Bu ayrımcılık bitmiyor... Hamile kadını işe almayan şirkete ceza!

İşe alınacağı sırada hamile olduğunu öğrenen bir kadın 'pandemi' gerekçesiyle işe alınmadı. Hakkını arayan S.G'nin yaşadıkları ders niteliğinde karara yol açtı. Kadınlara iş görüşmesinde sorulan 'Ne zaman evleneceksiniz?', 'Çocuk düşünüyor musunuz?' gibi sorular kadın istihdamının önünde bir engel.

Bu ayrımcılık bitmiyor... Hamile kadını işe almayan şirkete ceza!

Uluslararası faaliyet gösteren bir laboratuvar firması Türkiye'deki laboratuvarı için laboratuvar teknikeri iş ilanı yayınladı. İlana başvuran S.G. isimli kadın 10 Eylül 2020'de firmanın insan kaynakları ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmenin ardından S.G'ye 15 Eylül 2020 tarihinde iş başvurusunun kabul edildiğine dair firmadan e-posta aldı. S.G'ye işe başlamak için gerekli evrakların hazırlanıp en geç 17 Eylül 2020 tarihine kadar iletilmesi gerektiği belirtildi.

İşe alım sürecinde hamile olduğunu öğrenen S.G., 16 Eylül 2020 tarihinde firmaya gebe olduğunu bildirerek, kendisi açısından çalışmanın sorun teşkil etmeyeceğini ifade etti.

Firma S.G'ye, pandemi sürecinin anne bebek sağlığına dikkat edilmesi gereken özel bir dönem olduğunu gerekçe göstererek işe almaktan vazgeçtiğini bildirdi.

Ayrımcılığa uğradığını belirten S.E.'nin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK) başvurdu.

"ÇALIŞMASI İSABETLİ GÖRÜLMEDİ"

Başvuruyu inceleyen TİHEK, muhatap firmadan konu ile ilgili yazılı görüş istedi. Gelen yazılı görüşte özetle firma, "Başvuranın hamile olduğunun öğrenilmesi üzerine sağlık hakkı gözetilerek laboratuvarda çalışmasının isabetli görülmediğini, pandemi sürecinin anne bebek sağlığına dikkat edilmesi gereken özel bir dönem" cevabını verdi.

"DİĞER BİREYLERE GÖRE RİSK AYNI"

Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı'nın da görüşüne başvuran TİHEK'e bakanlık, hamile kadınların pandemi sürecinde diğer bireylere göre daha fazla risk altında olup olmadığı hususunda gebeliğin virütik enfeksiyonlara yakalanma açısından ek risk faktörü olmadığını, ancak hastalığa yakalanan gebelerde olumsuz sonuçlarla karşılaşma riskinin arttığını ifade etti.

Bakanlık ayrıca, gebelerin Kovid-19 enfeksiyonuna yakalanma riskinin toplumdaki diğer erişkinlere benzer göründüğünü; öte yandan influenza (grip) enfeksiyonuna göre Kovid-19 enfeksiyonu ile ilgili gebelerdeki çalışmaların henüz yeni ve yetersiz olması nedeniyle ancak ilerleyen dönemlerde yapılacak yeni çalışmalarla bu konudaki kesin bilgilere ulaşılacağını belirtti.

"7 BİN TL CEZA"

Görüşler ışığında kararını veren TİHEK, firmanın 'gebelik nedeniyle doğrudan ayrımcılığa uğradığı' iddiası açısından ayrımcılık yasağının ihlali yapıldığına karar verdi. Firma hakkında 7 bin TL idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

"SAYI GİTTİKÇE ARTIYOR"

Türkiye'nin 1986 yılında Birleşmiş Milletler'in kadına karşı ayrımcılık sözleşmesini imzaladığını anlatan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, Anayasa'nın eşitliğin yanında olan bir kurum olduğunu belirtiyor.

Uygulamada bunu yerine getirmeyen örneklerin sayısı gittikçe arttığını söyleyen Güllü, "Sadece yasa var yapmayayım diyenlerin yerine, 'ben uygulamam', 'bana verimsiz geliyor' diyenler var" ifadelerini kullandı.

"NE ZAMAN HAMİLE KALACAKSIN?"

İşe alırken görüşmelerde, 'Ne zaman evleneceksiniz?', 'Ne zaman hamile kalmayı düşünüyorsunuz?' gibi soruların sorulduğuna dikkat çeken Güllü, bunların kadınların iş dünyasına, istihdama atılmasının önünde engel olduğunu söylüyor.

Yasal mevzuat olarak İstanbul Sözleşmesi'nin içerisinde de bu vardı diyen Güllü, durumun kadınların istihdama katılmasının önündeki ayrımcılığın kaldırılmasına yönelik devletin kendi içerisinde hareket planı ya da politika hayata geçirmesiyle ilgili olduğuna dikkat çekiyor. 

Güllü, "Devletin en üst noktası bu politikayı uygulamaktan vazgeçtikten sonra bunu siz hangi kuruma, hangi yargıya İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun kararını verip işe geri alınmasını sağlayacaksınız" ifadelerini kullandı.

Güllü, son olarak şunları söyledi: "Kadınların önündeki haksızlık ve eşitsizliğe rağmen ‘aile kurun’ dediğiniz bir noktada aileyi kurma anlamına girdiğinde hayatın içinde kenara çekilmesi eşitliğe aykırı bir harekettir. Mağdur sivil toplum örgütleriyle birlikte mücadele etmeye devam etmeli ve vazgeçmemeli."

Kaynak: Web Özel