Yaşamın kaynağı asteroitler olabilir mi? 'Ejderha Sarayı'nın gizemi

Yaşam Haberleri
Yaşamın kaynağı asteroitler olabilir mi? 'Ejderha Sarayı'nın gizemi
Ryugu asteroiti, Hayabusa 2 uzay aracı tarafından böyle görüntülenmişti. Fotoğraf: JAXA Hayabusa 2

Gezegenimizden milyonlarca kilometre ötede bulunan Ryugu adlı asteroitten getirilen örnekler, yaşamın kaynağı ile ilgili önemli ipuçları sunuyor. İsmi 'ejderha sarayı' anlamına gelen Ryugu'dan alınan örneklerde yer yüzünde de bulunan bazı organik moneküllere ve suya rastlandı.

Uzayın derinliklerinde yaşam aramak için yapılan çalışmalar her geçen gün daha da artıyor. Bunun için Güneş Sistemi'nin çeşitli noktalarına farklı uzay araçları gönderiliyor. Bunlardan biri de Japonya'ya ait olan Hayabusa 2 uzay aracı.

2014 yılında fırlatılan Hayabusa 2, 2018 yılında Dünya'dan milyonlarca kilometre ötedeki, ismi kısaca Japonca 'ejderha sarayı' anlamına gelen Ryugu adlı asteroit ile buluştu. 2019'da asteroitten örnekler toplayan Hayabusa 2, 2020 yılında asteroitten topladığı numuneleri içeren bir kapsülü Avustralya'nın Woomera bölgesinde bulunan çöle bıraktı.

Ryugu, yaklaşık 1 kilometre genişliğinde, karbon açısından zengin, elmas şeklindeki bir asteroit. Diğer uzay cisimleriyle çarpışarak parçalara ayrılmadan önce Ryugu'nun kuyruklu yıldız gibi daha büyük bir gök cisminin parçası olduğu var sayılıyor. Uzmanlar Ryugu'nun hemen hemen Güneş Sistemi ile yaşıt olduğunu söylüyor. Hayabusa 2 görevi ise, bir asteroitten bir maden örneğini Dünya'ya getiren ilk uzay görevi.

Yaşamın kaynağı asteroitler olabilir mi? 'Ejderha Sarayı'nın gizemi - Resim : 1
Ryugu'dan toplanan örnekler. Fotoğraf: Reuters

ORGANİK YAPI TAŞLARI BULUNDU

Kapsülde bulunan örnekler incelendiğinde gerçekten çok şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı. Ryugu'dan gelen bu numuneler yaşamı oluşturan bazı organik yapı taşlarının, Dünya'ya uzaydan taşınmış olabileceği savını güçlendirir nitelikte.

Araştırmacılar Ryugu'nun örneklerinde canlılarda bulunan amino asitler ve çeşitli molekülleri tespit etti. Bu tarz moneküller daha önce gezegenimize düşen gök taşlarında da bulunmuştu. Japonya'daki Hokkaido Üniversitesi'nde doçent olan araştırmanın baş yazarı Yasuhiro Oba yaptığı açıklamada şunları söylüyor:

"Bilim insanları daha önce bazı karbon açısından zengin göktaşlarında bazı organik moneküller ve vitaminler bulmuşlardı ancak bu asteroitler Dünya yörüngesinde gezegenimize ait bileşenlerle temas edip kirlenebiliyorlardı. Hayabusa 2 uzay aracı, doğrudan asteroit Ryugu'dan iki örnek toplayıp onları kapalı kapsüller içinde Dünya'ya teslim ettiğinden, kirlenme olasılığı sıfıra yakın."

Oba, Ryugu'dan gelen numunelerin Dünya'nın atmosferine temas etmediği halde gezegenimiz ile benzer bileşenlere sahip olmasının son derece şaşırtıcı olduğunu ifade ediyor. 

Yaşamın kaynağı asteroitler olabilir mi? 'Ejderha Sarayı'nın gizemi - Resim : 2
Hayabusa 2 aracı Ryugu'nun yüzeyine inerken. Fotoğtaf: JAXA

Bunların yanında Ryugu'dan getirilen örneklerde canlı moneküllerin RNA'sını oluşturan bileşenlerden biri olan urasil ile bir vitamin olan niasin de keşfedildi. Yahuhiro Oba, "Örnekte, sırasıyla proteinlerde ve canlı metabolizmasında bulunan bir dizi amino asit de dahil olmak üzere başka biyolojik moleküller de bulundu" diyor.

SU DA BULUNDU 

Öte yandan asteroitten alınan örneklere yapılan laboratuvar ölçümleri, Ryugu'nun başlangıçta düşünülenden daha fazla suya sahip olduğunu gösterdi. Mineral örneği üzerine araştırma yayınlayan NASA bilim insanı Kaitlyn McCain'e göre, Ryugu gibi asteroitler üzerinde su bulunması, Dünya'daki suyun bir kısmının kaynağını açıklamaya yardımcı olabilir. Bazı bilim insanları, Dünya'nın kendi suyunu oluşturamayacak kadar Güneş'e yakın olduğunu var sayıyor.

Ryugu'nun şimdiye kadarki örneklerinden elde edilen bulgular, yaşamı oluşturan bazı yapı taşlarının uzayda ortaya çıktığına ve ilk olarak Dünya'ya milyarlarca yıl önce göktaşları ile geldiğine dair iddiaları güçlendiriyor. Oba, asteroitte bulunan moleküllerin muhtemelen Güneş Sistemi var olmadan önce uzaydaki kimyasal reaksiyonlar yoluyla oluştuğunu söylüyor.

Japonya'daki Okayama Üniversitesi'nde yardımcı doçent olan Christian Potiszil ise Ryugu gibi asteroitler veya onların parçaları milyarlarca yıl önce gezegenimize çarpmış olabileceğini söylüyor. Bu tarz asteroitlerin üzerinde bulunan organik madde envanteri hakkında bilgi sahibi olmanın önemine değinen Potiszil, "Bu durum gezegenimizdeki yaşamın kökeninde ne tür yapı taşlarının mevcut olabileceğini anlamamıza yardımcı olabilir" diyor.

Şimdi, araştırmacılar bu moleküllerin asteroitlerde ne kadar yaygın olduğunu bilmek istiyorlar. Dünya'ya yine milyonlarca kilometre uzaklıktaki Bennu adlı başka bir asteroidden bir örnek, Eylül ayında NASA'nın OSIRIS-REx uzay aracı tarafından ABD'ye getirilecek. 

Kaynak: The Washington Post, CNN

 

Kaynak: Haber Global TV

yaşam haberleri