Hayvanlar neden kendine zarar veriyor?

Türkiye'de bulunan 40 hayvanat bahçesinde yaklaşık  20 bin 891 hayvan bulunuyor. Doğal yaşam alanından koparılan hayvanların saldırganlaştığı ve depresyona girdikleri sıklıkla görülmekte. 

Hayvanlar neden kendine zarar veriyor?

Hayvanları doğal yaşamından kopararak bilinçli veya bilinçsizce onlara zarar veriyoruz. Özellikle de hayvanat bahçeleri bunların başında geliyor. 

Türkiye'de bulunan 40 hayvanat bahçesinde yaklaşık 20 bin 891 hayvan bulunuyor. Doğal yaşam alanından koparılan hayvanların saldırganlaştığı ve depresyona girdikleri sıklıkla görülüyor. 

Yaşam alanlarından koparılan hayvanlar, yaşadıkları kapanmanın getirdiği stres sebebiyle psikotik ve nevrotik davranışlar göstererek kendilerine zarar verebiliyorlar. 

Bu sorunla karşı karşıya kalan filler başlarını sallarken, maymun ve kuşlar kendilerine zarar verebilir, büyük kediler ve ayılar da kafesin içinde volta atabilirler. 

Kanada'nın Marineland parkında 10 yıldır yalnız başına beton bir tankın içinde yaşayan 'Kiska' isimli balina, yalnızlıktan depresyona girerek kafasını defalarca duvara vururken görüntülendi.

haberglobal.com.tr'ye konuşan hayvan hakları aktivistleri, hayvanların bu şekilde esaretine son verilmesi gerektiğini, hayvanat bahçesi gibi yerlerin ancak yaralı hayvanlar için kurtarma merkezi olarak kullanılması gerektiğini söylüyor.

"KAPANMANIN GETİRDİĞİ STRES"

Hayvanların bu gibi davranışlarına zoopsikoz dendiğini belirten Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Fatma Biltekin, hayvanların böyle durumlarda anormal tekrarlayan davranışlar sergilediğini söylüyor.

Bu gibi durumlarda hayvanların daha çok kendine zarar verdiğini aktaran Biltekin, hayvanın yaşadığı kapanmanın getirdiği stres sebebiyle psikotik ve nevrotik davranışlar gösterdiğini belirtiyor. 

Biltekin, "Dünyanın her yerinde kapatılan tüm hayvanlarda görülebiliyor. Sadece yunus parkları ve hayvanat bahçelerinde değil. Sirklerde, deney için tutulan hayvanlarda da görülebiliyor. Buradaki mesele hayvanın kendi doğal çevresinden uzaklaşmış ve kapatılmış olması nedeniyle doğal ve içgüdüsel davranışlarını sergileyemiyor olması sonucunda bir psikoz yaşaması” ifadelerini kullandı.

ASLANLAR

"20 BİN 891 HAYVAN TUTSAK"

"Yaptığımız araştırmaya göre Türkiye'de bulunan 40 hayvanat bahçesinde en az 20 bin 891 hayvanın tutsak" diyen Biltekin, “Türkiye'de 10 tane yunus parkı ve bu parklarda 50 yunus, 51 kürklü fok, 6 mors ve 4 tane beyaz balina tutsak edilerek gösteri yapılmaya zorlanıyor” diyor. 

Bazı vatandaşların da hobi olarak hayvan bulundurma belgesiyle alabildiğini belirten Biltekin, yönetmeliğe göre hayvanın etimolojik ihtiyacını karşılıyor olması gerektiğini belirtti.

Hobi olarak hayvan bulundurma belgesi alan kişilerin aslında hayvanları sergileyemiyor olmaları gerektiğini de aktaran Biltekin, bazı AVM, kafe gibi yerlerde 'hayvanların' sergilendiğini söylüyor.

Biltekin son olarak, "2020 yılında 183 kişi hobi olarak av ve yaban hayvanı bulundurma başvurusu yapılmış. Bu başvuruların 178'i gerçek kişiler tarafından yapılmış. 5'i ise tüzel kişiler taraından yapılmış" şeklinde konuştu.

"BU ÇAĞDA OLMAMALI"

Hayvanların özgürlüğüne kavuşması için yıllardır kampanya yaptıklarını söyleyen HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, "Bu çağda böyle hayvanat bahçelerinin, yunus parklarının, hayvanların hapis edildiği yerlerin olmaması gerekiyor" diyor.

İnsanlar balina, kutup ayısı, zürafa görecek diye hayvanların kafeslere tıkıldığını belirten Şenpolat, "Meclis'teki görüşmelerde de bunlara karşı çıktık. Yunus parklarıyla ilgili madde çıktı. Ancak bu madde mevcut olanların kapatılması için değil yenilerinin açılmayacağına dair bir karar" dedi.

"KURTARMA MERKEZİ OLSUN"

Belediyeler cazibe merkezi olsun diye bu yönde yatırım yapıtığını dile getiren Şenpolat, "Belediyelerin bu yerleri iyi niyetle insanlar gelip bu hayvanları görsünler, hayvan sevgisini öğrensinler diye yapıyor olabilirler ancak para verip hayvanlar için hapishane yapmış gibi oluyor" diyor.

Vahşi 'hayvanlar' hiç bir şekilde kafes ya da esaret altında durmak istemediklerini aktaran Şenpolat, "Balinanın kafasını vurma örneği şu an internette dolaşıyor. Mesela fillerde durduk yere sallanıyorlar. Bu aslında psikolojik olarak etki altında kaldıklarını gösteriyor. Bunların kilometrelerce yürümesi lazım. Aynı şekilde aslan, kaplan ve aynın da" diye konuştu. 

Hayvanat bahçesi gibi yerlerin ancak kurtarma merkezi olarak kullanılması gerektiğini anlatan Şenpolat, "hayvanat bahçesi gibi yerleri yaralanan hayvanlar için kurtarma merkezi yerine çevirirseniz o zaman bir anlamı olur" diyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel