Sahte PCR testi anlaşılabilir mi? Cezası var mı?

Sahte PCR testi anlaşılabilir mi? Cezası var mı?

Türkiye'de bir ürünün sahtesi çok hızlı yapılabiliyor. Bu durum PCR testleri için de geçerli oldu. Başkasının HES kodu ile otobüs bileti alandan, yurt dışına sahte test ile çıkanlara kadar gördük. Özellikle bugünden itibaren sahte testlere daha çok dikkat edilmeli...

Türkiye'de yaklaşık 16 milyon kişi sırası geldiği halde koronavirüs aşısını yaptırmadı. Bu nedenle toplu alanlar ile yolculuklarda 'Negatif PCR testi' şartı getirildi. Aşı yaptırmayan vatandaşlar konser, tiyatro, sinema gibi etkinliklere katılmak ve uçak veya otobüsle şehirlerarası yolculuk yapmak isterlerse PCR testi yaptırmak zorunda kalacaklar.

Durum böyle olunca aşı yaptırmayan bazı kişiler sahte PCR testlerine yöneldi. Bazı klinikler aracılığıyla PCR sonucu negatif olan testler alınıyor. Geçtiğimiz hafta da KKTC'ye konser için giden Bülent Ersoy'un 21 kişilik orkestrasının Lefkoşa Ercan Havaalanı'nda yapılan kontrolünde orkestranın PCR testlerinin sahte olduğunun ortaya çıkması da dikkat çekti.

Peki bir testin sahte olup olmadığı anlaşılabilir mi? Sahte test kullanmanın herhangi bir cezası var mı sahte negatif PCR testi taşıyan kişiye yaptırım uygulanabilir mi? 

AŞI KARŞITLARINA GETİRİLDİ

Geçtiğimiz senenin başında bir şahsın kendi itirafı ile PCR testinin sahte olduğunu öğrendiklerini söyleyen İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, "Yeni başlayan bu uygulamalar büyük ihtimalle aşı karşıtlarına getirildi. Bu grup, aşı yaptırma taraftarı olmadığı için aslında sahte düzenlenen testlere yönelimler olabilir" dedi. 

ANLAMAK ZOR

Bir testin sahte olup olmadığını kağıt üzerinde görmenin zor olduğunu ifade eden Tükek, genelde bunları yapan yerlerin tanınmamış laboratuvar olabileceğini söyledi.

Tükek, bunu önlemenin akredite laboratuvarları baz almaktan geçtiğine dikkat çekerek, "Belirli laboratuvarların dışında kalanları kabul etmemekle engellenebilir. Aşısız grup, öfkeli olduğu için o yollara fırsat bulursa başvurabilir. Suistimale açık bir konu. Hem fırsatçılar için de para kazanma şansı" şeklinde konuştu.

Kalabalık ortamlarda (konser, tiyatro) PCR kontrollerinin nasıl yapılacağı konusunda soru işaretleri olduğunu aktaran Tükek, şöyle devam etti: "Sonuçta çoğu insan PCR kağıdına bakıp geçiyor. Zaten kontrol edemiyorsunuz. İnternetten PCR testini okutma ile merkeze gidecek sonuçlar olursa belki bunun önüne geçilebilir."

"AŞISIZLARI TEŞVİK"

PCR testi istemenin amacının aşısızları aşı yapmaya teşvik olduğunu bildiren Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, "Haftada iki kez yaptırmaktan bıkacaklar. Bu dolaylı bir yol. Aşı zorunluluğunun bu işin çözümü olacağını düşünüyorum" diyor. PCR testinin sahte olup olmadığını tıp insanının değil, emniyetin araştırmasıyla çıkabileceğini belirten Prof. Kurugöl, "Laboratuvarın adıyla gelinirse sahte olup olmadığını nasıl anlarız ki... Her 3 günde bir test yaptıracakları için eninde sonunda yakalanırlar" diye konuştu. 

BEDELİ HAYATLA ÖDENİR

Öğrencilerinin PCR testi sonucu ile sınıfa girmek zorunda kalacağını söyeleyen Prof. Kurugöl, şunları söyledi: "PCR sonuç kağıdını getirdiklerinde sahte olup olmadığını anlamak zor. Sahte PCR testleriyle anca kendilerini kandırırlar, sonunda bunu hayatlarıyla ödeyecekler" diyor.

"ÜRETEN DE KULLANAN DA SORUMLU"

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Profesörü Adem Sözüer ise, içeriği gerçek dışı aşı kartı veya PCR test sonucunu gösteren belgenin Sağlık Bakanlığı'nın sistemine müdahale ederek ya da doğrudan üretmenin belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunu söyledi. Sözüer, "Sisteme müdahale varsa bilişim suçları da gündeme gelir. Bu suçlardan dolayı sadece sahte belgeyi üreten değil, sahte aşı kartını veya test sonucunu bilerek kullananlar da cezalandırılır" dedi.

YARALAMA VE ÖLDÜRME SUÇU

Prof. Sözüer, sahte PCR test sonucunu kullanarak uçağa veya toplu etkinliklere katılan kişilerin virüsü yayması, bunun sonucunda insanların hasta olup ölmesi halinde durum tespit edildiği takdirde yaralama ve öldürme suçlarından da sorumluluk doğabileceğini ifade etti. Sözüer, "Türk Ceza Kanunu'nda gerek resmi belgede sahtecilik, gerekse yaralama ve öldürme suçları için ağır cezalar öngörülmüştür. Olayın özellik ve ağırlığına göre beş yıldan otuz yıla kadar varan hapis cezaları uygulanabilir" dedi. 

Hayat Eve Sığar uygulamasında, test durumu açık bırakıldığı takdirde, son 72 saatte negatif test sonuçları HES kodlarında görüntülenebiliyor. Toplu bir alana girişte bu yöntem sahteciliğin önüne geçebilir.

cihat.aslan@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

koronavirüs