Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 15 Temmuz töreni konuşması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı'nda konuştu. Erdoğan, "O gece darbeciler, Marmaris ya da İstanbul'da karşımıza dikilselerdi, şehadete yürümek için bir an bile tereddüt etmezdim" dedi.

15.07.2021 18:12 | Son Güncelleme : 15.07.2021 18:38

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı'nda şehit yakınları ve gazilere hitap etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Aziz milletim, değerli şehit yakınlarımız, kıymetli gazilerimiz, kıymetli misafirler sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. 15 Temmuz gecesi FETÖ'cü hainlerin kurşun ve bombaları altında can veren şehitlerimize Allah'tan rahmet ve başsağlığı diliyorum.

"15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNE BORCUMUZU NE YAPSAK ÖDEYEMEYİZ"

Amin desin desin hep birden yiğitler, Allahüekber gökten şehitler, amin amin Allahuekber...

Bin yıldır Anadolu'yu ebedi vatanımız kılmak için bu toprakları kanlarıyla yoğuran kahramanlar silsilesine katılan 15 Temmuz şehitlerine borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz.

"TÜM DÜNYAYA GÖSTERMEK İSTEDİK"

Biraz gecikmeyle de olsa bu müzeyi milletimizin hizmetine sunarak demokrasi, hak, özgürlük, adalet mücadelesinin öyle kolay kazanılmadığını tüm dünyaya göstermek istedik. Müzemizde 15 Temmuz, Türkiye ve dünyada darbeler, en uzun gece, izin bırakanlar, şehitlere saygı, demokrasi nöbetleri başlıkları altında 8 farklı temayla, 8 ayrı salonda anlatılıyor.

Müzemizde milletimizin sergilediği direniş ve ertesi gün aydınlık Türkiye'ye nasıl ulaşıldığı dijital teknolojiler yardımıyla misafirlere gösterilecek. Yaklaşık 66 bin metrekarelik müze bölümü, 57 metreye 75 metrelik kubbesi, açık hava vadili, 809 araçlık otoparkı ile bu eser inşallah şehitlerimizin hatırasını hep yaşatacaktır.

Kubbe bölümü daşında tamamının yerin altında bulunması, dünyada ilk defa tüm kapalı alanların salgın tehdidine karşı ozonla temizleniyor olması da müzemizin diğer özellikleridir. Rabbimden bir daha milletimizi 15 Temmuz gibi imtihanlara maruz bırakmamasını diliyorum.

Türkiye'nin benzer ihanetlere uğramaması için FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine, her türlü fesat odaklarına, tüm tehditlere karşı teyakkuz halinde olmayı sürdüreceğiz.

Milletimizin 15 Temmuz'un ardından tam 27 gün süreyle 81 ilimizin tamamında 24 saat kesintisiz sürdürdüğü demokrasi nöbetine katılan vatandaşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

"'TOPUNUZ BİRDEN GELİN' DİYEREK MEYDAN OKUDUĞUMUZ BİR BAŞKA DESTEN OLMUŞTUR"

Bu nöbetler ülkemizin istiklal, istikbaline göz dikenlere 'topunuz birden gelin' diyerek meydan okuduğumuz bir başka destan olmuştur. İhanet nöbetini FETÖ'nün bırakıp, PKK'nın devraldığı, onun bırakıp DEAŞ'ın devreye girdiği, başkalarının sahne aldığı Türkiye'ye diz çöktürmek, Türk milletini esir etmektir. Her şeyi planlayanlar tek bir şeyi hesaba katmamışlardır; Türk milletinin ülkesini, devletini canı pahasına koruyacağını, göğsünü siper ederek ezanına, bayrağına, meclisine, Cumhurbaşkanına sahip çıkacağını hesap etmemişlerdir. Bir şeyi daha hesap etmemişlerdi, o da 'hesapların üstünde Allah'ın da bir hesabı vardır'. İşte Allah'ın hesabı bütün hesapların üstündeydi. O hesabı bunlar hiç düşünmemişlerdi.

"TÜRKİYE'NİN GEÇİLMEZ OLDUĞU BİR KEZ DAHA GÖRÜLMÜŞTÜR"

TSK'nın, FETÖ'nün veya kendini onların sahibi zannedenlerin Türk Milletinin ordusu olduğunu düşünememişlerdi. Bizim milletimiz her şey bitti denildiği anda adeta küllerinden yeniden doğarak çok daha büyük atılımlar içerisine girmiş millettir.

O gece şehitler tepesini boş bırakmamak için sokaklara çıkan, yolları dolduran, darbecileri kovalayanların sayesinde Türkiye'nin geçilmez olduğu bir kez daha görülmüştür. FETÖ'cü alçaklar tarafından şehit edilen 251 kardeşimizin her birinin hikayesi vardır. Bunlardan bir tanesi Ömer Halisdemir kardeşimizdir. Yakın çalışma arkadaşlarımdan Erol Olçok, Prof. Dr. İlhan Varank bunlardan bir tanesiydi.

"O GECE DARBECİLER KARŞIMIZA DİKİLSEYDİ, ŞEHADETE YÜRÜMEK İÇİN BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEYECEKTİM"

Bizzat tanıştığımız, görüştüğümüz kardeşlerimizden şehitlik makamına uğradıklarımız var. Tek bir damlası bile boşa akmayan bu kanları vatan topraklarına vurduğumuz yeni istiklal mühürleri olarak görüyoruz. Allah şahittir. Milletim de emin olsun ki, eğer o gece darbeciler Marmaris'te veya İstanbul'da karşımıza dikilseydi, şehadete yürümek için bir an bile tereddüt etmeyecektim. Hava alanındaki on binler oraya şehadet için gelmişlerdi. Nasıl o gece TBMM'ye ulaşabilen milletvekillerimiz 'öleceğiz ama burayı terk etmeyeceğiz' demişlerse. Nasıl Genelkurmay, Meclis, Külliye, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde, Üsküdar'da, Saraçhane'de vatandaşlarımız şehadet kuyruğuna girmişse, bir millet topyekün kıyama kalkmışsa işte biz de aynı hissiyat içindeydik.

Şehitler ölmez bizim için kuru bir slogan değil inanç akidesidir. Herşey gibi şehitlik de nasip işidir. Bu şerefe nail olan kardeşlerimize gıptayla bakıyoruz. Ne mutlu size, ne mutlu eşlerinize, annelerinize, babalarınıza, evlatlarınıza. Sevgililer sevgilisine komşu oldunuz. Onları her hatırlayışımızda geride bıraktıkları emanetleriyle her karşılaşmamızda, gazilerimizle her bir araya gelişimizde aynı duyguyu tekrar tekrar yaşıyoruz.

"BU ÜLKE HAİNLERİ, HAİNLERİN ARKASINDA DURANLARI AFFETMEZ"

Önümüze çıkartılan engelleri birer birer aşarak, tuzakları birer birer bozarak hedeflerimize yürüyoruz. Şimdi önümüzde 2023 hedefine Cumhur İttifakı olarak son bir hedefimiz var. Onu da aştığımızda ülke ve millet olarak yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye, tarihi boyunca pek çok saldıraya, pek çok tuzağa maruz kalmıştır. Milletimiz için vatanımızı korumak mücadele etmek, adeta bu uğurda şehitler vermek, ekmek yemek su içmek gibi tabi şeylerdir. Bu milletin affetmeyeceği tek bir şey varsa, o da kendi içlerinden çıkan hainlerin ihanetidir. Bu ülke hainleri, hainlerin arkasında duranları da affetmez.

Devleti karanlık vampirlerin emirlerine sunmak için çalışanların affı da olmaz müsadesi de olmaz.

Sıradaki Haber Yükleniyor