Rasim Öztekin, Dümbüllü'nün kavuğunu bu sözlerle devretmişti: En mağduru benim

Geçtiğimiz gün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Rasim Öztekin, Türk tiyatrosunun en önemli simgelerinden olan Kavuk'u, eylül ayında Şevket Çoruh'a devretmişti. O anlar sosyal medyada gündem oldu.

09.03.2021 10:15 | Son Güncelleme : 10.03.2021 15:59

Usta oyuncu Rasim Öztekin, Kel Hasan Efendi'den İsmail Dümbüllü'ye ardından sırasıyla Münir Özkul, Ferhan Şensoy'a devredilen kavuğun 5. emanetçisi olmuştu. Geçirdiği kalp rahatsızlığı sonrası tiyatro ve sahnelerden uzak kalan Öztekin, kavuğu 20 Eylül 2020'de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenen törenle meslektaşı Şevket Çoruh'a devretmişti.

“EN MAĞDUR KAVUKLU BENİM”

Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenen törende konuşan Öztekin, “Kavuğu aldıktan 3 ay sonra kalp rahatsızlığı nedeniyle sahnelere uzak kaldım ve bu nedenle en mağdur kavuklu benim. Oynayamayacaksam kavuğun bende olmasının bir anlamı yok. Çünkü kavuklunun oynaması lazım onun için hemen devretmek istedim” ifadelerini kullanmıştı.

“KAVUĞU ALDIKTAN SONRA ALKIŞLARDAN MAHRUM KALDIM”

Kavuğun devir teslim töreninin tarihi bir an olduğunu ifade eden Öztekin şunları söylemişti: 

“Böyle törene sahip çıkmak çok güzel bir şey. Aslında hüzünlü bir devrediş olacak. Çünkü ben kavuğu aldıktan sonra alkışlardan mahrum oldum. Çünkü sağlığım dolayısıyla yapamadım tiyatro, canlı performans yapamadım. Kavuk alkış almadı yani bendeyken. Bundan dolayı biraz üzgünüm.

Zaten çok çabuk devretmemin nedeni de bu. 4 sene bende kaldı. Eğer tiyatro yapamayacak durumdaysam kavuğun bende kalmasının bir anlamı yoktu.

Kavuğu taşıma onuru, gururu, bütün tiyatro yaşantım içindeki en önemli olaydır. Ustamdan beratımı almaktır. Ondan mezun olmaktır. Böyle bir şeyle ödüllendirildiğim için gerçekten çok sevinçliyim, çok mutluyum.”

“ŞEVKET’İN TİYATROYA KATKILARI OLDU”

Şevket Çoruh’un oyunculuğu hakkında da konuşan Öztekin, sözlerine söyle devam etmişti:

“Şevket’in oyunculuğunu beğeniyorum. Şevket’in ciddi anlamda tiyatroya katkıları da oldu.

İşte bir Baba Sahne’yi oluşturdu. Çok güzel bir sahne kazandırdı. Onu yaşatmaya çalışıyor ve tiyatroya olan sevgisi, tiyatroya olan düşkünlüğünü biliyorum ve oynadığı oyunları da biliyorum. Dolayısıyla bunlar benim için bir kıstas oldu tabii.

“RASİM ABİNİN ELİNDEN ALMAK İNANILMAZ BİR DUYGU”

Şevket Çoruh ise, şu ifadeleri kullanmıştı: 

“Geleneksel Türk tiyatromuzun simgesi olan kavuğun, 20 Eylül’de Rasim Ağabey’in elinden almak, devralmak benim için inanılmaz bir duygu. Geleneksel Türk Tiyatrosu’nu temsil eden bir simge.

Aslında Türkiye’de her şeye tiyatro yapabilen, tiyatro salonları açan, oyunları oynayan, tüm tiyatro emekçilerinin simgesi. Ben de bir müddet bunu taşıyacağım.”

KAVUK GELENEĞİ NEDİR?

Kel Hasan Efendi Kavuğu, Türk Tiyatrosu’nun güldürü geleneğinin nişanesi sayılıyor.

Bu gelenek, tiyatrodaki tuluat ustalarının en renkli ismi Kel Hasan Efendi, güldürü tuluatının devamını sağlayacak olan öğrencisi İsmail Dümbüllü’ye sembolik bir nişane olarak kavuğunu teslim etmesiyle başladı.

Kavuk, 1968’de dönemin en yetenekli ortaoyuncusu Münir Özkul’a devredilmişti. Münir Özkul kavuğu daha sonra Ferhan Şensoy’a, Şensoy da Rasim Öztekin’e emanet etmişti.

Kaynak: Haber Global

Sıradaki Haber Yükleniyor