Ölü sayısı neden kalıcı olarak 200'ün altına inmiyor?

Ölü sayısı neden kalıcı olarak 200'ün altına inmiyor?

Aşılamada günlük 1 milyon doz yaptığımız günler geride kaldı. Pek çok vatandaş hatırlatma dozunu olmuyor, yoğun bakımlar dolu. Ölü sayıları uzun süredir kalıcı olarak günlük 200'ün altına neden inmiyor?

Yaz aylarında aşılamada günlük bir buçuk milyon seviyesi bile görülürken şu an tablo pek iç açıcı değil. Aşı karşıtları bir yana hatırlatma dozunun yaptırmayanlar da yoğun bakımları dolduruyor. Bağışıklığını kaybedenlerin sayısı aşı yaptıranlardan daha fazla olmaya başladı.

Nitekim Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ikinci doz aşı ile üçüncü doz aşı arasındaki sürenin uzatılmasının antikor düzeyini düşürdüğünü ve aşının koruyuculuğunu azalttığını söyledi. Koca, verilere göre; 2 milyon 807 bin kişinin, yaptırması gereken üçüncü doz aşısını henüz yaptırmadığını açıkladı. 

Pandemi nedeniyle 19 Ağustos'ta 216 kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan ölüm rakamlarına baktığımızda ise ölü sayısının kısa birkaç günlük periyotlar harici kalıcı olarak 200'ün altına inmediğini görüyoruz.

Peki ölü sayıları neden kontrol edilemiyor? Bağışıklık kişiden kişiye nasıl değişiyor? 3'üncü ve 4'üncü doz aşılamalarda son durum ne? Salgınla başladığımız mücadelede tekrar başa mı dönüyoruz?

'YARI YARIYA AŞILAMA DÜŞTÜ'

Yaz aylarına göre; aşılama oranlarının neredeyse yarı yarıya düştüğünü ifade eden İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, "Daha önce fakültede 350-400 kişi aşı oluyorsa şu an bu sayı 150" dedi.

Sinovac yaptıranların 3 ayın ardından antikorlarının sıfırlandığını belirten Tükek, aşılama sonucu elde edilen olumlu tablonun yavaş yavaş kaybedilmeye başlandığını aktarıyor. Tükek, ölü sayılarının 200'ün altına düşmemesinin sebeplerinden birinin bağışıklığını kaybedenlerin tekrar enfekte olmasından kaynaklandığını belirtti. Tükek, "Kaybedilen bağışıklıkla hastalanıyorlar ve yoğun bakım, ardından ölüm. Şimdi Biontech aşısı yaptıranlar da o tempoya girecek. Çünkü 6'ncı ay doluyor." ifadelerini kullandı.

"AŞI TEMPOSU DÜŞTÜKÇE..."

Tükek, şöyle devam etti: "Aşı temposu düştükçe, ilk aşılananlar aşısız gibi bir hale geliyor. Sinovac olanların hatırlatma dozunu hatırlamaları lazım artık."

3'ÜNCÜ VE 4'ÜNCÜ PİK FARKI

Yoğun bakım uzmanı Prof. Dr. İsmail Cinel, aşının önemini şu rakamlar üzerinden anlattı.

📌Pandeminin 3'üncü dalgasında 15 haftalık süreçte 20 bin 214 insanımız hayatını kaybetmişti.

📌Şu anda pandeminin 4'üncü dalgasının içerisindeyiz ve bu 15 haftalık süreç içerisinde sadece 20 bin 90 kişi vefat etti.

📌Pandeminin 4'üncü dalgası ile 3'üncü dalgası kıyaslandığında yakın sayıda kişi hayatını kaybetti.

📌Aynı sayıda ölüm, ama vaka sayısı o dönem günlük 5 binlerdeydi, şu anda 28-30 bin bandında. 3'üncü dalga bitti sönümlendi, 4'üncü dalga hala devam ediyor.

📌3'üncü dalga biterken ölüm sayısı ortalamalarda 50'ye kadar düşmüştü, şimdi ise 4.5-5 katı ölüm var.

📌Burada en önemli faktör yapılan aşılar. Tabi kış aylarına girmemiz, bu kadar çok sayıda günlük vaka, önümüzü tam göremememize yol açıyor. Sinovac'ın 2.5-3 ay, Biontech'in ise 6 ay koruduğu görülüyor."

"YAŞLILARDA KORUMA SÜRESİ DAHA AZ"

Aşının etkisi geçen ciddi bir grubun varlığından söz eden Cinel, "Bunlar ne olacak? Bu hastalığa tekrar tekrar yakalanılabiliyor. Bu virüsün özelliği ile ilişkili bir şey. Kalıcı bağışıklık söz konusu değil" ifadelerini kullandı.

Pandeminin yaşlı nüfusun ölümüne yol açtığını söyleyen Cinel, "Yaşlı popülasyonunda kalıcı bağışıklık yok, aşıların koruma süreleri ve yaşlı popülasyonda daha da az olabiliyor. Virüsün hedefi kesinlikle bu grup. Aşılama hızımızın yavaşladığını biliyoruz. Hastalandıklarında az oranda da olsa bu insanlar sonuçta yoğun bakımlara düşüyorlar. Bağışıklığı azalan kitleler her gün riskli gruba ekleniyor" değerlendirmesinde bulundu. 

cihat.aslan@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

ÖZEL HABERLER