x

Haber Global

Koronavirüs günlerinde sanat: Pera Müzesi, online kısa film seçkisi hazırladı

Pera Müzesi, günlerinde yeni bir seçkiyle sinemaseverlerin yanında. Yedi kısa filmden oluşan "Evde Tek Başına" adlı programa, 30 Nisan'a kadar müzenin internet sitesi üzerinden erişilebilir...

23.03.2020 - 14:37

A -

A +

Gündelik yaşam pratikleriyle etkisinden çıkılamayan duygu ve durumları hatırlatan yedi kısa filmlik "Evde Tek Başına" programı, bugünden itibaren erişime açıldı.

Pera Müzesi'nin internet sitesi üzerinden 30 Nisan'a kadar seyredilebilir. 

Online kısa film seçkisinde yer alan filmler şunlar: 

OH WILLY… 


Willy çocukluğunu geçirdiği topluluğa geri döner, hasta annesi de yanındadır. Annesinin ölümü üzerine ormana kaçar, ancak anılar peşini bırakmaz. Kendini kaybederek mutlak aşkı bulacaktır. 

ÜST 


2015 yılında Palm Springs Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü'nü kazanan Jörn Threlfall imzalı film, ters kronoloji kullanan anlatımıyla, sessiz sakin bir banliyöde bir suç mahali yaratan olayların izini sürüyor. 

BALIK HAVUZU


Bir grup arkadaş, aralarından birinin yazlığına gider. Eve ulaştıklarında beklenmedik bir misafirle karşı karşıya kalırlar. Ezgi Kaplan'ın yönettiği 2015 tarihli Balık Havuzu'nda Esme Madra, Nazlı Bulum, Efe Tunçer, Nadir Sönmez ve Ulaş Tuna Astepe rol alıyor. 

MERKÜR 

Galeride asistanlık yapan genç bir sanatçı, galerinin sahibiyle akşam yemeğine gider. Masaya galeri sahibinin arkadaşları koleksiyoner, sanat kurumu direktörü ve küratör dahil olur. Genç sanatçı, sanat dünyasının önemli figürleriyle geçirdiği bu gecede masayı gözlemler ve diyaloglara her katılımında hayal kırıklığına uğrar. 

HOŞGELDİN LENİN 


Film, 1991'de SSCB'nin dağılmasıyla atılan heykellerden biri olduğu düşünülen, yaklaşık 2 yıl boyunca Karadeniz'de yolculuk etmiş, Akçakoca sahiline vurduktan sonra belediye binasındaki tozlu depoda "korunma" altına alınmış Lenin heykelinin hikâyesini anlatıyor. 

CARLOTTA'NIN YÜZÜ 

Yüz körü olmak nasıl bir şeydir? Carlotta, çocukluğundan beri insanların bir yüzü olduğunu düşünmemiştir. Hatta kendi yüzünü bile tanımamaktadır. Yıllar sonra, beyninde nadir görülen ve tedavisi olmayan eksiklikten haberi olur. Her şeye rağmen kendini tanımasını sağlayan şey sanat olacaktır. 

ATIL, AKINTI 

Zor zamanlarda geçen bir kişisel gelişim öyküsü olan Atıl, Akıntı, tembelliğin huzursuzluğu içindeki bir öznenin izini süren soyut bir animasyon. 

Sıradaki Haber Yükleniyor