Almanya'nın kritik sınavı: Nükleer silahlar gitsin mi, kalsın mı?

Almanya'nın kritik sınavı: Nükleer silahlar gitsin mi, kalsın mı?
Nükleer silahlar dünya siyasetinin seyrini değiştirdi. Fotoğraf: Shutterstock

Almanya'da yeni hükümet ABD'nin nükleer silahlarını ülkeden çıkarmayı tartışıyor. NATO için kritik bir jeopolitik konumda olan Almanya bunu yapabilir mi? Ülke 'rüya gören pasifistler' ve 'nükleer sevicileri' olarak ikiye ayrılmış durumda.

Tarih yaprakları 6 Ağustos 1945’i gösterdiğinde, bildiğimiz anlamdaki savaş bitti. Amerikan uçakları Japonya semalarına iki atom bombası bırakırken, Nagazaki ve Hiroşima kentlerini haritadan sildi. Bu tarihten sonra Sovyetler Birliği ile ABD arasında nefes kesen bir nükleer silahlanma yarışı başladı. ABD pasifik adalarında nükleer testlerini yaparken, Rusya da hidrojen bombasını geliştirerek oyunu eşitledi.

1945’ten bu yana resmi tarihte nükleer silahların kullanıldığı bilgisi yok fakat bu silahların varlığı bir gerçek. Almanya şu sıralar topraklarındaki nükleer silahları ne yapacağını açık açık kamuoyu önünde tartışıyor. Bazı çevreler Rusya gibi bir komşuları varken (NATO şemsiyesi altında) bu silahları bırakamayacaklarını düşünüyor. Koalisyon ortağı Yeşiller ise siyasi pozisyonları gereği ‘nükleersiz bir dünya’ peşinde.

Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer nükleer silahları bir caydırıcılık unsuru olarak tanımlıyor. Bakan, “Eninde sonunda Rusya’yı düşünmeliyiz. Kimsenin aklına NATO ortaklarımıza saldırma fikri bile gelmemeli” değerlendirmesinde bulundu.

Seçimlerde en yüksek oyu olan sosyal demokrat parti SPD’nin parlamento grup lideri Rolf Mützenich, Kramp-Karrenbauer’in, Rusya gibi tehditler savurduğunu söylüyor. Muhafazakar Parti’nin, Rusya ile olan ilişkileri her zaman sertti ama Yeşiller’in iktidar ortağı olması ile tablo daha da sertleşebilir.

Almanya Savunma Bakanı Kramp-Karrenbauer/Fotoğraf: Shutterstock

'ÇİZGİYİ AŞTI'

Yeşiller’in önde gelen isimlerinden Jürgen Trittin Kramp-Karrenbauer’in nükleer tehdidinin Soğuk Savaş günlerinde bile ortaya atılmadığını söyledi ve “Çizgiyi aştı” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Sakharova, Almanya’ya en üst perdeden cevap verdi: “Umuyoruz ki Almanya yönetiminde Savunma Bakanlarının, silahlı kuvvetlerimizi test etme gibi acımasız arzusunu engelleyebilecek insanlar vardır”

Peki Almanya’da solcular ve liberallerin oluşturacağı yeni koalisyon NATO’nun caydırıcılık gücü hakkında nasıl düşünüyor? Olası hükümet programında NATO, ‘ülke güvenliğinin ayrılmaz bir parçası’ olarak tanımlanıyor.

Nagazaki'ye atom bombası atıldıktan sonra. Fotoğraf: Shutterstock

Resmi verilere göre Rhineland-Palatinate’deki Büchel Hava Üssü’nde ABD’nin 20 atom bombası bulunuyor. Almanya’daki Yeşiller hareketi tarihsel olarak nükleer silahlara karşı. 1980’li yıllarda nükleer karşıtı gösterilerin de başını çekiyorlardı. 1986 yılında yaşanan Çernobil felaketinin ardından Batı Avrupa’da nükleer karşıtı hareket ciddi zemin kazanmıştı. Parti programında da “Nükleer silahlarından arındırılmış bir Almanya istiyoruz” ifadeleri kullanılıyor. Fakat parti içerisinde nükleer silahlardan bir anda değil, adım adım kurtulma yönünde bir irade de var.

Rusya, imparatorluk günlerinden bu yana Baltık ülkeleri Polonya ile yakın ilişki içerisinde. Bu sebepten Almanya da Rusya’yı doğal bir rakip olarak görüyor.

Seçimi kaybeden muhafazakar partinin (CDU) dış işleri yetkilisi Johann David Wadephul, gelecek başbakan Olaf Scholz’a seslenerek, “NATO’nun caydırıcılık içeren nükleer gücünü de içeren savunma sisteminde yer almak istemeyenler ittifaka balta vurur” değerlendirmesinde bulundu.

SDP'nin lideri, Almanya'nın yeni başbakanı olacak Olaf Scholz/Fotoğraf: Shutterstock

CDU’nun önceki iktidar ortağı CSU’nun güvenlik politikaları sözcüsü Reinhard Brandl ise “Almanya’nın güvenliği pasifistlerin rüyalarına bırakılmamalı” diyor.

Liberal partide (FDP) eski başkan Guido Westerwelle’nin politikaları sebebiyle ABD’nin nükleer silahlarının Almanya’dan çekilmesini istiyor ama bu politikasını çok da açıktan ilan etmiyor.

TBMM RAPORU NE DİYOR?

Stockholm Barış Enstitüsü’nün (SIPRI) 2017 raporuna göre; Rusya’nın 7000, ABD’nin 6800, Fransa’nın 300, Birleşik Krallık’ın 215, Çin’in 270, Kuzey Kore’nin 20, Hindistan’ın 130, Pakistan’ın 140, İsrail’in 80 nükleer silahı bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin nükleer silahlarının bir kısmı Avrupa ülkelerinde tutuyor. TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı’nın 2017 tarihli raporunda şu ifadeler yer almıştı: “Nükleer silah sahibi olmayan beş NATO üyesi ülkede ise (Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda ve Türkiye) 6 hava üssünde yaklaşık 150 ABD nükleer silahı bulunmaktadır"

Kaynaklar: Die Welt, BBC, TBMM

Kaynak: Web Özel

ÖZEL HABERLER Web Özel