Afganistan'da büyük endişe: Toprağın altına gömüyorlar!

Afganistan'da büyük endişe: Toprağın altına gömüyorlar!

Taliban yönetimiyle beraber özellikle Kabil'deki sanatçılar büyük bir endişe duymaya başladı. Bir kısmı eserlerini toprağın altına gömmeye başladı bile. Taliban ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Peki sanatçılar neden apar topar bu yolu tercih ettiler? İşte detaylar...

Bir Afgan sanatçı modern tarzda resmettiği 15 tablosunu toprağa gömmek zorunda kaldığını anlatıyordu. Kadın karakterlerin yer aldığı bu tabloları özenle sarıp sarmalayıp toprağa gömdüğünde Taliban, Kabil'e gireli üç gün olmuştu. Onu böylesi acı verici bir deneyime iten hafızasıydı. Taliban'ın hüküm sürdüğü dönemleri hatırlıyordu.

Aynı hatıralara sahip bir yönetmen de benzer bir yol seçmek zorunda kaldı. 20'yi aşkın filmi ve filmlere dair görüntüyü bir sabit disk içinde toprağın altına gömmek zorunda kaldı. Bir sahaf da çok benzer bir kadere sahip.

KİTAPLAR DA SAKLANDI

Yol üstündeki küçük dükkanında daha önce yer alan kitaplardan Taiban'ın “zararlı” olarak gördüğü ve lanetlediği kitapları saklamak zorundaydı. O kitaplar arasında Darice ve Paştunca İncil de vardı.

“Taliban askerleri bunları bulursa beni cezalandırır” diyor ve diğer sanatçılar gibi hedef haline gelmekten çekindiği için ismini vermek istemiyor.

Afganistan'ın başkentindeki kültürel çözülme, Taliban'ın yeniden dirilişinden beri devam ediyor. Grubun iktidara dönüşü ve “lanetli” saydığı kıymetli sanat eserlerini ve tarihi kalıntıları yok etme mazisi, geçmişin ruhsal yaralarını yeniden açarak, Afganların kültürlerini koruma çabalarını ve endişelerini tetiklemiş durumda.

Son 20 yıldaki “Batı” varlığı Afganistan'ı modern ve demokratik bir ülke haline çevirmeye yetmedi belki ancak Kabil, kozmopolit bir büyük şehire dönüşebildi. Bu kozmopolit havadan etkilenen de bu havayı canlı tutan da ülkenin yeni nesil sanatçıları oldu. Bu sanatçılar, savaş, Batı müziği, kadın hakları ve Taliban altındaki baskı gibi modern temalarla Afgan gelenekleri ve tarihinden de etkilendi.

TALİBAN KARARINI VERMEDİ!

Şimdiye kadar, Taliban mollaları, yeni Afganistan'da sanat ve kültürün nasıl şekilleneceğine dair henüz karar vermedi. Ancak pek çok sanatçı, son yirmi yılda görece kazandıkları ifade, konuşma ve fikir özgürlüklerini tersine çevirecek bir katı vizyon tarafından yönetileceklerinden korkuyorlar.

Hatta içten içe bu gücün bu yolu izleyeceğinden eminler. Açıkçası son zamanlarda ülkeden gelen sinyaller de bu yönde. Film yapımcısı Sahraa Karimi şunları söylüyor:

“Bir değeri olduğuna inandığımız sanat; sanatçıların diktatörlük veya sansür altında değil, kendi düşüncelerini ifade etmekte özgür olmaları gerektiği anlamına gelir. Bu sanatçılar kolay kolay eskisi kadar özgürce çalışamayacaklar. Önceden gerçekten çok özgürdüler.”

Bazı sanatçılar eserlerini korumak için büyük riskler alsalar bile, birçoğu ülkeyi terk ederken, diğerleri Taliban'ın gazabından kaçınmak için otosansür uyguluyor. Bazıları resimlerini ve heykellerini yok ettiler.

Birçok sanat galerisi gibi müzik aletleri satan dükkanlar da kapandı. Birçok düğün salonu Taliban'ı kızdırmamak için canlı müziği iptal ettiğinden, müzik grupları ve şarkıcılar çalışmayı bıraktı. Afgan film yapımcılığı şu anda öldü.

'O ZAMANLAR SANATIN DÜZENDE YERİ YOKTU'

Kabil Güzel Sanatlar Enstitüsü Direktörü Safiullah Habibi, “Taliban sanatla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı” diyor ve ekliyor:

“Ama sanatçıların kendileri kendilerini sınırlandırıyor. Taliban'ın 1990'larda olanları tekrarlayacağını düşünüyorlar. O zamanlar, sanatın Taliban düzeninde yeri yoktu.”

Taliban'ın yetkili isimlerinden Bilal Karimi geçici hükümetin henüz yeni olduğunu ve sanatla kültürle ilgili tüm konular için hala “bir çerçeve oluşturmaya çalıştıklarını” söylüyor. Ancak bir sanat türünün caiz mi yoksa değil mi olduğunun İslam hukuku veya şeriat tarafından belirleneceğini söyledi.

YASAKLADILAR...

90'lardaki anılar ise Afgan halkını ürkütmeye yetiyor. Ancak yine de o kadar sert bir rejime geçilmesi beklenmiyor. O dönemde militanlar televizyon, radyo, film ve diğer eğlence biçimlerini yasaklayarak, bunları ahlak dışı ve yozlaştırıcı ilan ettiler. Ahlak polisleri televizyonlara, videokaset kayıt cihazlarına, kameralara, videolara ve uydu çanaklarına el koydu, parçaladı.

Bu yasağı ihlal edenler halk açık alanlarda ahlak polisleri tarafından darp edilerek cezalandırıldı. 2001'de Taliban, 11 Eylül saldırılarından önce ülkede interneti yasaklamıştı.

Bu tür ağır yasakların yeniden hayata geçmesi beklenmiyor ancak nerede oturdukları çevre tarafından bilinen sanatçıların büyük bir kısmı taşınmak ve evlerini değiştirmek zorunda kaldı.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

*Haberdeki bilgilerin büyük bir kısmı Washington Post'ta "Afghans bury paintings and hide books out of fear of Taliban crackdown on arts and culture" başlıklı makaleden derlenmiştir.

Kaynak: Web Özel

Afganistan