Doğu Akdeniz'de Türkiye karşısındaki dörtlü ittifak sarsılıyor

Doğu Akdeniz'de Türkiye karşısındaki dörtlü ittifak sarsılıyor
Yavuz sondaj gemisi Kocaeli'nin Dilovası'ndan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından uğurlanmıştı. Fotoğraf: AA

Türkiye Ortadoğu'da yeni bir sayfa açtı. Bu durum siyasetten ekonomiye pek çok cepheyi etkileyecek. Mısır ve İsrail'le kurulan ilişkiler Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni rahatsız edecek gibi gözüküyor. Peki Ortadoğu'da bu kez kartlar neden yeniden karılıyor?

Türkiye Ortadoğu’da yeni bir sayfa açtı. İlişkilerin gergin olduğu Mısır ve İsrail ile farklı bir dönemin içindeyiz. Henüz taraflar karşılıklı iyi niyet beyanlarında bulunurken Birleşik Arap Emirlikleri ile üst düzey temaslar gerçekleştirildi.

Birleşik Arap Emirlikleri ile dışişleri bakanları düzeyinde bir temas olurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçen Ağustos ayında BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoun bin Zayed Al Nahyan’ı kabul etmişti.

Sisi’nin Mısır’da Mursi iktidarını devirmesinin ardından 9 sene sonra 5-6 Mayıs 2021 tarihinde Türk diplomatlar ile Mısırlı diplomatlar aynı masa etrafında buluştu. Öte yandan geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrailli mevkidaşı ile telefonda görüştü. Geçen hafta Bahreyn Dışişleri Bakanı da Türkiye’deydi.

Türkiye’nin Ortadoğu politikası Doğu Akdeniz’deki enerji rezervleri için de çok önemli. Türkiye ile arası iyi olmayan İsrail, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan, Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine tutundukları tavır ile dikkat çekiyor.

KRİZ OLUŞTUKÇA YENİ BLOKLAR

 Ortadoğu, Avrasya ve Asya-Pasifik Araştırmaları Platformu (ODAP) Direktörü Dr. Ali Semin, Türkiye'nin son yıllarda Ortadoğu politikasının krizlerle dolu olduğunu ve bundan bir sonuç elde edilemediğini söylüyor. Semin’e göre; Türkiye şu an geç de olsa bu krizlerin önüne geçti. Uzmana göre; bölgesel krizler sadece ABD veya Rusya’nın dahli ile çözülemeyecek bir noktada.

İSRAİL VE MISIR İLE YAKINLAŞMANIN ÖNEMİ

Doğu Akdeniz krizinde İsrail, Mısır, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin oluşturduğu blokun yıkılması için ilişkilerin düzeltilmesi gerektiğine dikkat çeken Semin, "İstediğiniz kadar Libya ile münhasır ekonomi bölge ya da deniz yetki alanı konusunda mutabakat muhtırası imzalayın, karşınızdaki bloğu zayıflatmadığınız müddetçe bunun başarıya ulaşması mümkün gözükmüyor. Karşı taraftan en az 4 ülkeden Mısır'ı ya da İsrail'i yanımıza çekmemiz lazımdı. İsrail ile Mısır'la ilişkilerin gelişmesi demek, Türkiye'ye karşı oluşan bloktan daha düşük profilli bir tepki gelmesi demektir" diyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önce 18 Ağustos’ta BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoun Bin Zayed Al Nahyan'ı kabul etti, 31 Ağustos’ta ise Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Fotoğraf:AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıklamalarında Ortadoğu’daki krizlerin bölgesel işbirliği ile çözülebileceği çağrısı yapıyor. Semin’e göre bu ülkeler arasında işbirliği olmayınca uluslararası güçler devreye girerek sorunu daha çözümsüz bir hale getiriyor. Ortadoğu, Avrasya ve Asya-Pasifik Araştırmaları Platformu (ODAP) Direktörü Dr. Ali Semin “Sizin ne daimi düşmanınız, ne de daimi dostunuz var, sadece daimi ulusal çıkarlarınız olmalı" ifadelerini kullandı.

'KATI BİR KUTUPLAŞMA VARDI'

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Levant Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan da bu görüşmelerin Ortadoğu genelinde yaşanan normalleşme sürecinin bir parçası olarak görmek gerektiğini dile getirdi. Bölgede son yıllarda daha katı bir kutuplaşma ve ittifakların söz konusu olduğunu aktaran Orhan, "Bir tarafta BAE, Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn, İsrail gibi ülkeler bir taraftan da Türkiye ve Katar'ın bir arada olduğunu görüyorduk" şeklinde konuştu.

Fatih Sondaj Gemisi, Doğu Akdeniz'de sondaj çalışmaları yürüttü. Fotoğraf: AA

LİBYA BAŞARISI

Orhan, ABD'nin Ortadoğu'daki varlığını azaltacağını gösteren yaklaşımları nedeniyle bölge ülkelerinin sorunlarını kendi aralarında çözme yönünde bir tavır geliştirmeye başladığına dikkat çekiyor. Orhan, "Özellikle Türkiye'nin Libya'daki başarısı, önemli bir aktör haline gelmesi, Körfez ülkelerini ilişkileri tekrar değerlendirme noktasına itti. Daha önce Doğu Akdeniz konusunda Türkiye'yi rahatsız etmek için Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile daha yakın ilişki içerisindeydiler. Şimdi normalleşme süreciyle taraflar sahada karşı karşıya gelmeden, işbirliğine dayalı ilişki içerisine evrilme konusunda bir anlayış ortaya çıkmaya başladı" diyor.

Mısır, S. Arabistan ve BAE gibi üç aktörün Suriye, Libya ve Türkiye konusundaki ortak tutumlarının, aralarında sorun çıkmasıyla bozulduğunu söyleyen Orhan, "Kendi aralarındaki katı ittifakın zayıflaması, Türkiye ile ilişkilerinde yumuşama arayışına yönlendirdi. Nitekim İsrail, Doğu Akdeniz konusunda Türkiye ile bir işbirliği imkanı olduğunu düşünüyor. Ama aradaki siyasi sorunlar, taraflar arasındaki normalleşmenin önünde bir engel oluşturuyordu. Hızlı ilerlemiyor ancak bir normalleşme süreci başlıyor" dedi.

cihat.aslan@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

ÖZEL HABERLER