Sürpriz değil, alın teri! Türkiye'nin Çin galibiyetinin şifreleri...

Sürpriz değil, alın teri! Türkiye'nin Çin galibiyetinin şifreleri...

Tokyo 2020'de mücadele eden Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, son olimpiyat şampiyonu Çin'i 3-0'la adeta sahadan silerek mağlup etti. Peki, sosyal medyada günün en konuşulan konusu haline gelen bu zafer nasıl elde edildi? Bu bir sürpriz mi yoksa biz zaten hep Çin'i yenebilecek güçte miydik?

Tokyo 2020 heyecanı muazzam bir zaferle başladı. Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı, B Grubu'ndaki ilk maçında son olimpiyat şampiyonu Çin'i adeta sahadan silerek 3-0 kazandı ve organizasyona çok güçlü bir başlangıç yaptı.

Sosyal medyada da bu galibiyetin yankıları doğal olarak çok büyük oldu. Bunda Euro 2020'den büyük bir hüsranla dönmüş olmanın da etkisi var elbette. Ancak bu yaklaşımın hem futbolcularımız hem de voleybolcularımız için haksızlık olacağını ve böylesi bir kıyaslamanın yapıcı olmaktan çok uzak olduğunu vurgulamak lazım.

ÇİN'E VOLEYBOLU UNUTTURDULAR!

Yine de bu travmanın, bir zafere sarılma isteği doğurduğu da çok açık. Türkiye'de her alanda istikrarlı başarının bir numaralı adresi olan kadın voleybolu bu noktada da imdada yetişti! Bu ihtiyacın yanı sıra elde edilen zaferin büyüklüğü de elbette coşkuyu artırdı.

Mübalağa gibi gelebilir ancak son olimpiyat şampiyonu Çin, tepki gösteremediği bu oyun karşısında zaman zaman "ilk kez voleybol oynuyormuş gibi" bir görüntü sergiledi. Organizasyondan uzaktılar, ritim bulamadılar, maça hiç giremediler. 2-0 sonrası reaksiyon seti olarak görülen 3. sette dahi üstünlük baştan sona bizim elimizdeydi.

 

Dün A Grubu'nda Dominik Cumhuriyeti'nin Sırbistan karşısında, B Grubu'nda ise Rusya'nın -doğru tabirle Rusya Olimpiyat Komitesi'nin- İtalya karşısında set alamaması da sürprizdi ancak Çin gibi bir ülkenin toplamda 49 sayıda kalması büyük bir şok etkisi yarattı.

BİZ DE DÜNYANIN EN İYİLERİNDEN BİRİYİZ

Lakin dikkat çekmek gereken bir nokta var. Türkiye'nin Çin'i mağlup etmesi görece küçük bir voleybol ülkesinin son olimpiyat şampiyonunu devirmesi gibi sürpriz bir durum değil. FIVB Dünya Sıralaması'nda Çin, şu an 3. sırada yer almakta. Türkiye ise 4. sırada. Ve bu dönemsel olarak elde edilmiş bir pozisyon değil. Türkiye, çok uzun yıllardır kadınlarda dünyanın en iyi voleybol ülkelerinden biri.

Ayrıca kişisel bir not iletmek gerekirse; Tokyo 2020 öncesinde Mayıs 2018'de Cansu Özbay'la, Aralık 2018'de Ebrar Karakurt'la, Ağustos 2019'da Simge Aköz'le ve Şubat 2020'de Zehra Güneş'le yaptığım röportajlarda hepsinin gözleri "olimpiyat" lafı geçtiğinde heyecanla parıldıyordu.

Türkiye, Avrupa şampiyonasında iki ikinciliği (2003, 2019), iki de üçüncülüğü (2007, 2011); FIVB Milletler Ligi'nde bir gümüş (2018), bir bronzu (2021); FIVB World Grand Prix'te ise bir üçüncülüğü (2012) bulunan, bunların yanında daha pek çok uluslararası organizasyonda şampiyonluklar ve dereceler elde etmiş bir takım.

Özellikle mevcut jenerasyonumuz, sahip olduğumuz en iyi jenerasyon ve “en iyi takım” olabilir. Haliyle Çin'i 3-0 yenmiş olmak ve onları sahadan silmek büyük bir başarı ancak bunu “tarih yazmak” olarak görmek, bu takımın kalitesine de elde ettiği tarihi zaferlere de haksızlık gibi. Bu maçın henüz gruptaki ilk maç olduğunun da altını çizerek “Nasıl 3-0 kazandık” sorusuna bakmakta fayda var.

Konsantrasyon: Takım, maçın hiçbir bölümünde oyunun gidişatına etki edecek kadar konsantrasyon kaybı yaşamadı. Hep oyunun içindeydiler, özellikle savunmadaki konsantrasyon, rakibi yıldıran faktör oldu.

Bitiricilik: Hücumda çift haneli sayılara ulaşan dört oyuncumuzdan Hande Baladın (10 sayı) yüzde 61.5, Zehra Güneş (11 sayı) yüzde 46.1, Eda Erdem (13 sayı) yüzde 45.4, Ebrar Karakurt (18 sayı) ise yüzde 44.4 etkinlik oranı ile oynadı. Çin'de 13 sayıyla oynayan Changning Zhang bu istatistikte yüzde 4.76'da kaldı. Çin'de 10'dan fazla hücum girişiminde bulunan isimler arasında en yüksek etkinlik oranı yüzde 26.6 ile Xiangyu Gong'undu.

Dar rotasyon: Bu durum uzun vadede elbette avantaj değil ancak bu maçta Cansu, Hande, Meliha, Eda, Zehra, Ebrar ve liberomuz Simge neredeyse maçın tamamında sahadaydı. Yalnızca ilk sette Şeyma Ercan, Hande'nin yerine bir süre oyunda kaldı. Çin'de ise 12 oyuncudan 11'i süre buldu.

Giovanni Guidetti, sahada bariz bir şekilde üstün oynayan ve ritmi hiç bozulmayan takımda değişiklik yapmadı.

Savunma: Eda'nın 4'ü bloktan gelen 13, Zehra'nın ise 3'ü bloktan gelen 11 sayısı Guidetti'nin klasik “Orta oyunculardan nasıl faydalanır?” dersinin devamı gibiydi. Meliha hücumda etkisiz gözükse de 18 topta yüzde 78.26 ile sahanın en iyi karşılama yüzdesine sahipti. Bu da hücuma geçişi istediğimiz gibi yapmamızı sağladı. Hande de 14 topta yüzde 73.68'lik karşılama yüzdesi yakaladı. Maçın kilit noktalarından biri buydu.

Türkiye, gruptaki ikinci maçında 27 Temmuz Salı günü TSİ 10:25'te başlayacak maçta İtalya ile bir araya gelecek.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

Tokyo 2020