Kutuplara yağmur yağarsa ne yapacağız?

Kutuplara yağmur yağarsa ne yapacağız?
Kutup ayıları soyu tükenme riski olan canlılardan. Fotoğraf: Shutterstock

Yapılan araştırmalar 2060'lı ve 2070'li yıllarda kutuplara yağmur yağmasını bekliyor. Uzmanlara göre bu bir felaket. Kutupların iklim dengesinin bozulmasının sandığımızdan büyük sonuçları var...

Son birkaç yıldır bildiğimiz dünyaya ilişkin ezberlerimiz bozuldu. Bozulan ezberlerimize havanın durumu da dahil. Yaz aylarındaki büyük seller can alıyor, orman yangınları haftalarca sürebiliyor. Yeni bir durumla daha karşı karşıyayız. Çok da uzak olmayan bir gelecekte buzullara yağmur yağmaya başlayacak.

Nature Dergisi tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre; küresel ısınma bu hızla devam ederse 2060-2070 yılları arasında buzullarda yoğun ve şiddetli yağışlar görülecek. Zaten atmosferdeki metan ve karbondioksit gazlarının yoğunluğu buzulların erimesine neden oluyor, üstüne yağacak şiddetli yağışların da bu süreci hızlandırması bekleniyor.

Uzmanlara göre; buzullara yağacak şiddetli yağmurlar buzul topraklarını yeşillendirebilir. Burada oluşacak yaban hayatı ise sera gazı salınımını artırabilir.

ATMOSFERİN NEMİ ARTIYOR

Manitoba Üniversitesi’nden Michelle McCrystall buzullara yağmur yağmasını bekleyen araştırmanın başyazarı. Araştırmaya göre; havanın gittikçe ısınması, buzulların erimesi, atmosferin nem oranını artması bir noktada bu yağışları kaçınılmaz yapıyor.

McCrystall son yıllarda buzulların erime şiddetinin arttığını söyleyerek, özellikle Grönland’da çığların bir hayli fazla olduğunu anlatıyor. Uzmanlara göre buzullarda görülen çığlar artmaya devam edecek. İngiltere Kraliyet Okyanusyografi Merkezi’nde iklim araştırmacısı olarak görev yapan Marliena Oltmanns buzullara gelecek yağmurların tarihinin tahmin edilemeyeceği görüşünde.

Araştırma son yıllarda küresel ısınmanın seyrinin buzul yağmurlarının takvimini 10 ila 20 yıl öne çektiğini söylüyor. Buzullar dünyanın herhangi bir noktasından üç kat daha fazla yıllık sıcaklık artışı yaşıyor. 15 ülkeden 133 bilim insanının buzulları izlemek için oluşturduğu Arktik Rapor Kartı’na göre; orman yangınlarının küresel sisteme verdiği ısı enerjisi de buzulları tehdit ediyor.

25 YILDA KAZANDIĞINI KAYBETTİ

Temmuz ayında toplanan bir veriye göre; Grönland bu yıl son 25 yılda kazandığı kadar buzul tabakasını bu yıl kaybetti. Son 20 yıldır mühendisler buzullardaki erimenin zararlarını nasıl sınırlı tutacaklarına kafa yoruyor. Buzul araştırmacısı Zoe Courville yağmur yağması ihtimalini düşünmek bile istemediğini söyledi.

Bazı araştırmacılar özellikle buzullardaki yiyecek depolarının yağan yağmurdan ciddi şekilde etkilenmesinden endişeli. Bazı gelişmiş uluslar dünyayı saran bir kıtlık çıkması durumunda buzullara tohum stokluyordu.

Aşırı yağmurların buzulların yüzeyini de siyahımsı bir renge dönüştürülmesinden endişe ediliyor. Son üç yılda Grönland’da üç büyük erime vakası gerçekleşti. Columbia Üniversitesi’nde buzul gözlemcisi olarak çalışan Marco Tedesco, buzullardaki erimenin anında büyük sellere dönüştüğünü aktarıyor.

Tedesco, “Önümüzdeki 20, 30 yıl içerisinde erimeler olacak fakat daha sonra yağmura dönüşecek” değerlendirmesinde bulundu. Buzullara yağmur yağması buradaki canlı popülasyonu için de zor olacak. Hayvanların içme suyu kaynaklarına ulaşması güçleşirken, buzullarda az sayıda olan demiryolu için de işler güçleşecek. Buzullara yağacak yağmurların iklim değişikliğinin son halkalarından olması bekleniyor.

Uzmanlara göre buzullarda 2060 veya 2070’li yılların sonbahar döneminde yağışlar düzenli olarak düşmeye başlayacak.

Peki eriyen buzullar bizi nasıl etkileyecek?

❄Sıcaklık: Buzullar dünyanın buzdolabıdır ve ısı dengesini korurlar. Buzulların yok olduğu bir dünya çok daha sıcak olacaktır.

❄Kıyı yüksekliği: 1900’lerin başından bu yana kıyılar her yıl ortalama 15-20 santim denize doğru gidiyor. Buzulların erimesiyle bunun hızlanması bekleniyor.

❄Yiyecek: Dünyanın ikliminin değişmesi tarımsal üretimi de ciddi etkiler.

❄Yaban hayatı: Buzullardaki hayvanlar eğer daha sıcak iklimlere adapte olamazlarsa nesilleri tükenir.

Kaynaklar: Washington Post, New Scientists, WWF

Kaynak: Web Özel

ÖZEL HABERLER