Daft Punk neden ayrıldı? Müzik dünyasını sarsan, çığır açan ikilinin öyküsü

Metin Aktaşoğlu
Metin Aktaşoğlu

Fransız elektronik müzik ikilisi Daft Punk, flaş bir kararla ayrıldıklarını açıkladı. Peki 90'ların ikinci yarısından beri çığır açan işlere imza atan efsanevi ikili neden ayrıldı? Neden maske takıyorlar? Onları bu kadar özel kılan neydi?

23.02.2021 16:56 | Son Güncelleme : 23.02.2021 18:29

Müzik dünyası, beklenmedik bir ayrılık haberi ile sallandı. Dünyaca ünlü elektronik müzik ikilisi Daft Punk, ayrılık kararı aldıklarını YouTube kanallarında yayınladıkları 'Epilogue' adlı 8 dakikalık bir video ile duyurdu.

Sosyal medyayı da sallayan bu haber video yayınlandığından beri gündemde. Peki neden? Daft Punk önemliyse neden önemli? Kim ola ki bu maskeli arkadaşlar?

Öncelikle ikilinin ayrılığın sebebi hakkında resmi bir açıklama yapmadığını belirtmekte fayda var. Ancak Daft Punk'ın yolculuğu bu ayrılığın sebebini sorgulatmayacak kadar kıymetli ve anlatılmaya değer... Daft Punk'ın sanatsal yolculuğunu bilen herkes, ikiliden her haberi almaya zaten hazır...

Daft Punk ayrılığı Epilogue (Son Söz) adlı bir video ile duyurdu. Video, 2006 yılında çıkan, Daft Punk tarafından yönetilen ve iki robotun insan olma arayışını anlatan Electroma adlı avangart bilim kurgu filminden görüntülerle hazırlanmış.

İkilinin yolculuğuna göz atmakta fayda var. 1993 yılında Guy-Manuel de Homem-Christo ve Thomas Bangalter tarafından Paris'te kurulan Daft Punk, Fransa'yı sallayan ve oradan Avrupa'ya hakim olan 'house' dalgasının önemli bir parçası olarak 90'ların sonunda popülerlik kazandı.

ROBOT OLARAK DEVAM!

Disko, funk, techno ve zaman zaman rock, pop, synthpop etkisinde de işler yapan ikili, 1999'dan bu yana müzik kariyerlerine 'robot' olarak devam ediyor! Bangalter, bu kararı “Sanatsal olarak neyin peşinde olduğumuzun temeli” sözleriyle aktarıyor.

Bir persona seçmek, bir mahlas belirlemek veya işi daha ileri götürüp bir maskenin arkasına geçmek; sanatçıya özgürlük alanı yaratıyor olabilir. Bu yaklaşım dinleyicinin de odak noktasını değiştiriyor. Elbette sanatçının gitmesi gereken tek yol bu olamaz ancak bireyselleşmenin evla olduğu böylesi bir dönemde ve bu furyanın patlamaya başladığı 2000'lerin başında kimliklerini gizlemek dikkat çekici bir karar.

2017 Bastille Günü kutlamalarında Fransız ordusunun bandosu Daft Punk'ın parçalarından oluşan bir potpori seslendirmişti.

Neyin gerçek olduğu hakkında şüphe duymanın ve fikir yürütmenin doğal olduğu bu dönemde neredeyse her büyük 'starın' markalaşmış bir karakter arkasına saklandığı da öne sürülebilir ancak Daft Punk'ın derdi bu değildi.

UTANGAÇLIK...

İkilinin ilk günlerinde Homem-Christo verdikleri bir röportajda, “Fotoğraf vermek istemiyoruz, dergilerde yer almak istemiyoruz. Bir sorumluluğumuz var” ifadelerini kullanmıştı. Bangalter ise yıllar sonra bir numaralı sebebin utangaçlık olduğunu söyleyecekti.

İkili, bu kararın sunumunu ise şöyle yapmıştı. Discovery adlı ikinci stüdyo albümlerinin yayınladığı dönemde 1 Mayıs 2001'de Remix Mag'e bir röportaj veren ikili değişimi şöyle açıklıyordu:

“Robot olmaya karar vermedik. Stüdyomuzda bir kaza yaşandı. 'Sampler' ile çalışıyorduk. Günlerden 9 Eylül 1999'du. Saat 09:09'u gösterirken bir patlama meydana geldi. Bilincimiz yerine geldiğinde robot olduğumuzu keşfettik.”

Daft Punk müziğe yön veren bir ikili olmalarının yanı sıra çok başarılı konsept yaratıcıları ve hikaye anlatıcıları olarak da öne çıkıyor.

Daft Punk, dört stüdyo albümüne imza attı. Sol üst: Homework (1997), sağ üst: Discovery (2001), sol alt: Human After All (2005), sağ alt: Random Access Memories (2013)

Başlangıç albümü olan Homework'te “az çoktur” fikrini destekleyen ve 'house' türü için adeta bir standart çizen ikili “Da Funk” ve “Around the World” teklileriyle Avrupa genelinde ve ABD'de de ses getirmişti. Özellikle Around the World, 90'ların sonuna damga vurmuş ve zaman içinde bir klasiğe dönüşmüştü.

'KAFAMIZDA ASLINDA...'

İkilinin daha konuşkan olanı Bangalter, “Kafamızda aslında bir sürü tekli çıkarmak vardı ancak beş aylık sürede o kadar çok parça çıktı ki ortaya, elimizde iyi bir albüm olduğuna ikna olduk” sözleriyle Homework'teki yaklaşımı açıklamıştı.

Bir süredir elektronik müzikle de uğraşan Cem Yılmaz, ikilinin ayrılık kararını "Canın sağ olsun" sözleriyle yorumladı. 

2001'de ise Discovery adlı albüm piyasaya çıktı. Homework'ün pişmiş hali de diyebileceğimiz albüm; One More Time; Harder, Better, Faster, Stronger; Something About Us, Veridis Quo gibi unutulmaz çalışmaları da içinde barındırıyordu.

Bangalter, disco etkisi daha yüksek bir house albüm olarak tanımlanabilecek çalışmayı parça yapısı ve müzikal formlar üzerine bir keşif olarak anlatıyordu. Ayrılık haberinden sonra sosyal medyada paylaşılan bir örnek merakın, keşif sürecinin ve zekanın örneğini ortaya koyuyordu.

Daft Punk, Eddie Jones'un More Spell On You parçasından One More Time'ı böyle çıkarmıştı:

 

Albüm aynı zamanda Interstella 5555 adlı 'anime' filmde 'soundtrack' albümü olarak kullanıldı. Japon anime kültürüne hayran olan ikili efsanevi manga sanatçısı Leiji Matsumoto ile bir işbirliği yaparak filmin prodüktörlüğünü üstlenmişti.

Tarih 2005'i gösterdiğinde Daft Punk bu kez Human After All diyerek daha minimalistik bir tarza yaklaşarak rock etkili bir disco/house albüme imza atacaktı. Robot Rock, Technologic ve Human After All öne çıkan parçalardı ancak eleştirmenler albümü Daft Punk seviyesine göre vasat bulmuştu. Albüm ağırlıklı olarak 5 üzerinden 3 yıldız ile değerlendirilirken 2006 ve 2007 yıllarında gerçekleşen dünya turnesi “Alive Tour” ile Human After All üzerindeki algı değişmişti.

Turne dahilinde 2007'de yolu İstanbul, Kuruçeşme'ye de düşen ikili 48 konser verdi. Alive 2007 adlı canlı albüm, 2009'da Grammy'ye layık görüldü.

Ve tarihler nihayet 2013'ü gösteriyor...

Ciddi bir aradan sonra 2008-2012 arasında kaydedilen Random Access Memories 17 Mayıs 2013'te çıktı; öncesiyle, sonrasıyla çıkış süreciyle çok konuşuldu. Son yıllarda sektöre bu kadar ilham veren, bu kadar esinlenmeye sebep olan ve galiba bu kadar ses getiren başka bir albüm olmamıştı.

Bunu ayrılık haberinin yarattığı duygusallıkla da söylüyor olabilirim ancak bir “en” kullanmasak da son 10 yılda yapılmış en etkili 10 albümden birinin RAM olduğu aşikar.

Daft Punk, 56. Grammy Ödülleri'nde Get Lucky ile kazandıkları Yılın Kaydı ödülünü kabul ediyor. (Fotoğraf: Reuters)

Yılın albümü de dahil olmak üzere 5 dalda Grammy kazanan albüm, hem disco türüne muazzam bir saygı duruşu niteliğindeydi hem de çok “yeni” bir sound taşıyordu. Eleştirmenler tarafından çokça beğenilen çalışmada Pharrell Williams (Get Lucky'yi hatırlarsınız), Julian Casablancas ve Giorgio Moroder (peki Giorgio by Moroder nasıl unutulur) gibi efsaneler yer almış; Nile Rodgers, Nathan East, James Genus, Omar Hakim gibi önemli müzisyenler çalmıştı.

EFSANE ALBÜMÜN DÜNYA PRÖMİYERİ AVUSTRALYA'DA BİR KASABADA

Albüm çıkmadan önce yapım süreciyle ilgili videolar paylaşıldı, beklenti ve ilgi hep yüksek tutuldu. Albümün global çıkış partisi ise 17 Mayıs 2013'te Avustralya'da küçük bir kasaba olan Wee Waa'da yapıldı. Kasabada 79'uncusu düzenlenen tarım festivalinde gerçekleşen dünya prömiyeri için çıkan 4 bin bilet, Daft Punk'ın etkinlikte yer almayacağı bilinmesine rağmen 13 dakikada tükendi.

Kişisel bir not aktarmak gerekirse albümün sınırlı sayıda ön gösterimi resmi yayın tarihi olan 17 Mayıs 2013'ten dört gün önce 13 Mayıs'ta yapıldı. 13 Mayıs'ta Vevo'da albümün kapağı paylaşılırken aynı gün iTunes Store'da kısıtlı bir süre için dinlemeye açılan albümün tamamını o gün dinleme fırsatı bulanlardan biriydim. Hatta bir (1) like alan bir tweet de atmıştım. Defalarca baştan sona dinledik, hakkında uzun uzun konuştuk, çok eğlendik... 

İlk anda derinden etkileyen albüm baştan sona bir hikayesi olan, bir konsepte bağlı olan bir çalışmaydı. Dijital platformların hakimiyeti nedeniyle teklilerin hükmettiği piyasada, popüler bir albümün bir konsept bağlamında çıkmış olması RAM'i özel bir noktaya koyuyor.

Albümdeki birçok parça tek başına birer 'hit' olduğu gibi, yüksek bir fikrin de parçaları olarak bütünü oluşturuyor. Daft Punk'ın ayrılığı üzdü ancak Cem Yılmaz'ın da konuyla ilgili paylaşımında söylediği gibi 'Canın sağ olsun' diyip, teşekkür etmek lazım. Ayrıca hala bir ümit var bence! Daft Punk bu belli mi olur, bir ay sonra yeni bir albüm çıkarıverirler...

 

Kaynak: Özel Haber

Sıradaki Haber Yükleniyor