18 milyon liralık soygunun öyküsü: Hırsız çifti gördüler ama...

18 milyon liralık soygunun öyküsü: Hırsız çifti gördüler ama...

İspanya'nın en büyük ve en iyi şarap koleksiyonuna sahip olan Atrio adlı lüks restoran-butik otelin mahzeni soyuldu. İşin garibi, müdür ve çalışanlar daha sonra hırsız olduklarını öğrendikleri çiftten şüphelenmişti.... Çift 45 şişeyle elini kolunu sallayarak olay yerinden ayrıldı. Peki nasıl?

Tarih: 27 Ekim 2021... Yer: Caceres, İspanya... Extremadura özerk yönetiminde yer alan ve tarihi alanlarıyla meşhur şehir, Atrio'ya da ev sahipliği yapmakta. Atrio, ülkenin en gözde restoran-butik otelleri arasında yer almakta. Restoran ülkenin en büyük ve en iyi şarap koleksiyonuna sahip. 27 Ekim'in akşamüstünde meşhur koleksiyondan bir parçayı müşterisine sunmak mahzene inen garson, hemen girişte yer alan rafın boş olduğunu gördü. Hemen arkasında iki raf daha boştu. “Neyse, vardır bir sebebi” dedi içinden...

Restoranda fotoğraf çekimleri ve tanıtım işleri kapsamında bazı şarapların mahzenden çıkarılmasına alışmışlardı. Ancak garson bir tersliği hissetmişcesine arkadaki özel bölüme, özel kasaya ilerledi. Burada eşsiz Château d'Yquem koleksiyonu bulunuyordu. Korkuyla raflara baktığında Napolyon çağına kadar uzanan en eski parçaların tamamı gitmişti... Biri mahzene girmiş ve değeri 1 milyon sterlinden (18 milyon TL) fazla olan 45 şişeyle ayrılmıştı.

OLAĞAN ŞÜPHELİLER

Panik ve travma ile ortaya çıkan düşünceler önceki akşam Atrio'ya gelen iki kişilik bir masa ve bir de oda ayıran orta yaşlardaki çifte yöneldi. Otel müdürü adamın pazularını ortaya çıkaran kısa gömleğini ve kadının peruğunu hatırladı. Garson, restoranın Michelin yıldızlı yemeklerini garip bir sessizlik için sipariş ettiklerini anımsadı. Gece resepsiyonisti, gecenin ortasında oda servisi sipariş ettiklerini ve şafaktan hemen önce ayrıldıklarını söyledi.

Çift, Atrio'dan 05.30'da ayrıldı... Fotoğraf: Shutterstock

Mahzenin girişindeki güvenlik kamerasından gelen görüntüler incelendiğinde, yöneticiler artık ne ile karşılaşacaklarını biliyorlardı.

Koleksiyon parçalarının değerleri arttıkça kötü niyetli insanların hedefi haline geliyorlar. Hırsızlar kolay hedefleri seçiyor. Aracılar ise çok çok değerli şişelerin nereden geldiğini umursamıyor. Hatta satın alanlar bile umursamıyor! Peki kimsenin hiçbir şeyi umursamadığı, soru sorulmayan bir dünyada İspanyol polisi ve Atrio'nun öylece ortada kalan sahipleri cevapları nasıl bulacak?

Atrio nasıl kolay hedef oldu?

İki Michelin yıldızlı Atrio'nun ve butik otelin müdürü Carmina Marquez, 195 Euro'luk tadım menüsünün garip çiftin önüne geldiğinde yüzlerinde oluşan şaşkın bakışı anımsıyor:

“Böyle bir yemeğe aşina olmadıkları açıktı.”

ÖNYARGILARI AŞMAK...

Marquez önyargıları aşmayı öğrenmişti. Defalarca ucuz sosisli yemeye gelmiş gibi tiplerin 5 bin Euro'dan fazla hesap ödeyerek kalktığını hatırlıyor. O yüzden kadının peruğu, adamın kısa kollu gömleği, bozuk İngilizceleri ve küçük bir sırt çantasıyla gelmiş olmalarına takılmamaya çalışmıştı.

İsviçre pasaportları vardı ve kadın mimar olduğunu söylemişti. Ancak sayısız mimar konuk eden Marquez bu yapıda mimarların baktıkları şeylere bu kadının bakmadığını gördü. Atrio'nun baş aşçısı ve ortağı Tono Perez konukların masalarını gezerken çifte uğradığında her şey daha aşikardı:

“Tono onlarla ünlü İsviçreli mimar Jacques Herzog hakkında konuştu ancak bu ismi ilk kez duydukları o kadar açıktı ki...”

Ama Marquez ve ekibi hikayeler uyduran konuklara da alışıktı. Bazen Atrio lüks kaçamaklara da ev sahipliği yapardı. Tanınmamak için yalanlar söyler ve yanlarında bavullar olmadan gelirlerdi.

GECE 01.30'DA...

Daha sonra çift, ilgisiz gözüktükleri mahzen turuna katıldı ve odaya çıktı. Gece 01.30'da görevli tek personel olan gece resepsiyonisti Jose María Mostazo çiftin odasından bir telefon aldı. Yemek istiyorlardı. Mostazo mutfağın kapalı olduğunu söyledi ama salata ve biraz meyve hazırlamayı teklif etti. Kadın kabul etti. Bu, Mostazo'yu bürodan ve güvenlik kamerası monitörlerinden 10-15 dakikalığına kaldırdı.

Saat 05.30'u gösterdiğinde çift Mostazo'ya ödemeyi yaptı ve adamın taşıdığı iki şişkin seyahat çantası ile oteli yaya olarak terk etti. Mostazo, çiftin bavulsuz geldiğinden bihaberdi. Lakin deneyimli olduğu otel işinde çokça garip şey görmüştü...

MAHZENE RAHATLIKLA GİRMİŞ

Her şey bittikten sonra kameralara baktıklarında “İsviçreli” adamın mahzene elektronik bir kart veya bir cihazla rahatlıkla girdiğini gördüler. İspanyol polisi daha fazla detay vermiyor ancak aralarında 295 bin sterlin değerindeki 1806 Yquem'in de dahil olduğu 45 şişe kayıplara karıştı.

Fransa'da yer alan Chateau d'Yquem, dünyanın en ünlü bağlarından. Fotoğraf: Shutterstock

Soruşturma sürüyor. Tono Perez “Kalbimizden bir parça çalındı ve bu şekilde kandırıldığımız için neredeyse utanıyorum” diyor... Ortağı Jose Polo ise “Duyduğumda tamamen yıkıldım. Birinin paranızı almasından çok daha kötü” diye konuşuyor.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr 

*Bu haberdeki bilgilerin tamamı The Telegraph'ta Tim Moore imzasıyla yayınlanan “The Curious Case of The 1.25 Million Wine Heist” başlıklı makaleden derlenmiştir.

Kaynak: Web Özel

AB