Selcen Gür, neden Burla Hatun Oldu? Dikkat çeken kitabın hikayesini anlattı

Selcen Gür, neden Burla Hatun Oldu? Dikkat çeken kitabın hikayesini anlattı

Tara Kitap’ın kurucusu Selcen Gür geçtiğimiz aylarda yayımlanan ‘Sır ve Gölge’ adlı kitabının hikayesini anlattı. Pandemi’nin başladığı günlerde bu romanı yazmaya başlayan Gür kitabını Kovid nedeniyle kaybettiği anneannesine ithaf ettiğini belirtti.

Tara Kitap’ın kurucusu Selcen Gür geçtiğimiz aylarda yayımlanan ‘Sır ve Gölge’ adlı kitabının hikayesini anlattı. Pandemi’nin başladığı günlerde bu romanı yazmaya başlayan Gür kitabını covid nedeniyle kaybettiği anneannesine ithaf ettiğini belirtti.

Yaşamın sırları ve gölgeleri arasında kendini gerçekleştirmeye çalışan kadınların birbirine değen yaşamlarını konu alan ‘Sır ve Gölge’ adlı roman, Tara Kitap etiketiyle yayımlandığı anda okuyucular tarafından büyük ilgi gördü.

Kitabı kendi adıyla yayımlamak yerine ‘Burla Hatun’ adıyla yayımlayan yazar ve girişimci Selcen Gür bunun nedenini şöyle açıklıyor: ‘Burla Hatun aslında bir sembol. Bu topraklarda yaşayan tüm kadınların cengaver ruhlu olduğuna inandığım için, seçtim bu ismi. Plazalarda beyaz yakalı da olsak, köylerde, kasabalarda da yaşasak, hepimiz birer Burla Hatun’uz aslında. Dede Korkut hikayelerinde geçen cengaver ruhlu, yanında kırk kadınla savaşan Burla Hatun’u bizleri sembolize eden bir isim olarak kullanmak istedim.’

Kadın dayanışmasını önemsediğini ifade eden Selcen Gür ‘Kadın kadın kurdudur’ deyişine mahkum olmadığımızın altını çiziyor ve ‘Birbirimize köstek de olabiliriz destek de. Bu tamamen bizim seçimizle alakalı. Destek olmayı ve dayanışmayı seçersek hayatın içinde daha güçlü ve sağlam duracağımıza, daha anlamlı bir hayat süreceğimize inanıyorum’ diyor.

Sır ve Gölge’deki kadın karakterlerin sırlar ve gölgeler arasından sorguladıkları konulara değinen Gür romanı hakkında bize şöyle bir ipucu veriyor: ‘İsmin değiştiğinde geçmişin de değişir mi? Anne olmak, artık kendin olamayacağın anlamına mı gelir? Dostluk bittiğinde yerine ne geçer? Aşk mı daha güçlü bir duygudur, hayranlık mı? Romanda tüm bu soruların cevabını arayan kadın kahramanların hikayeleri var. Kitaptaki kadın kahramanlar geçmişten getirdikleri korkularına rağmen, aşkın ve var olma mücadelesinin kalbinde yaşıyorlar. Bazen iş dünyasının rekabet dolu temposunda, bazen de ailelerinin kısıtlayıcı ortamında kendilerine has yollar çizerek buluyorlar kendi kimliklerini.’

 

 

Kaynak: Diğer

Kültür Sanat haberleri