Rize'deki felaketin ardından korkutan açıklama: Yerleşimlerimiz kaldıramayacak

Dr. Gökhan Hüseyin Erkan, Rize'de yaşanan sel ve heyelan felaketi için, "Bu yağışlar olduğuna göre tekrar olur. Daha önce olmuşsa, bugün oluyorsa ileride tekrar olacaktır. Biz gittikçe daha kırılgan hale geliyoruz. Kentlerimiz, kırsal alanlarımız, yerleşimlerimiz bu yağışları kaldıramayacak" dedi.

Rize'deki felaketin ardından korkutan açıklama: Yerleşimlerimiz kaldıramayacak

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü Şehir Planlama Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Gökhan Hüseyin Erkan, Rize ve ilçelerinde yaşanan sel felaketiyle ilgili, kıyı dolgu alanları ile dere yatakları yakınlarındaki yapılaşmaya dikkat çekti. Şiddetli yağışların ölçümlerinin daha uzun zaman aralıklarla yapılması gerektiğini söyleyen Dr. Erkan, “Dönem dönem dünyanın çeşitli bölgelerinde yağış değişiklikleri oluyor. İklim değişikliği konusu 15 yıldır ciddi olarak dünyanın gündeminde ama 1-2 sene önceki rakamlarla bunu karşılaştırmak çok sağlıklı olmayacaktır. Bölgemiz yağışlı bir bölge ve bu rakamlar aslında bizi şaşırtan rakamlar değil. Yaşının 6 milyar olduğu kabul edilen dünyamızda yağışlar bin yıllardır sürer. 50 sene önceki yağışla kıyaslamak bu kadar yaşlı dünya için genç bir zaman dilimiyle kıyaslamak demek olacaktır. Gittikçe daha kısa zaman dilimleriyle kıyaslar olduk. ‘Son 20 yılın en büyük yağışı oldu’ dediğimizde dünyanın yaşıyla karşılaştırdığımızda hiçbir şey değil. Çok daha uzun vadelerde 100 ila 200 yıllık ölçümlerde olması gerekir. Dere ve akarsularımızın akış rejimini çok uzun ölçümlerle almak gerekir” dedi.

"BUGÜN OLUYORSA İLERİDE TEKRAR OLACAK"

Yerleşim yerlerinin şiddetli yağışları kaldıramayacak düzeyde olduğunu ifade eden Dr. Erkan, “Güneysu’ya 219, Çayeli’ne 214 birim yağış düştüğünü öğrendik. Bunun Karadeniz yöresi için çok kritik rakamlar olduğu söylemek mümkün değil. Yöremizde çok daha şiddetli yağışlar da olmuştur, daha eski zamanlarda da vardır. Son 30 ila 50 yıla bakarak bu yaşlı dünya için bu kadar kısa süreleri değerlendirmemek lazım. Bu yağışlar olduğuna göre tekrar olur. Daha önce olmuşsa, bugün oluyorsa ileride tekrar olacaktır. Biz gittikçe daha kırılgan hale geliyoruz. Kentlerimiz, kırsal alanlarımız, yerleşimlerimiz bu yağışları kaldıramayacak düzeyde. Yağışın şiddetinden çok bunlara hazırlıklı mıyız, yağışlarla ortaya çıkabilecek riskleri yönetebilir miyiz, ona bakmalıyız” diye konuştu.

"BİR DAMLA YAĞMUR YAĞDIYSA DENİZE GİTMESİ GEREKİR"

Yapılaşma planlaması yapılırken havzalara göre düzenlenmesi gerektiğini belirten Dr. Erkan, şöyle devam etti:

“Mekansal düzenleme, planlama ve yapılaşma kuralları bizde sistematik bir yapıya oturuyor. Çevre düzeni planından başlayıp il düzeyinde imar planları, sonra ruhsatlandırma ve yapılaşma ile devam eden bir sistem var. Burada en baştan en üst kademedeki planlarından başlayıp havzayı entegre etmemiz gerekir. Özellikle de yağış rejiminin, topoğrafya ve coğrafyasının su ile belirlenmiş olduğu, hatta yerleşim isimlerinin ‘su’ ile ezelden beri geldiği yerlerde buna çok dikkat etmek gerekir. Bir damla yağmur yağdıysa onun denize gitmesi gerekir. Yoluna çıkacak olan engelleri oluşturmak gerekir. Kıyı dolgu alanlarımız ve dere yatakları üzerindeki yapılaşma bunlardan bir tanesidir. Bunun uyarıları çok yapıldı ama halen Türkiye’de önemli akarsuların kıyı- kenar çizgileri belirlenmiş değildir, sadece deniz kenarlarında belirleniyor. Karadeniz bölgesinde akarsular üzerinden kıyı-kenar çizgisi çalışmalarının yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Bir yandan dere yatakları üzerine yapılaşmaya izin verilmemesi gerekir sonra buna olanak sağlayan kurallarla elbette düzenli bir yapılaşmaya gidilemez” dedi.

Kaynak: DHA