İş Bankası GM Hakan Aran: Kredi Kartında düşük limitlilere sınır gelmemeli

İstanbul/Reuters
Ekonomi haberleri İş Bankası
İş Bankası GM Hakan Aran: Kredi Kartında düşük limitlilere sınır gelmemeli

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında düşük limitli kredilere düzenleme gelmemesi gerektiğini söyledi.

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında düşük limitli kredilere düzenleme gelmemesi gerektiğini söyledi.

Bloomberg HT'ye açıklamalarda bulunan Aran, ihtiyaç kredisinde 100,000 liraya kadar, kredi kartlarında ise asgari ücret limiti 20,000 liraya kadar olanların tedbir tartışmalarının dışında bırakılması gerektiğini söyledi.

Aran, "Bunlar hayatın ayrılmaz bir parçası. Buralara bir kısıt getirmek akıldan geçmemeli. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisinde yüksek limitli olan, tüketim konusunda daha lüks tüketime dönük olan, ithal tüketime yönelik harcamaları engelleyecek tedbirler olmalı. Düşük ile yüksek limitli olanları ayırarak düzenleme yapmak mantıklı olur yoksa tedbirler toplumda karşılığını bulmaz" diye konuştu.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar Ocak sonunda yaptığı açıklamada, bankacılık sektöründe kredi kartlarının, toplam kredilerin üç katı büyüdüğünü belirterek, enflasyonu yönetmek adına kredi kartlarında kısıtlayıcı bir düzenleme beklediklerini söylemişti. Alınacak önlemler arasında limit kontrolü ya da taksit sınırı gibi adımlar bekleniyor.

Aran ticari kredilerde ihracat, turizm, tarım gibi stratejik alanlar ile yatırım için kullanılacak kredilerde kampanyalar olacağını ama diğer alanlarda biraz zorluk yaşanacağını kaydetti.

Enflasyonla mücadele etmek ve üç yılda enflasyonu yönetilebilir seviyeye indirmenin ortak hedef olduğunu kaydeden Aran, "Sıkı para politikası uygulanıyor, faiz artık güçlü bir enstrüman olarak kullanılıyor ama faizin yanında miktarsal sıkılaştırma, seçici kredi politikalarıyla da faizin ağırlığı artırılıyor" dedi ve ekledi:

"Bankalar olarak biz şu anda çok önemli miktarları zorunlu karşılık olarak yatırıyoruz ve bunun 15 gün öncesine kadar nemalanmıyor olması aslında verdiğimiz faizlerin bize maliyetinin ne kadar yukarda olduğunu gösteriyordu... Parasal sıkılaşma için sadece faize bakmamak lazım. Arkasındaki makroihtiyati düzenlemelerle bakıldığında ülkemizde çok sıkı para politikası uygulandığını ve bunun enflasyonda mücadelede başarı getireceğine inananlardanım."

Zorunlu karşılıklara faiz ödemesinin henüz kağıt üzerinde olduğunu alıp alamayacaklarının da belli olmadığını söyleyen Aran, "Çünkü çok agresif hedefe bağlı. Bu müşterilerin TL'ye inanmasına bağlı, müşterilerin mevduatlarını samimi olarak sadece KKM'de değil TL faizlerin kendisine enflasyondan daha fazla kazandıracağına inanıp standart TL mevduatta değerlendirmesine bağlı. Ülke olarak tasarruf sahibinin TL’ye inandırmayı başarabilecek miyiz hep birlikte göreceğiz" diye konuştu.

Zorunlu karşılıklara faizin maliyeti azaltan faktör olduğu için bankaların eskiden verdiğinin daha üzerinde faiz verebileceğini ifade eden Aran şunları söyledi:

"Ekonominin dengeye gelmesi tasarruf sahiplerinin TL'ye inanması için faizlerin enflasyona karşı kendilerini koruduğu hissi uyandırması çok önemli. Bu duyguyu uyandırır bu dengeyi tutturabilirsek başarırız, tasarruf sahibi inanmazsa başarı güçleşir."

TCMB bir aydan uzun vadeli TL mevduat ve KKM hesapları için tesis edilen zorunlu karşılıklara (ZK) üç ayda bir faiz uygulanacağını açıkladı. TCMB TL zorunlu karşılıklara ödediği faiz veya nema oranını Nisan 2022'de sıfıra indirmişti.

2024 yılında bankalarda en önemli sorunun tasarruf sahiplerini TL mevduata inandırmanın yanı sıra bu kredi oranlarıyla doğru müşteriye kredi kullandırarak kredi büyümesini sağlamak olduğunu söyleyen Aran, şöyle devam etti:

"Bu mevduat tarafından daha zor. Bu maliyet oranlarında kredi kullanmada bir iştahsızlık var. Kredide yatay seyreden bir yıldayız. Kredi kullandırmak mümkün olmazsa da bu karlılıkları yapabilmek mümkün olmayacak. Hem kredi kullanan hem de kredi kullandıranın karlılığını devam ettirmesi için bu döngüyü kırmamız gerekiyor. Döngüyü kırmak enflasyonun düşmesiyle olacak. Enflasyon düşene kadar reel sektör finans sektörünün sıkıntılı hali bekleyişi devam edecek sabırlı olmak lazım."