x

Haber Global

Batı ülkelerinin sağlık sistemleri koronavirüse ne kadar hazırlıklı?

Koronavirüsün riskli gruplara ulaşması engellenerek ülkelerin sağlık sistemlerinin kapasitelerinin aşılmaması hedefleniyor. Bilim dünyasının ve uzmanların 'eğriyi düzleştirin' çağrılarının nedeni de bu.

26.03.2020 - 16:43

A -

A +

Çoğu ülkenin yeni tip koronavirüs ile mücadele yöntemi, sağlık sistemi kapasitelerini aşmayacak şekilde vakaları kontrol altına almak. Özellikle Çin'den sonra epideminin merkezi haline gelen Avrupa ülkeleri ve ABD, virüsle mücadele açısından sıkı sosyal mesafe önlemleri alarak vatandaşlarını evde kalmaları konusunda uyarıyor. İtalya, İspanya ve Fransa gibi kimi ülkeler çok daha katı uygulamalara giderek sokağa çıkmayı belirli şartlara ve koşullara bağladı.

Koronavirüsün toplum içinde hızla çok sayıda kişiye ulaşması engellenerek hastaneye gelmesi gereken kişilerin sayısının azaltılması, böylece eğrinin dik olması yerine düzleştirilmesi hedefleniyor.

BBC Türkçe'nin haberine göre, İngiltere'nin başkenti Londra'daki araştırma üniversitesi University College London'da (UCL) yoğun bakım tıbbı alanında uzman olarak çalışan Prof. Hugh Montgomery, yoğun bakım ünitelerinin, solunum cihazlarının, doktorların ve hemşirelerin her sağlık sistemi içinde sınırlı bir sayıda bulunduğunu; bunun da böyle olması gerektiğini çünkü bu sistemlerin sürekli olarak gereğinden daha fazla bir kapasitede çalışamayacağını vurguluyor. Bu yüzden sağlık sistemlerinin kapasitelerini aşmadan koronavirüs vakalarının kontrol altına alınması önem taşıyor. 

Çin'den sonra salgının merkezi haline gelen Avrupa ülkeleri ve ABD'nin sağlık sistemlerinin bu salgınla mücadele etmek için ne kadar yeterli olduğu en büyük tartışma konularından biri. 

Şu anda koronavirüs vaka sayısı açısından Çin'den sonra sırasıyla İtalya, ABD, İspanya, Almanya ve İran geliyor. 

DÜNYANIN EN İYİ SAĞLIK SİSTEMLERİNDEN BİRİ: İTALYA

İtalya, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre sağlık sistemi en verimli olan ikinci ülke. Birinci sırada ise Fransa geliyor. 

İtalya'nın ulusal sağlık sistemi Servizio Sanitario Nazionale (SSN), üç aşamada işliyor: Ulusal, bölgesel ve yerel. 

Ulusal düzeyde sağlık sisteminin genel işleyişi konusunda kararlar alınırken çoğu İtalya vatandaşı ulusal sağlık sisteminden ücret vermeden ya da çok az bir ücret vererek yararlanıyor. 

İtalya'da devlet tarafından sağlanan sağlık hizmetine herkesin erişimi olması dolayısıyla evrensel bir sağlık sistemi var. Yine de İtalyanların yüzde 30'unun özel sağlık sigortası olduğunu söylemek mümkün.

SOSYAL HAYAT ETKİLİ OLDU

Ülke çapındaki toplam vaka sayısının da neredeyse yarısı Lombardia'da görüldü. Lombardia'ya dair hafta sonu gelen veriler, koronavirüs taşıyan 1.142 kişinin yoğun bakımda olduğunu gösteriyor. Bölge genelinde yoğun bakım ünitesi sayısı artırılmaya çalışılsa da mevcut kapasite 1250 ile sınırlı. Gelişmiş sanayisi ve yüksek refah seviyesiyle ekonomik açıdan büyük önem taşıyan Lombardia, sağlık sistemiyle de ülkenin en iyileri arasında. 

Ancak virüsü kaptığı belirlenen ilk hastanın aktif bir sosyal hayatının olması ve nüfus yoğunluğu yüksek bir yerde yaşaması, hastalığın çeşitli sebeplerle bölgede hızla yayılması, İtalya'da yaşlı nüfus oranının dünya sıralamasında ikinci olması nedeniyle hastanede bakım görmesi gereken vaka sayısının yüksek olması, bölgede hava kirliliğinin yüksek olması gibi sebeplerle bölgenin sağlık sistemi büyük bir yük altına girdi. 

İtalya ya da Lombardia özelinde sağlık sisteminin normalde gelişmiş olmasına rağmen koronavirüs vakalarının hızla yayılması, doktorların ve hemşirelerin üzerine büyük bir yük binmesine; hastanelerin kapasitesinin dolmasına yol açtı.

Lombardia'daki Bergamo şehrindeki bir hastanede çalışan Dr. Lorenzo D'Antiga NBC haber sitesine, İtalya'da evrensel ve ücretsiz bir sağlık sistemi olduğu için hastaların medikal geçmişlerine bakarak kimin yoğun bakım ünitesine geçmesi gerektiğine karar verebildiklerini anlattı.

EKONOMİK KRİZE RAĞMEN AYAKTA DURAN BİR SAĞLIK SİSTEMİ: İSPANYA 

İtalya'dan sonra en çok koronavirüs vakasının görüldüğü ülke ABD; ABD'den sonra da İspanya geliyor. 

İspanya, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre sağlık sistemi en verimli yedinci ülke. 

İspanya'da da İtalya'da olduğu gibi herkesi kapsayan ve herkesin erişebildiği ücretsiz bir kamu sağlığı sistemi var. İspanya'da sağlık sistemi merkezi ve 17 federal yönetim olmak üzere kademeli bir şekilde işliyor. 

Dünya Sağlık Örgütü'nün araştırmacıları tarafından 2018 yılında kaleme alınan bir rapora göre İspanya sağlık sisteminin yüzde 71'i kamu tarafından finanse ediliyor ve bunun büyük bir kısmını vergiler oluşturuyor. 

Her ne kadar İspanya, 2010 yılına kadar Avrupa Birliği ülkeleri içinde kamunun yaptığı sağlık harcamasının sürekli arttığı ülkeler arasında olsa da 2008 finansal kriziyle bu durum değişti.

2009 ve 2015 yılları arasında ülkenin sağlık sistemine yapılan kamu harcamaları yüzde 5 azalırken özel sağlık sistemi harcamalarının yükseldiği görüldü.

2000 yılında hastane yatağı sayısı 100 bin kişiye 368 oranında iken bu rakam 2015 yılında 298'e düştü. AB içinde bu ortalama 340. Kamu hastanelerine yapılan yatırım yüzde 3,1'den yüzde 1,3'e düşse de büyük tıbbi ekipman sayısının arttığı görüldü. 2015 yılında her 100 bin kişiye düşen doktor sayısı 380 ile AB ortalaması 350'nin üzerinde; hemşire sayısı ise 534 ile AB ortalaması 864'ün altında kaldı. 

Ancak Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) raporunda İspanya'nın sağlık sektöründe 2010 yılı itibarıyla kesintiye gitmesinin kısa dönem içinde olumsuz etkilerinin görülmediği de vurgulanıyor.

İspanya, 2015 yılında GYSH'nın yüzde 9,3'ünü sağlık sistemine ayırdı; bu yüzde 9 ile İtalya ve yüzde 9,9 ile İngiltere'dekine yakın bir oran. Aynı oran Fransa'da yüzde 11,1 iken Almanya'da yüzde 11,2. 

DSÖ'nün raporunda İspanya'nın sağlık sistemiyle ilgili olarak uzun dönemde bütçesinin sürdürülebilirliği konusunda sıkıntı yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

İspanya, bu verilere rağmen özellikle başkent Madrid'de koronavirüs vakalarının artış göstermesiyle beraber ekipman gerek doktor ve hemşire sayısı açısından sağlık sistemi zora giren ülkelerden oldu.

İspanya hükümeti bu süre içinde özel sektör hastanelerine el koyduğunu açıklasa da İspanya'da da doktorların kimin suni solunum cihazına erişimi olacağı konusunda karar vermek zorunda kaldığı ve doktorlar arasında yüksek oranda Covid-19 hastalığına rastlandığı görüldü. 

SALGININ YENİ MERkEZİ HALİNE GELEBİLİR: ABD

Dünya Sağlık Örgütü, ABD'de koronavirüs vakalarının "çok hızlı arttığını" ve ABD'nin salgının yeni merkezi haline gelme potansiyeli taşıdığını belirtti. 

DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, Salı günü yaptığı açıklamada 24 saatte ortaya çıkan yeni koronavirüs vakalarının yüzde 85'inin Avrupa ve ABD kaynaklı olduğunu, bunların yüzde 40'ının ABD'den geldiğini açıkladı. 

ABD'de evrensel bir sağlık sistemi yok; devlet bütün vatandaşlarına ya da ülkeyi ziyaret edenlere sağlık yardımı sağlamıyor. Tedavi gören kişinin masrafını bir şekilde biri üstlenmek zorunda. 

Financial Times'a göre ABD'de dört kişilik bir ailenin ABD sağlık sistemine ayırması gereken masraf ortalama 13 bin dolar.

ABD merkezli Peterson-Kaiser Sağlık Sistemi kurumunun yaptığı analize göre ülkede bir kişinin sağlık için cebinden yaptığı harcama 1.103 dolar ile dünyada ikinci sırada. 

ABD'nin eski başkanı Barack Obama tarafından 2010 yılında devreye sokulan Obamacare çerçevesinde yapılması planlanan sağlık reformlarına rağmen ülkenin yüzde 10'u, yaklaşık 30 milyon kişi bir sigorta tarafından korunmuyor. OECD'ye göre ABD kişi başı yapılan sağlık harcamaları açısından 10 bin dolar ile ilk sırada. 

Ancak bu rakamın büyüklüğüne rağmen ABD, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyanın en iyi sağlık sistemleri sıralamasında 37'inci sırada.

ABD, yatak ve doktor sayısı açısından da dünya ortalamasının altında. ABD'de her bin kişiye düşen yatak sayısı 2,8; OECD ortalaması ise 5,4.

Yine ülkede her bin kişiye düşen doktor sayısı 2,6; bu da Peterson-Kaiser kurumunun ölçümlediği ülkeler arasında yüzde 3,5 ile ortalamanın altında.

Son Güncelleme : 27.03.2020 - 00:02
Sıradaki Haber Yükleniyor