Sosyal medyada adalet: Olaylar gizli kalmıyor ama peşin hüküm mağduriyet de yaratabilir

Vicdanları yaralayan, kabullenmesi mümkün olmayan cinsel istismar ya da şiddet olaylarında sosyal medya adeta mahkemeye dönüşebiliyor. Hukukçulara göre bu durum, oluşan kamuoyunun etkisiyle olayın örtbas edilmesini önlese de hem mağdur hem fail tarafında başka mağduriyetler doğurabilir.

Sosyal medyada adalet: Olaylar gizli kalmıyor ama peşin hüküm mağduriyet de yaratabilir

Son yıllarda sosyal medyada artan adalet arayışları, oluşan kamuoyu sayesinde işe yarasa da, diğer yandan ortaya saçılan bazı delillerle mağdurun ikinci bir mağduriyet yaşamasına yol açabiliyor. Yaşanan olay vicdanları yaralasa da, dava dosyası araştırılmadan atılan tweetler kimin masum kimin fail olduğu konusunda da kafa karışıklığına yol açabiliyor. 

Örneğin, Antalya Elmalı'da öz anne ve üvey babasıyla birlikte yaşadığı süreçte 6 ve 9 yaşlarındaki iki kardeşin cinsel istismara maruz bırakıldığı iddiasıyla başlatılan davanın adli tıp raporlarındaki detaylar, üvey babanın değil öz babannenin suçlu olabileceğine işaret etmişti. Ancak kabullenmesi mümkün olmayan bu olaydaki söz konusu detaylar ortaya çıkana kadar sosyal medya adeta bir mahkemeye dönüştü.

Haberglobal.com.tr'ye konuşan Avukat Tuba Torun, olması gereken bir yargılama sürecinin eksikliği durumunda o boşluğu sosyal medyanın doldurabildiğine ancak hem mağdur hem fail açısından haksızlıklar yaratabileceğine dikkat çekiyor:

"Çoğunlukla halkın tepkisi haklı oluyor ama maalesef sosyal medyada da haksızlıklar ortaya çıkabiliyor. Yayılmaması gereken bir delil ortalığa saçılabilir. Mağdur daha da mağdur olabilir. Bu yüzden belirlenecek kıstaslar, sınırlamalar çerçevesinde sosyal medya tepkisi vermek gerektiğini düşünüyorum."

Peki neden adaleti sosyal medyada arar olduk, bunun artıları ve eksileri nedir? Av. Tuba Torun ile birlikte Anayasa Hukuku Profesörü, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu'na sorduk.

Av. Tuba Torun, "Elbette sosyal medya adaleti diye bir şey yoktur, sosyal medyada adalet arayışı vardır" diyor.

ADALETİN GEÇ TECELLİSİ ETKİLİ

Avukat Tuba Torun, insanların adaleti halktan ve birbirlerinden beklemeye başlamalarına ilişkin şunları söylüyor:

"Özellikle kadına ve çocuğa yönelik şiddette, toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle şiddete uğramışlar için gerekli kararların verilmemesi, faillerin cezasız bırakılması, indirimler verilmesi, şüpheli ölümlerin aşırı derecede artması ve adaletin geç ya da yanlış tecellisi insanları sosyal medyadan adalet umar haline getirdi."

Gerçekten de sosyal medyada büyüyen tepkiler olmasa, sırf şort giydiği için Ayşegül Terzi'ye saldıran Abdullah Çakıroğlu ceza almayacaktı ya da Şule Çet intihar etti zannedilecekti.

"GALEYANA GELMEDEN, ARAŞTIRARAK YAZILMALI"

Av. Torun, sosyal medyada tepki gösterilecekse, özellikle yargıya intikal etmiş konularda ciddi araştırma yapmak, konuya hakim kişilerin beyanatlarını araştırıp, bunlar üzerinden yorumda bulunmak gerektiğini dile getirdi.

"Mağdurun ikinci, üçüncü bir mağduriyet yaşamaması için özellikle dikkat edilmeli. Adeta galeyana gelmiş, 'ağırlaştırılmış müeebbet alsın' vs şeklinde linç eden bir dil yerine yapıcı, eksikliği vurgulayan bir düşünce açıklamakta fayda var. Çünkü zaten artan bir şiddet ve şiddetin meşrulaştırılması söz konusu. Vaka özelinde yorumlardan ziyade daha sistematik eleştiriler getirilmeli. Siyasal iktidarın da bunlara kulak vermesini talep ediyoruz."

Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu

SOSYAL MEDYA ÖRTBAS EDİLMESİNİ ENGELLİYOR

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, sosyal medyadaki adalet arayışları sayesinde olayların kolaylıkla örtbas edilememesinin olumlu olduğunu söylüyor. Ama ileri gidilmesinin masumiyet karinesi bakımından sıkıntı yaratacağına da dikkat çekiyor.

"HERKES HAKİM, SAVCI OLDU"

Sosyal medyadaki haklı tepkilerin aleyhte olan yanını şöyle ifade ediyor Yüzbaşıoğlu, "Her şey o kadar sosyal medya üzerinden tartışılıyor ki herkes savcı, hakim oldu."

"Görülmekte olan davayla ilgili herkes her şeyi konuşuyor" diyen Prof. Dr. Yüzbaşıoğlu, şöyle devam etti: "Parlamentodaki milletvekili o konuda görüşme yapamazken televizyonlarda bangır bangır bağırılıyor. 'Mahkeme daha ne duruyor', 'Mahkum edilmeli' şeklinde ifadeler yazılıyor. Yargı üzerinde ne siyasi ne de başka bir baskı adaletin doğru işlemesini engeller."

gamze.bal@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel