Kılıçdaroğlu'dan bildiri tartışmasıyla ilgili açıklama

CHP lideri Kılıçdaroğlu, grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu 104 amiralin bildirisiyle ilgili olarak da açıklamalarda bulundu.

06.04.2021 14:22 | Son Güncelleme : 06.04.2021 15:11

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, 104 amiralin bildirisiyle ilgili, "Vay efendim, Türkiye'de darbeciler var. Montrö dolayısıyla emekli büyükelçiler açıklama yaptı tık yok, amiraller açıklama yaptı vay efendim darbe. Ne darbesi kardeşim? Bütün bunların üstünü örtmek için. Esnafın derdi, çiftçinin derdi dile gelmesin, işsizlik sorunu konuşulmasın. Milletin dikkatini bir yere çekelim. Koro halinde. Bunlar daha önce defalarca gazetelerde yazıldı, televizyonlarda söylendi. Sen en başta çıkıp Lozan da Montrö de Türkiye'nin güvencesidir desen bir şey olmayacak. Yok kardeşim. Geçti onlar. Kimse yemiyor artık bu numaraları. "Ben açım, aç" diyor. Dükkan kapalı dükkan, sen neden bahsediyorsun? Emekliler dünyanın neresinde darbe yapıyor. Bu kadar saçmalığı Türkiye hiç görmedi ve duymadı" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları:

Çaresizlik üreten, çaresizliğini örtbas etmek için sağa sola saldıran, yapay gündemlerle toplumu meşgul etmek isteyen bir tek kişi hükümeti ile karşı karşıyayız. 

İnsanlar can derdinde, aşı bekliyorlar. Nerede aşılar? Isparta'da yaşlı bir kadına soruyorlar, söylediği bir türlü aşı sırası gelmedi, 70 yaşını aşkınım diyor? Kim bu aşıları bulacak, Türkiye'ye getirecek? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu soruyu herkesin kendisine sorması lazım. Özellikle AK Parti'ye geçmişte oy vermiş, şimdi kafası karışık olan vatandaşlarıma seslenmek istiyorum. Bu gidiş gidiş değil diyorsan bu kardeşini dinleyeceksin. 

Sağlık çalışanlarının bir istekleri vardır, meslek hastalığını kabul edin dediler. Yapmıyorlar. Niçin yapmıyorsunuz? Bu insanlar 24 saat çaba harcarken bir taleplerini neden yerine getirmiyorsunuz? Çok sayıda sağlıkçı hayatını kaybetti bu süre içinde. Bütün bunların sorumlusu kim? Bu ülkeyi yöneten kim? Yönetiminde söz sahibi olan kim? Böyle acı bir tabloyu Türkiye'nin önüne koyan kim? Her vatandaşımın da sormasını istiyorum. 

ASLI ÖZKISIRLAR'IN ÖLÜMÜ

Milleti canından bezdirdiler. Pandemi dolayısıyla nelerin yaşandığına dair sadece iki örnek vereceğim ve herkesin dikkatle dinlemesini isterim. Aslı Özkısırlar, İzmir'de elleri ile yaptığı takıları satarak geçimini sağlıyor, bir hastalığı var, yatarak tedavi olması lazım, bir türlü boş yatak bulamıyor. Sonunda 'Neredeyse 10 günden fazladır hastaneye yatış için bekliyorum, ama siz yapın kongrenizi' diyor. Bu genç kızımıza yatak bulunamadı, hayatını kaybetti. Sorumlusu kim? Yine Bay Kemal diyecek? Sensin sen, hala bilmiyor musun, sen yönetiyorsun bu ülkeyi. Soruyorlar 'dostlarınız kim?'. Bu ülkenin garibanlarıdır, esnafıdır, apartman görevlileridir bizim dostlarımız. Halktır, halk bizim dostlarımız.

KAYSERİ'DEKİ ÖRNEKLE MASKE CEZASI TEPKİSİ

Kayseri'de Sidar adında 16 yaşında bir kızımız, evine giderken güvenlik görevlisi çağırıyor. Maskeyi nizami takmadın diyor, ceza kesiyor. Gencecik fidan gibi kızımızın babası esnaf, 900 lira ceza kesiyorlar. Ödeyemiyorlar. 22 Mart'ta mektup, 23 Mart'ta icra servisine geleceksin diyorlar. Açıklama şöyle, 'borcunuzun mallarınızla haczadilerek paraya çevrilmek suretiyle tahsil edileceğini bilin' diyor. 16 yaşındaki kız, maskeyi nizami takmamış, 900 lira ceza, ödeyemiyor, hacizle parayı alacağız diyor. Bu bir zulüm değil mi? Bir de şuna bakın. AK Parti'nin kongresi. Maskesiz bir sürü insan var, ceza yazan var mı? Yok. 16 yaşındaki Kayseri'deki Sidar'a 900 lira ceza, vicdan kabul eder mi? Bu tabloyu, AK Partili, MHP'ye oy veren kardeşlerim içlerine sindiriyorlarsa bir şey demiyorum. Adaletsizlik var diyorlarsa beni dinleyin. Sözüm sözdür, bu ülkeye mutlaka, adaleti, adaleti, adaleti getireceğiz. 

Karadeniz'den başladılar, kalabalık kongreler. Yanlış arkadaş. Defalarca söyledik, bunlar yanlıştır diye. CHP kurultayında bütün sosyal mesafeler korundu, AK Parti kurultayında yok. CHP devleti yönetmemektedir, AK Parti'nin bir kişisi devleti yönetmektedir. Kurultayı yapmadan önce Sağlık Bakanlığı'na yazı yazdık, kongremizi nasıl yapalım diye. Kapalı yerde yapmayacaksınız dediler. Biz de yaptık. Söyleyin bakalım. Devleti kim daha iyi yönetir? Kim adaletle yönetir? 

BİLİM KURULU TEPKİSİ

Bir de bilim kurulu var. Allah aşkına kendinize bilim kurulu demeyin, bilime ayıp. Oturmuşlar koltuğa, 4 Nisan'da ABD'yi vaka sayısında geçtik. Dün 193 kişi resmi rakamlara göre hayatını kaybetti. Bilim kurulu tamamı hikaye. Hiçbirisinin bilimle ilgisi yoktur. Orada oturanların hiçbirisinin bilimle ilgisi yoktur. Senin kurallarına uymazlarsa izzet ü ikbal ile çekileceksin. Oturmuşlar oraya, bilim kurulu ayrı havada, Sağlık Bakanı ayrı telden çalıyor, saray ise kaç kişi ölürse ölsün. Bu mudur devleti yönetmek? 

Peki, bu fatura kime çıkıyor? 193 kişi hayatını kaybetmiş, insan gece uyumaz. Bunların umrunda bile değil. 100 bin kişi de ölse umurlarında değil. Ben paramı nasıl alacağım, Londra'daki bankalara nasıl yatıracağım, dertleri bu. Beşli çetenin garantilerinin tamamı dövizle. Peki, esnafın, manavın, taksicinin, sokak satıcılarının durumu, simitçilerin, pastacıların, yeşil saha çalıştıranların durumu. Bin lira verdim idare edin, bir ay geçinin bakalım, nasıl geçiniyorsun? Senin gözünün önünde sadece Amerikan doları var, Avrupa'nın avrosu var. 

"BİR AYAKKABICI 'İLK DEFA BANA İKİNCİ EL AYAKKABI VAR MI?' DİYE SORULDU DİYOR"

Ramazan ayı geldi, en çok iş yapacağımız dönemde dükkanlar kapandı diyor bir esnaf kardeşimiz. Senin dükkanının kapanmasına neden olan kongreleri kim yaptı? Her 100 metrede bir dükkan kapatıldığını görüyor arkadaşlarımız. Geçinemiyor adam. Kirayı ödeyemiyor. Saraydakiler bunu biliyor mu? Bilse ne olur, bilmese ne olur? Onun gözünde esnaf yok ki, nasıl olursa vururum ensesine tokadı, alırım oyumu. Bu esnaf eski esnaf değil, sana sandıkta hesabını soracak. 2000 nüfuslu Aksu ilçesinde, 6 aydır açığım, 25 bin lirayı bulan veresiye defterim var diyor. Bu vatandaşın yaşadığı sorunları siz biliyor musunuz? İntiharlardan haberiniz var mı? Yoksulluk diz boyu, haberiniz var mı? Aksu'da bir ayakkabıcı, 30 yıldır satarım, ilk defa bana ikinci el ayakkabı var mı diye soruldu diyor. Erdoğan çıkıp esnafın dükkanına gidebilir mi? Hayatta gidemez. Belki 50 bin koruma ile gider. Bu mudur devleti yönetmek? Bu mudur milliyetçi olmak? Aynı şeyi Bahçeli'ye de soruyorum. Bu tabloya Bahçeli de destek veriyor. Ülkücüleri dışında tutuyorum. Çok rahatsız olduklarını gayet iyi biliyorum. Bahçeli bütün bu yoksulluğu değirmenine su taşıyan kişidir. Emin olun bunlarda vicdan yok. 

"2002'DE EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI İLE 7 ÇEYREK ALTIN ALINIYORDU"

Emekli ikramiyesini en az 1500 lira yapacağız. Emekliyi öyle bir hale soktular ki, gramla et alıyor. Tavuğu dörde bölüyorlar, bir paraçasını alıyor, Bursa'da anlattılar. Emeklilerin günahı ne? 30-35 yıl çalıştılar, alın teri döktüler, gelir vergisi ödediler, emekli oldular, emekli oldular diye iktidar bunlara zulmetmeye başladı. Enflasyon kaç? Margarin son bir yılda yüzde 39, tavuk eti yüzde 44, ayçiçek yağı yüzde 60, yumurta fiyatı yüzde 60 arttı. Dul ve yetim aylığı alanlar var. 2 milyon 600 bin kişi. Bunlar ayda 763 lira alıyor. 763 liraya dul ve yetim geçinmeye çalışıyor. Bunlarda vicdan var mı, ahlak var mı? İstanbul'da Nişantepe'ye gittim, Erdoğan'ın gidip orayı görmesini isterim, diyecek ki burası Türkiye mi Afrika mı? Senin haberin yok. 2002'de en düşük emekli aylığı ile 7 çeyrek altın alınıyordu. Şimdi 2 çeyrek. 

19 yıl devleti yöneteceksin 10 milyon 287 bin işsiz yaratacaksın. Sonra da çıkıp bu memleketi ben güzel yöntemiyorum diyeceksin. Üniversiteyi bitirmiş pırıl pırıl çocuklar. Bu evlatlarımızı umutsuzluğa sevk etme hakkın var mı? Gençlere sözüm var, sizin elinizden alınan bütün hakları size ilave edeceğiz ve tamamını telafi edeceğiz. 

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri eylem yapıyor, silah yok, saldırı yok. Boğazını sıkıyorsun, niçin. Talimatı verene iyi dikkat edin. Sizin nefesinizi kesiyorlar. Boğazınıza biniyorlar. Hak arama talebinizi kesmek istiyorlar. Benim size sözüm var. Türkiye'de Allah'ın izni ile iktidar olduğumuzda, bizi özgürce eleştirebileceksiniz. Bu hakkı vereceğiz size. 

Herkesi darbeci ilan ediyorlar. Herkesi terörist ilan ediyorlar. 8 Nisan Dünya Romalar Günü. Bunlar yaşamıyorlar, aç bunlar. Dünya Romanlar Günü'nde Romanlar en büyük açlığı ve yoksulluğu yaşayan kesim. Onların da haklarına sahip çıkmamız lazım. 

"İKTİDAR OLACAĞIZ"

Tablo böyle. İşleri güçleri CHP'ye saldırmak. Hep bize saldırıyorlar, ya biz ne zaman olduk tek başımıza? Şimdi olacağız ama. Milletin desteği ile olacağız, Türkiye nasıl adaletle yönetilirmiş, bütün dünyaya göstereceğiz. 

AK Parti ve MHP'ye geçmişte oy vermiş vatandaşlarıma sormak isterim. Defalarca sordum. Merkez Bankası kasasındaki 128 milyar dolar nereye gitti? Kim aldı 128 milyar doları? Esnaa sordum, simitçiye sordum, dalga mı geçiyorsun diyorlar? 128 milyar dolar nereye gitti diye soran Merkez Bankası Başkanı'nı neden görevden aldın? 

Bahçeli hiçbir zaman işsizlerin, esnafın, çiftçinin derdini dile getirmiyor. Onun tek derdi sarayın bekçiliğini yapmak. Ülkücü kardeşlerime şunu söylemek isterim, hiç meraklanma, ben milliyetçiliğin ne olduğunu Bahçeli'ye de göstereceğim, dünyaya da göstereceğim. Ben saray beslemelerine asla ve asla itibar etmeyeceğim. 

104 AMİRALİN BİLDİRİSİ

Vay efendim, Türkiye'de darbeciler var. Montrö dolayısıyla emekli büyükelçiler açıklama yaptı tık yok, amiraller açıklama yaptı vay efendim darbe. Ne darbesi kardeşim? Bütün bunların üstünü örtmek için. Esnafın derdi, çiftçinin derdi dile gelmesin, işsizlik sorunu konuşulmasın. Milletin dikkatini bir yere çekelim. Koro halinde. Bunlar daha önce defalarca gazetelerde yazıldı, televizyonlarda söylendi. Sen en başta çıkıp Lozan da Montrö de Türkiye'nin güvencesidir desen bir şey olmayacak. Yok kardeşim. Geçti onlar. Kimse yemiyor artık bu numaraları. "Ben açım, aç" diyor. Dükkan kapalı dükkan, sen neden bahsediyorsun? Emekliler dünyanın neresinde darbe yapıyor. Bu kadar saçmalığı Türkiye hiç görmedi ve duymadı. Telefonla Yargıtay'a 'Siz de bildiri yayınlayın'. Esas duruş askerlikte olurdu bilirdim. Üniversiteye telefon, Danıştay'a telefon. Artık bunlar devleti yönetemiyorlar. Bu numaraları millet yemiyor. Bu millet diyor ki, sandığı getir kardeşim, sandığı getir diyor. Bırak bağırmayı kardeşim. 

Darbe hikayelerini güçlendirmek için bir parça itibarı olan Hürriyet gazetesi üzerinden CHP'ye saldırmaya başladılar. O gazetenin geçmişine üzülüyor insan. Gerçekten amiral gemisi, şimdi kuyrukta sandal bile olamaz. O da CNN Türk de ne yaparsa yapsın, bildiğimiz yoldan dönmeyeceğiz, dönmeyeceğiz, dönmeyeceğiz.

Bir şey daha, Erdoğan'ı övelim bir de, açıklama yapmış; "Vatanı satmak, kendi dirayetsizliğiniz, işbilmezliğiniz yüzünden ülkeyi kriz üzerine krize sokmakla olur" diyor. Vatanı satmak demek, ihanet etmek demektir. Erdoğan'ın bu sözünü tutacağım, iktidar olduğumuzda bu vatan hainlerinin hepsinden hesap soracağım.

Kaynak: Haber Global

Sıradaki Haber Yükleniyor