İş, hayatınızı ele mi geçirdi? Daha az çalışarak daha başarılı nasıl olunur?

Eğer çalışmak tamamen hayatınız olduysa bu sizi her zaman başarıya götürmeyebilir. Biraz vidaları gevşetip kariyerinizde daha başarılı olmak ve daha kaliteli bir hayat sürmek mümkün...

Son Güncelleme:

Jonathan Frostick, Nisan ayında bir Pazar günü masasında oturup hafta için hazırlık yaparken kalp krizi geçirdiğini fark etti, o an eşini ve vasiyetini düşürdü. Daha sonra aklına şu geldi: “Yarın yöneticim ile buluşmam gerek, şu an bu kalp krizi uygun değil.”

45 yaşındaki finansçı, bu kalp krizinden kurtuldu ve hayatı değişti. Bu olaydan sonra toplantılarının sayısını azalttı, yüzmeye başladı, artık oğlunu okuldan alıp bırakıyor.

Artık işte daha az zaman geçiriyor, bu süreler içerisinde daha sakin ve daha kararlı. Eğer günlük işler birikirse onu ertesi güne bırakıyor. 30 dakikadan uzun toplantılar yapmamaya dikkat ediyor.

Frostick, “Kalp krizinden önce çok stresli biriydim, sanki bir şalter attı. Artık önemsemiyorum” diyor.

İŞLE DUYGUSAL AİDİYET

Belki de Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlar çok çalışıyor. Saat sabah 08:30’daki toplantılara ‘hayır’ demiyoruz. Eğer işimizle duygusal da bir aidiyet kuruyorsak daha çok yoruluyoruz. Modern toplumlarda çalışmak kutsandığı için iş yeri daha yorucu bir yer olabiliyor.

Pandemi ile birlikte bazı insanlar için evden çalışma mini bir tatile de dönüştü. Öğlenleri çaktırmadan mola veriyorlar veya küçük şekerlemeler yapıyorlardı fakat çoğu insan için pandemide çalışmak zamanının yüzde 100’üne yakınını alan bir şey oldu.

Peki işi daha az önemsemeyi öğrenebilir miyiz? Sadece birazcık salsak ne olur? Birkaç yıl önce Sarah Knight bunu denedi. Bir yayıncılık şirketinde editör olarak çalışan Knight iş yerinde geçirdiği bir panik atak sonrası mükemmeliyetçi olmayı biraz daha bıraktı.

Yine çalışmaya devam etti ama artık gerekmeyen iş yemeklerine katılmadı, iş yerini saat 6’dan daha geç terk etmedi, şık döpiyes takımlar giymek yerine biraz daha tişört ve spor ayakkabı tercih eder oldu, bunu yaparken performansını da düşürmedi, ondaki değişiklik ofiste dedikodulara da neden olmadı.

İlerleyen zamanlarda ise bu rahatlık onun kurumsal dünyayı bırakmasına ve Dominik Cumhuriyeti’ne taşınmasına neden oldu. Yaşadığı değişimi anlattığı bir kitap da yazdı.

GEREKSİZ SORUMLULUK ALMAK

Sarah Knight kurumsal hayatta daha rahat ilerlemek için bazı tavsiyeler veriyor. Yazdığı kitapta yer alan bilgilere göre; gereksiz olarak üstlendiğiniz her sorumluluk sizden yiyor. Tabi bunu yapmak çok kolay değil. Bazı yöneticilerin talepleri gerçekle çok örtüşmeyebiliyor. Çalışanların yüzde 90’ı geçen yıl pandemi dönemi iş temposunda bunaldıklarını söylüyor. Yüzde 50’si ise iş yüklerinin arttığını söylüyor.

Bazı firmalar şirketlerindeki verimi artırmak için de çalışanların daha az yıpranmasını istediğini söylüyor. Ama gerçekten hangi CEO bir çalışanın işini saplantı haline getirecek kadar çalışmasından rahatsızlık duyar?

 HubSpot isimli yazılım şirketinde insan kaynakları yöneticisi olarak çalışan Katie Burke, “Eğer her şeyin yarın yapılmasını istersem, tabi ki ekibim asla rahat hissetmez ve gerçekten hiç mola veremezler” diyor. Çalışanlar cuma günleri erken paydos veya serbest giyim uygulamalarından memnunlar ama proje teslim tarihlerinin esnetilmesi veya teknolojiyi işin içine daha çok katmanın daha etkili bir dinlenme metodu olacağına inanıyorlar.

Burke bazı esnemelerin kısa vadede verimi düşürebileceğini ama çalışanları şirkette tutma ve yeni çalışanları da şirkete kazandırma konusunda faydalı olacağını düşünüyor.

KALAN BOŞ ZAMANDA NE YAPACAĞIZ?

Peki çalışanlar daha az çalışırlarsa kendilerine kalan zamanlarda ne yapmalı? Psikolog Janna Koretz’e göre; yoğun stresle çalışan insanlar boş zamanlarında kendilerini zorlayacak veya ekstra stres ekleyecek etkinlikler yapmaktan kaçınmalılar. Doktor Koretz, “Öğle yemeği molanızı tam yapmak veya çocuklarınızı futbol maçından almak için bazen erken çıkmak sizi kötü bir çalışan yapmaz. Bu kovulacağınız anlamına gelmez” diyor.

Koretz’e göre daha az çalışarak daha geniş bir perspektif kazanabilir ve işinizde daha başarılı bile olabilirsiniz. Eğitim sektöründe çalışan Anton Strömberg iyi bir e-mail atmak için her gün 3 tane taslak hazırlıyor. Bu takıntısı gün içerisinde başka bir alanda gösterebileceği yaratıcılığa ket vuruyor.

Yukarıdaki derlemede yer alan bilgilerin büyük bir bölümü The Wall Street'da Keit Feintzeig imzasıyla yer alan 'Journal'da Burned Out? Maybe You Should Care Less About Your Job' isimli makaleden alınmıştır.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber