Dolardaki artışta halkın talebi ne kadar rol oynuyor?

Dolardaki artışta halkın talebi ne kadar rol oynuyor?

Geçmiş yıllardaki kur artışlarında vatandaşın dolara olan talebinin de kur fiyatlarını yukarı çıkardığına şahit olmuştuk. Bu kez bu talep düşük gözüküyor.

Dolar/TL kuru 9,22'yi aşarak tarihi rekorunu kırdı. Altın fiyatları yükselirken herkes birbirine gidişatın seyrini soruyor. Önceki yıllarda dolar kuru bu denli yükseldiğini zaman vatandaşlar siyasilerin de çağrılarıyla ellerindeki dolarları bozdurmak için döviz bürolarının yolunu tutmuşlardı.

2018 Ağustos kur hareketinin ardından vatandaşın dövize olan ciddi talebinin de dolar/TL kurunu yukarıda tuttuğu görülmüştü. Ancak bu seferki harekette durumun böyle olmadığı gözlendi. Merkez Bankası’nın her hafta Perşembe günü yayımladığı Banka ve Para İstatistikleri’ne göre 31 Aralık 2020 tarihinde Türkiye’de yaşayan ‘gerçek kişilerin’ hesaplarında 68 milyar 970 milyon ABD doları bulunuyordu. 8 Ekim 2021 ile biten haftada bu miktar 66 milyar 488 milyar dolara indi.

DOLAR HESAPLARINDAKİ ARTIŞ YÜZDE 1,39

31 Aralık 2020 tarihinde dolar/TL kuru 7,43 seviyesinden işlem görürken 8 Ekim 2021 tarihinde dolar/TL güne 8,87 civarından başlamıştı. Yani kurun seviyesinin iki tarih arasında farkına rağmen vatandaşın hesaplarındaki dolar miktarının düşüşü göze çarpıyor.

Yani geçen yılın aynı dönemine göre vatandaşın hesabındaki dolar miktarı yüzde 1,39 artmış. TL, dolar karşısında yıl başından bu yana yüzde 20 değer kaybetse de hesaplardaki dolar miktarındaki artış, yüzde 1,39. Bu orana henüz açıklanmayan 8-14 Ekim 2021 tarihleri arası dahil değil.

Yine 31 Aralık 2020 tarihinde vatandaşın hesaplarında 31 milyon 811 bin dolar cinsinden euro varken, 8 Ekim 2021 tarihinde bu rakamın 32 milyon 915 bin euroya çıktığı görülüyor. Bunda iki kur arasındaki parite de etkili oldu.

Yukarıda sıraladığımız rakamlar görünebilir talebin göze çarptıkları. Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent kurun yükselmesinde bu kez vatandaşın talebinin etkili olmadığı görüşünde ama görünmeyen bir talebin de olmuş olabileceğine dikkat çekiyor.

'DOLARA YÖNELME İMKANI SINIRLI HALE GELDİ'

Başlevent yastık altındaki dolar ve altınların seyrinin bilinmesi gerektiğini söylerken vatandaşın hesaplarındaki döviz miktarını artırmamış olmasını şöyle açıklıyor: Dolara yönelme imkanı sınırlı hale geldi. Artık halkın tasarruf oluşturma imkanları daha sınırlı. Doları olanların bir kısmı da yıl içinde satışa geçmişti.

DOLAR NEDEN YÜKSELİYOR?

Piyasalar Merkez Bankası yönetiminde yaşanan belirsizliklerin fiyatlandığını düşünüyor. Sadece Eylül ayından bu yana TL dolar karşısında yüzde 10’a yakın değer kaybetti. Bu değer kaybının ise enflasyon üzerinde baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Döviz kurundaki bu artışın TÜFE üzerinde yüzde 2’lik bir etkisi olabileceği aktarılıyor. Enflasyon yüzde 19.58 ile iki buçuk yılın zirvesinde bulunuyor. TL yılbaşından beri ise dolar karşısında ise yaklaşık yüzde 20 değer kaybetti.

Merkez Bankası 2010’lu yılların özellikle ikinci yarısından itibaren Türkiye’nin en çok tartışılan kurumlarından biri. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sık sık bankanın politikalarını eleştiriyor. Bu eleştiriler, Temmuz 2019 tarihinde, Merkez Bankası başkanının çok da görülmeyen bir şekilde kararname ile görevinden alınması sürecine kadar gitti.

2015'ten bu yana sırasıyla Erdem Başçı, Murat Çetinkaya, Murat Uysal, Naci Ağbal ve Şahap Kavcıoğlu dönemlerini gördük. Her görevden alınmadan sonra dolar/TL kurunda hareketlenmeler oldu. Önceki gün TCMB başkan yardımcıları Semih Tümen, Uğur Küçük ile PPK üyesi Abdullah Yavaş görevlerinden alınmıştı.