'Ülke krala değil, halka aittir' Tayland'da protestocular toplanma yasağına meydan okudu

Tayland'ın başkenti Bangkok'ta başbakanın istifasının ve monarşi reformunun talep edildiği hükümet karşıtı gösteriler yasağa rağmen bugün de devam etti. 5'ten fazla kişinin bir araya gelmesinin yasak olduğu kentte binlerce kişi sokaklara döküldü.

16.10.2020    08:11

Tayland'ın başkenti Bangkok'ta ilan edilen acil durum kararıyla 5'ten fazla kişinin bir araya gelme yasağına rağmen monarşi ve ordu kontrolündeki siyasi rejim karşıtı göstericiler eski cunta lideri Başbakan Prayuth Chan-ocha’nın istifası, monarşi reformu ve yeni anayasa talebiyle yeniden sokaklara döküldü.

Ratchaprasong bölgesinde toplanan protestocular, gösterilerde tutuklanan protesto liderleri Parit Chiwarak, Arnon Nampa ve Panusaya Sithijirawattanakul'un serbest bırakılmasını istedi. Protestocular, darbeye karşı direnişin sembolü olarak "Açlık Oyunları" filminde halkın kullandığı 3 parmak işaretini kullandı.

Gösterilerin önde gelen isimlerinden aktivist Panupong Jadnok konuşma yaparken, çevik kuvvet polisi protestocuların etrafını sardı. Çıkan olaylarda bazı protestocular tutuklandı.

Alevlenen protestoların ardından Bangkok yönetimi, protestoları bastırmak amacıyla acil durum ilan etmişti. Yürürlüğü giren yasak, protestocuların Başbakan Prayuth Chan-ocha'nın ofisinin bulunduğu hükümet binasının dışında kamp kurma girişiminin ardından geldi. "Barış ve düzenin korunması" kapsamında acil önlemlere ihtiyaç duyulduğu belirtilirken yasağa aldırış etmeyen protestoculara polis müdahale etmiş, acil durum kararlarını ihlal ettiği gerekçesiyle 20'den fazla kişi tutuklanmıştı.

Hükümet karşıtı protestocular, başbakanın istifası, yeni anayasa ve monarşi reformunun yanı sıra Kral Maha Vajiralongkorn'ın anayasal yetkilerinin kısıtlanmasını, on milyarlarca dolar değerindeki saray hazinesini devretmesini istiyor.

2014 DARBESİ

Tayland'da büyük çapta gösteriler üzerine 9 Aralık 2013'te parlamentoyu fesheden eski Başbakan Yinglak Şinavatra, 2 Şubat 2014'te erken seçim kararı almıştı. Ancak 7 ay süren siyasi tıkanıklığın ve 28 kişinin öldüğü protestoların ardından ordu, 22 Mayıs 2014'te yönetime el koymuştu.

Cunta lideri General Prayut Çan-oça, kendisini başbakan ilan etmiş, senato feshedilmişti. Bu dönemde Genelkurmay Başkanı olan Prayut Çan-oça, "Ulusal Barış ve Düzen Konseyi" adı verilen "askeri cuntanın lideri" sıfatıyla başbakanlık görevini üstlenmişti.

5 yıl süren cunta yönetiminin ardından martta yapılan seçimde, Prayut'un kurucusu olduğu parti, yeni Seçim Kanunu'nun sağladığı avantajlarla parlamentoda çoğunluğu sağlamış; cunta lideri, tamamı ordu tarafından atanan Senatonun desteğiyle yeniden başbakanlık koltuğuna oturmuştu.

Göstericiler 2014 askeri darbesiyle iktidara gelen Başbakan Prayuth Chan-ocha’nın geçtiğimiz yıl ordunun hakimiyetini sürdürmesini sağlamak için seçimleri manipüle etmekle suçluyor.

Kaynak: İHA

Son Güncelleme : 16.10.2020 - 09:09
Sıradaki Haber Yükleniyor