhuriyet Savcılığı. Meşru savunmanın da ötesine geçip karşı tarafa zarar verecek kendi savunmanın ötesine giden bir durum söz konusu mu? Bir saldırı var mı? Taraftar da olsa futbolcu da olsa he iki taraf içinde bir suç işlenmişse soruşturulur.

Şimdi oradaki detayla ilgili henüz bir detay maddeler, şu madde şu olacak demiyoruz. Acaba caydırıcılık açısından cezaların arttırılması gerekli mi, değil mi? Bunun çalışmasını yaptık.

Tabii bu milletvekillerimizin takdirine sunacağımız husus. Şu fiiller bakımından şu olursa daha iyi olur diyeceğimiz bazı hususlar olabilir. Yani cezaların her maddede arttırılması değil de….

Gençlik ve Spor Bakanlığımızın bir takım talepleri oldu. İşte Sosyal medyadaki birtakım troll hesaplar, yasa dışı bahisler. Hepsi bunların içerisinde değerlendirilecek konu" diye konuştu. 

'Eros' davası hakkındaki soruya yanıt veren Bakan Tunç, "Şimdi tabi yargının her verdiği karar toplum vicdanında makes buluyor değil. Önce 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi aynı mahkeme. Yani yaklaşık 1 ay tutuklu kaldı, 1 yıl 3 ay ceza verdi. Tahliye oldu. Tahliye olduktan sonra bir infial oluştu. Cumhuriyet Başsavcılığı da itiraz etti. İtiraz üzerine ağır ceza bu kararı kaldırdı. Yeniden yargılama için gün verildi. Herkes adliyeye koştu. Hatta o ilk karardan sonra serbest kaldığında Sayın Cumhurbaşkanımızın aradığını da ben söyledim. Yeniden yargılamada mahkemenin vereceği karara bizim önceden şu kararı ver şeklinde bir müdahale etmemiz söz konusu değil.

Tabii bu sefer verdiği kararda alt sınırdan uzaklaştı. Yani bu tür cezalar Hayvanları Koruma Kanunu’nda hapis cezaları yoktu eskiden. Sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı vardı. Tüm bunlar bizim zamanımızda yasalaştı.

Önceki kararında 1 yıl 3 ay vermişti. Bu sefer 3 yıl verdi. İyi hal indirimi yaptı. 2 yıl 6 aya düşmüş oldu. Tabii bu da bir tepki oluşturdu. Cumhuriyet savcımız bu konuda istinafa başvuracaktır.

Cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik, yani kişi hangi cezayı alırsa alsın, 1 ay bile ceza alsa belli bir süre hapis cezası karşılığı olmalı.

Olumlu örnekler de var. Seferihisar'da bir köpeği kulübede yakan şahsı, 4 yıl hapis cezasına çarptırdı hakim.

Eros'un bu şekilde canice katledilmesi hepimizi derinden yaraladı. Bir cana bu şekilde eziyet edilerek 6 dakika boyunca tekmelenmesi bir caniliktir. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu tür fiillerin hiç cezası yoktu. Para cezası vardı.

Bu bir gelişmedir, bir adımdır. Bu bir bilinçlenmedir. Hayvanlarımızın korunması noktasında da önemli bir hassasiyet oluşmuştur. Yani burada bir eksiklik yok aslında. Cezasızlık algısı, denetimli serbestlik konularında bir çalışmamız da var.

Sokak hayvanları ile ilgili Tarım Bakanlığımızla birlikte bir çalışma gerçekleştirdik. Hayvanların korunması konusunda hassasız. Ama insan sağlığını da tehdit etmemesi lazım. Bu anlamda dengeyi kuracak yasal bir düzenleme hazırlığı var. Seçim sonrası gündeme gelecek" diye konuştu. 

Tunç, şöyle devam etti:

"Kadına şiddetin önlenmesiyle alakalı olarak 6284 sayılı yasamız var. Bu yasada birtakım tedbirler var. Ceza mevzuatımızda, cezaların arttırılmasıyla ilgili çalışmalar yaptık. Hatta geçen yasama döneminin son paketinde cezaları arttırdık. Yani kasten öldürme suçu bir erkeğe karşı işlenmişse müebbet hapis, kadına karşı işlenmişse ağırlaştırılmış müebbet hapis. Kasten yaralama, eziyet, işkence.. Bütün suçlarda kadına karşı işlenen suçların cezalarını daha da arttırdık. Israrlı takibi ayrıca yeni bir suç tipi olarak ihdas ettik. Bu konuda meclisimizin yasama anlamında üzerine düşeni ben yaptığı kanaatindeyim.

Suçu önleme bakımından asıl bahsettiğiniz “Benim hayatım tehlikede” diyen bir kadın hakkında mahkeme kararına gerek olmadan o tedbir mutlaka hemen gecikmeksizin verilmeli."