Aile içi şiddet tırmanıyor: Önleyici karar sayısı arttı ama...

Aile içi şiddet tırmanıyor: Önleyici karar sayısı arttı ama...

Pandemide kadına karşı şiddet olaylarında önemli artış yaşandı. Koruyucu yargı kararlarında da büyük yükseliş olsa da hukukçular, salgın koşulları sebebiyle erkeğin evden uzaklaştırılması kararlarının gecikebildiğini söylüyor. Evleri ayırmayan çiftlerde erkeği evden uzaklaştırmak da ayrı bir sorun.

Pandemi süresince yaşanan uzun karantina süreleri ev içi şiddet vakalarını artırdı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın faaliyet raporuna göre ise 2019 yılında 38 bin 347 adet aile içi ve kadına yönelik şiddet olayı yaşanırken 2020 yılında bu rakam yüzde 13 artışla 43 bin 154’e çıktı.

Aile içi ve kadına yönelik şiddet olaylarında 2019 yılında 42 bin 551 kişi mağdur olurken bu sayı 2020 yılında 48 bin 210’a yükseldi ve yine yüzde 13 artış yaşandı. Söz konusu mağdurlar için 2019 yılında 10 bin 679 koruyucu ve önleyici tedbir kararı alınırken 2020 yılında bu rakam 15 bin 52’ye çıkarak yüzde 41 arttı!

Jandarma Genel Komutanlığı’nın her ay açıkladığı veriler takip edildiğinde ise örneğin Ağustos 2019’da 4 bin 768 kadın hakkında şiddet mağduru sıfatıyla işlem yapılırken, Ağustos 2020’de bu rakam 5 bin 558’e çıktı.

Eylül 2019’da söz konusu kapsamda 3 bin 724 kadın hakkında işlem yapılırken Eylül 2020’de bu rakam 4 bin 51’e yükseldi. 

NEDEN PANDEMİDE ARTIŞ GÖRÜLDÜ?

Avukat Elif Demirkol, sözlü şiddetin ve tartışmaların arttığını bu durumun darba kadar gittiğini belirtiyor. Demirkol bireylerin salgın koşullarında kısıtlanmasından dolayı sadece kadına şiddet değil aile içi şiddet vakalarının da arttığı görüşünde.

“ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL MANEVİ DE OLUYOR”

Avukat Kevser Yıldırım, salgın döneminde boşanmaların arttığını ifade ediyor. Bu dönemde fiziksel şiddetle birlikte psikolojik olarak da şiddetin artış gösterdiğini ifade eden Yıldırım, “Şiddet sadece fiziksel değil, manevi de olabiliyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

“DİĞER ASAYİŞ OLAYLARINDA DÜŞÜŞ VAR”

Aile içi şiddet olaylarının dışında diğer asayiş olaylarında da önemli bir düşüş gördüklerini aktaran Avukat Celayir, Özellikle hırsızlık noktasında ciddi bir düşüş olduğunu ifade ederek, bununla beraber yankesicilik gibi suçların da belirgin düzeyde azaldığına dair değerlendirmede bulunuyor.

“CANINI KURTARDIĞI İÇİN…”

Koruma kararı alınmasına yönelik kadınların durumuna da değinen Avukat Kevser Yıldırım, “Psikolojik şiddet de koruma kararı kapsamına giriyor” diyor. Salgınla birlikte önemli koruma kararı alınması için çok yeterli unsurun bulunduğunu söyleyen Yıldırım, müvekkilleriyle yaşadığı tecrübelere istinaden şu ifadeleri kullanıyor:

Psikolojik şiddet genelde çok önemli değilmiş gibi davranılıyor. Kadınlar şiddete maruz kaldıklarında kendilerini canlarını kurtarmış gibi bir pozisyonda buluyorlar. Bu yüzden koruma kararını artık çok ciddi boyutta fiziksel şiddet varsa talep eder konuma gelenler oluyor.

“UZAKLAŞTIRMA KONUSUNDA NET BİR ÇÖZÜM YOK”

Uzaklaştırma kararı konusunda sözlerine “Uzaklaştırma bir karar değil, tedbirdir” şerhini düşerek başlayan Demirkol, salgın döneminde bu noktada bir tıkanıklık olduğunu ifade ediyor. Demirkol, bu aksaklığın sebebini şöyle açıklıyor:

Eğer eşlerin evleri ayrılmışsa uzaklaştırma kararı çıkartmakta bir sıkıntı oluşmuyor. Savcılık uzaklaştırma kararını hemen çıkarıyor. Ancak aynı evdeyseler pandemi nedeniyle bu kararı çıkartmak zorlaşabiliyor.

'BAŞVURUMUZU YAPIYORUZ, KARARIN ÇIKMASI UZUN SÜRÜYOR'

Avukat Ayşegül Celayir ise pandemi öncesinde hemen uzaklaştırma kararı alınabildiğini söylerken, "Şu anda adliyeler acil işler dışında kapalı. Aile içi şiddet noktasında başvurumuzu yapıyoruz ama bu kararın çıkması şu an uzun sürüyor. Mahkemelerde de çok sınırlı sayıda çalışan var. Dolayısıyla pandemi öncesinde aldığımız koruma kararlarının hızını pandemi sürecinde göremedik" değerlendirmesinde bulunuyor.

Kaynak: Web Özel