"Ankara, Wuhan oldu" sözü nasıl Ankara'nın başarısına dönüştü?

Metin Aktaşoğlu
Metin Aktaşoğlu

Koronavirüs ile mücadelede yeni tablo gündeme otururken Ankara'nın yaşadığı değişim de dikkat çekti. Peki, "Ankara, Wuhan oldu" sözü nasıl Ankara'nın başarısına dönüştü? O sözün sahibi Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran, Haberglobal.com.tr için yorumladı...

19.02.2021 13:36 | Son Güncelleme : 19.02.2021 15:43

Takvimler 2 Eylül 2020'yi gösterirken Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran, Twitter'da bir paylaşımda bulunmuş ve Ankara'daki ürküten koronavirüs tablosunu gözler önüne sermişti:

“Ankara Wuhan oldu. 10-14 gün sokağa çıkma yasağı gelmeli. Ankara sağlık kapasitesi aşabilir. Artık hasta yatıracak yoğunbakım zorlaşıyor. Kapalı her hastane açılmalı. Özel yoğunbakımlar pandemi için açılmalı. Halkın insiyatifine bırakmak yanlış.”

Prof. Dr. Cankurtaran'ın bu çarpıcı uyarısının üzerinden yaklaşık 6 ay geçti. Türkiye pandemi ile yoğun bir şekilde mücadele ediyor, aşılama başladı ve yürütülen süreçte yeni bir sayfa da açıldı. 100 bin kişiye oranlanmış vaka tablosu illerdeki durumu ortaya koyarken Ankara net bir şekilde olumlu yöne doğru ilerleyen bir görüntü çiziyor.

 

Türkiye'nin 30 büyükşehir belediyesinin ortalamasını aldığımızda karşımıza 100 bin kişiye 64.26 vaka sonucu çıkıyor. Ankara'da ise bu oran 35.49. Peki, risk hesaplamalarında kullanılacak olan mavi (10 ve altı), sarı (11-35), turuncu (36-100) ve kırmızı (100 ve üzeri) renklerinde sarı kategoride yer alan Başkent bu olumlu tabloyu nasıl elde etti?

Vaka sayılarının yükseldiği dönemde Profesör Doktor Cankurtaran Ankara sakinlerini böyle uyarmıştı.

'ÖNCE ENDİŞE, SONRA NET BİR FARKINDALIK DOĞURDU'

Ankara uyarılara uymuş gözüküyor. Haberglobal.com.tr'ye konuşan Geriatri ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cankurtaran, görece başarılı tabloda korku faktörünün etkisiyle halkın kendi kendine aldığı tedbirleri sıkılaştırmasına ve yetkililerin uyarılarına sıkı sıkıya uyulmasına vurgu yapıyor:

“Ankara önceye nazaran çok iyi durumda. Bunu bir başarı olarak görebiliriz. Ankara'da bir farkındalık oluştu. 'Ankara, Wuhan oldu' dediğimde o paylaşım yaklaşık 3 milyon kişi tarafından görüntülendi. Önce endişe yaratsa da ardından net bir farkındalık yarattı. Daha çok kişi dikkat etmeye başladı.”

ANKARA NEYİ BAŞARDI?

Bu noktada Prof. Dr. Cankurtaran, “Ankara neyi başardı” sorusuna ise şöyle yanıt veriyor: “Maske ve mesafe... Çünkü daha çok kişi tedirgin oldu. Yoğun bakımlarda yer bulunamadığı için ciddi sıkıntılara düşülmüştü. Alınan önlemlere daha fazla uyuldu. Farkındalık artışı aslında Ankara'nın durumunu özetliyor.”

“Bir de o dönemi hatırlarsanız Kurban Bayramı ve yaz döneminde İç Anadolu'dan, memleketinden veya köyden Ankara'ya gelenler ve Ankara'dan dönenler çok yoğundu” diyen Cankurtaran, yükselişin ana sebeplerinden biri olarak o dönem yaşanan yoğun hareketliliği vurguluyor.

Aşı olurken fotoğrafını paylaşan Prof. Dr. Cankurtaran, Başkent'te aşılanma oranının oldukça iyi olduğunu ifade etti.

Ankara'da yaşayan ve sorularımızı yanıtlayan Barış Yaman (32), o dönemi "Yaz döneminde işim gereği çoğunlukla dışarıdaydım ve insanların da sürekli dışarıda olduğunu görüyordum. Vakaların bu sebepten ötürü yükseldiğini düşünüyorum" sözleriyle anımsıyor.

'KORKU İYİ BİR ŞEY...'

Prof. Dr. Cankurtaran ise “Şimdi hareketlilik o kadar yok. Buna daha çok dikkat ediliyor. Taziyelere, toplu buluşmalara daha çok dikkat ediyor insanlar” diyor ve ekliyor: “Korku iyi bir şey. Ama elbette 'Keşke böyle olmasaydı' diyoruz. Ölüm sayıları o dönemde çok çok yükselmişti. İnsan başına gelmeyince anlayamıyor bazen...”

'OTOKONTROL MEKANİZMASI GELİŞTİ'

"Dışarı çıkmak ve toplu taşıma kullanmak zorunda kalan insanlarda bu 'para kazanmak zorunda olma' durumun yarattığı tedbirsizlik, vakaların artmasıyla bir endişeye dönüşmüş olabilir" Yaman, otokontrol mekanizmasının da altını çiziyor ve bir anekdot aktarıyor:

"Bir ailede veya arkadaş grubunda hastalığı önemseyenler, önemsemeyenlere tepki gösteriyorlar. Böyle örneklere rastlıyorum çevremde. Mesela, bir arkadaşımın yeni doğum yapmış olan ablası; arkadaşıma, bizimle bir araya gelmesi halinde, kendisini ziyaret edemeyeceğini söylemişti. Bir otokontrol mekanizması gelişti."

 

Vakaların yükseldiği dönemde Ankara sakinleri, endişelerini otokontrole dönüştürdü ve tedbirlerle birlikte vakalarda düşüş yaşandı. (Fotoğraf: AA)

REHAVET UYARISI

Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran, “Şimdi de iyi tablonun ardından bir rehavet olmaya başladı ve bu durum son günlerdeki tablolara da yansıdı aslında. Unutmamak lazım Ankara dikkat ettiği için görece iyi bir noktada” sözleriyle rehavet uyarısı da yapıyor.

“Korku ve revahet arasında gidip geliyor insanoğlu... Süre uzadığı için insanlar da sıkıldı. Bu sebeple, görece olumlu tablo, rahatlamaya da neden oluyor.”

GEVŞEME İÇİN KRİTİK NOKTA: AŞILANMA ORANLARI

Mutasyon konusunda da uyarı yapan bilim insanı mutant virüsün Ankara'da da olduğunu ve daha hızlı yayıldığını ve gençlerde de görüldüğünü vurguluyor ve bu noktada gevşemenin olamayacağını ve gevşemek için aşılanma oranlarının dikkate alınması gerektiğinin altını çiziyor.

 

 

'MUTASYON HABERLERİ...'

Haberimizde görüşüne başvurduğumuz bir diğer Ankara sakini olan Cem Bozoğlu (31) da mutasyon haberlerinin etkili olduğunu vurguluyor. "Mutasyon haberlerinin gündeme ilk geldiği dönemde insanlar önlemlerini artırmıştı" diyen Bozoğlu, gözlemlediği durumu ise şöyle aktarıyor:

"Vakaların yükseldiği dönemde biraz daha endişe oldu insanlarda. Maske gibi önlemlere daha çok dikkat ediliyordu ancak şu sıralar ekstra bir önlem alma gibi bir durum gözlemlemiyorum insanlarda. Lakin her koşulda, yaz aylarına göre daha temkinli olduğumuz aşikar."

Ankara için olumlu günlerin görülmesinde aşılanma oranının yüksekliğinin de etkili olacağının altını çizen Cankurtaran, “Ankara aşı rakamlarına bakıldığında da iyi bir noktada. 65 yaş üstü Ankara sakinleri aşı yaptırıyor. Bu oran oldukça yüksek. Ankara'daki sağlıkçılar da ikinci dozlarını oldular” diyor.

'ANKARA'NIN BİR MÜDDET DAHA DİŞİNİ SIKMASI LAZIM'

“Bir ay sonra, Nisan'a doğru, yaşlıların aşılarında ikinci doz bitince, Başkent'teki sağlık çalışanları ve 65 yaş üstünü neredeyse tamamen aşılamış olacağız ve bu iki grupta da kayıplarımız düşecek.”

Son olarak Ankara'nın bir süre daha sabretmesi gerektiğini belirten Cankurtaran sözlerini şöyle noktalıyor: “Bir ay, bir buçuk ay daha Ankara halkının dişini sıkması ve rehavete kapılmaması lazım. İki ay sonra Ankara çok daha iyi bir tabloya erişebilir.” 

 

Kaynak: Özel Haber

Sıradaki Haber Yükleniyor