Güney Koreli kadınların kâbusu: Her yerde gizli kamera ile çekiyorlar!

Metin Aktaşoğlu
Metin Aktaşoğlu

li kadınlar, gizli kameraya alınma kabusunu yaşıyor. Ülke genelinde bir krize dönüşen suçun cezasının caydırıcı olmamasıyla sorun büyürken derin travmalar yaşayan kadınların ciddi bir kısmı intiharı dahi düşünüyor.

16.06.2021 17:42 | Son Güncelleme : 16.06.2021 17:43

Güney Kore hükümeti ülkeyi sarsan bir krizle karşı karşıya. Ülkede cinsel ilişkilerin bir şantaj unsuru olarak gizli kameraya alınması ve kadınların bu kayıtlarla tehdit edilmesi çok sayıda intihara sebebiyet vermiş durumda.

Adeta bir 'salgın', bir 'epidemi' olarak yorumlanan kriz ile ilgili olarak İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bir rapor yayınladı. Raporda rızaları olmadan çekilen görüntülerin yine rıza dışı olarak paylaşıldığı, bazen görüntülerin manipüle edildiği veya sahte görüntülerin kullanıldığı ve tüm bunların mağdurlarda çok ciddi travmalar yarattığı belirtildi.

TUVALETLERİ KULLANAMIYORLAR

Güney Koreli kadınlar yıllardır röntgenciliğe, dijital yoldan cinsel tacizlere ve saldırılara artan bir oranda maruz kalıyorlar. Hatta durum öyle bir hal aldı ki pek çok kadın kamuya açık alanlarda tuvaletleri kullanmıyor, yüksek teknolojili gizli kameralar nedeniyle ekstra dikkatli davranmak zorunda kalıyor.

Bu cinsel saldırılara maruz kalan 38 kadın ve uzmanlarla yapılan röportajların yer aldığı 92 sayfalık “Hayatım Senin Pornon Değil: Güney Kore'de Dijital Seks Suçları” adlı rapor mağdur kadınların çok uzun süreler boyunca önemli zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını aktarıyor. Bu zorlukların büyük bir kısmını da engebeli hukuk yolları ve uzun süren ceza davaları oluşturuyor.

Raporda vurgulanan bir vaka da dikkat çekmekte. Lee Ye-rin adlı bir kadın, patronunun kendisine bir alarmlı masa saati hediye ettiğini anlatıyor. Bu saati bir ay boyunca yatak odasında kullandıktan sonra saatte bir gizli kamera olduğunu fark eden genç kadın bir ay boyunca saatteki kameranın yayın yaptığını öğrendiklerini aktarıyor.

Olayın faili patron 10 ay hapis cezasına çarptırılmış. Ancak mağdur Lee Re-yin bu olayın etkisini hala yaşıyor. Öyle ki Re-yin olayın üzerinden bir yıl geçtikten sonra depresyon ve anksiyete tedavisine bağlı ilaçlar kullanmaya başlamış. 

10 YILDA 11 KAT ARTTI

Bu korkunç suçlar on yılı aşkın süredir kabus gibi büyüyor. 2008'de Güney Kore'de cinsel suçlara karşı açılan kovuşturmaların yüzde 4'ünden daha azı yasadışı video çekimleriyle alakalıydı. 2017'de bu sayı 11 kat arttı. Kovuşturma sayısı 585'ten 6 bin 615'e yükselirken bu sayı tüm cinsel suç kovuşturmalarının yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyordu.

Raporda yer alan 2019 tarihli yürek burkan bir olayda ise ismi “A” olarak adlandırılan genç bir laboratuvar teknisyeni bir meslektaşının, kendisi ve diğer kadınları soyunma odasında gizli olarak görüntülemesini hazmedemiş ve intihar etmişti.

Genç kadının babası Lee Young-tae, eğer bu olay olmasaydı kızının birkaç ay sonra evleneceğini anımsıyor. Görüntüleri kaydeden şahsın, videoyu başka insanlara göndermesinden korkan ve çekinen “A” bu endişe ile mücadele edememiş.

SADECE 10 AY...

Söz konusu olayın faili de 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Baba Lee Young-tae, savcının talep ettiği 2 yılı bile az bulurken 10 aylık ceza üzerine “Yasalar çok daha güçlü olmalı” diyor: “En azından mevcut cezalardan daha sert olmalı...”

İnsan Hakları İzleme Örgütü ise caydırıcı cezaların yanı sıra kadınlara devlet tarafından destek sağlanması gerektiğini, polislerin konuyla ilgili olarak eğitilmesinin şart olduğunu ifade ediyor.

Organizasyonun kadın hakları geçici eş direktörü ve raporun yazarı Heather Barr, “Ceza hukuku sistemindeki -çoğu erkek olan- yetkililer genellikle bunların çok ciddi suçlar olduğunu anlamıyor veya kabul etmiyor” diye konuşuyor:

“Hayatta kalanlar, hukuk sisteminin çok az yardımı ile hayatlarının geri kalanında bu suçlarla uğraşmak zorunda kalıyorlar.”

DAVALAR DÜŞÜYOR

Ülkede yapılan bir araştırma getirilen eleştirinin ciddiyetini de ortaya koyuyor. Buna göre 2019'da açılan cinsel suç davalarının yüzde 43.5'inin, cinayet davalarının yüzde 27.7'sinin ve soygun davalarının da yüzde 19'unun düşürüldüğünü gözler önüne seriyor. 2020'de, karşı tarafın rızası  olmadan kişinin mahrem görüntülerini çekmekten hüküm giyenlerin yüzde 79'u, ertelenmiş bir ceza, para cezası veya bu ikisinin bir kombinasyonunu içeren bir ceza aldı.

Barr, “Güney Kore'de dijital seks suçları o kadar yaygın ve korkulan bir hale geldi ki, tüm kadınların ve kız çocuklarının yaşam kalitesini etkiliyor. Mağdurların endişe veren bir kısmı intiharı düşünüyor” ifadelerini kullanıyor.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

Kaynak: Haberde yer alan bilgilerin önemli bir kısmı The Telegraph'ta yayınlanan "‘Spycam’ sex-crime epidemic driving women to suicide in South Korea" başlıklı makaleden derlenmiştir.

Kaynak: Özel Haber

Sıradaki Haber Yükleniyor