'Ben onu sessiz seviyorum' | Paylaşımlarına dayanamadığımız o arkadaş...

Sosyal medya platformlarının ilk yıllarında "sessize alma" seçeneği mevcut değildi. Ancak zamanla bazı tanıdıklarımıza sosyal medyada tahammül edemeyecek duruma geldik ve böyle bir özellik doğdu. Peki sessize almak bu arkadaşlarımızla ilişkilerimizi nasıl etkiliyor?

Son Güncelleme:

Sosyal medya bu kadar yaygınlaşmadan önce arkadaşlarımıza dair bilgilerimiz çoğunlukla onların bizimle doğrudan paylaştıklarıyla sınırlıydı. Arkadaşlarımız hakkında duyduklarımız ya da ayaküstü karşılaşmalarımız da mesela aile ortamında nasıl olduklarına dair ufak tefek fikirlere sahip olmamızı sağlıyordu.

Ancak sosyal medyayla birlikte, her gördüğümüz hikayede, fotoğrafta ya da tweet'te arkadaşlarımızı daha yakından tanıyoruz ve bu her zaman olumlu şekilde neticelenmiyor. Hepimizin en az bir tane kıymet verdiği ama sosyal medya paylaşımlarına dayanamadığı bir tanıdığı, akrabası veya iş arkadaşı vardır.

Arkadaşımızın sohbetinden keyif alıyoruz, zekasını ve başarılarını takdir ediyoruz, kişiliğiyle de göz doldurduğunu düşünüyoruz ancak bu kişi sosyal medyada tam bir 'baş belası' ve sessize almaktan başka çaremiz kalmıyor.

“SÜREKLİ İYİ HİSSEDİYOR OLAMAZLAR”

30 yaşındaki Burak A., insanların Instagram'a genelde en iyi hallerini koyduğunu ancak sürekli iyi hissedemeyeceklerini dile getiriyor.

“Bu hallerini görmek biraz sahte geliyor. O sebeple çok sevdiklerim olsalar bile bazen gerçek olmayan bir şeyi görmemek için sessize alıyorum” diyen Burak A., sosyal medyadaki profillerinin o kişilere karşı beslediği hislerin değişmesine neden olduğunu vurguluyor. “Bazen çok sevdiğim insanların abartılı paylaşımlarını gördüğüm zaman üzülüyorum” diyen Burak A., sözlerine şöyle devam ediyor:

“Sessize almak çok iyi oluyor çünkü sık görüştüğün biri de değilse bir nevi o insanı hayatından çıkarmış oluyorsun. Sürekli o insanın hikayelerini görmek ciddi bir görsel yük.” 

“Bazen o arkadaşınıza yapabileceğinizi en nazik şey sessize almak olabilir" Fotoğraf: Shutterstock

Birini sosyal yaşantıda çok seviyoruz ama sosyal medyada gördüğümüzde tam tersi hisler doğuyor içimizde. Peki sosyal medyada kişileri farklı biri olarak mı algılıyoruz?

Madrid Complutense Üniversitesi'nden öğretim görevlisi Lasen Diaz, sosyal yaşantımızda iş arkadaşlarımıza, müşterilerimize, arkadaşlarımıza veya ebeveynlerimize aynı yüzümüzü göstermediğimize işaret ediyor. “Fakat her ne kadar platforma göre değişse de sosyal medyada kendimizi bütün bu çevrelerin hepsine aynı anda gösteriyoruz” diyen Diaz, değerlendirmesine şöyle devam ediyor:

“Bir kişinin normalde bilmediğimiz bir yanını ya da bizimle tartışmadığı bir meseleyi sosyal medyada paylaştığını gördüğümüzde, sevdiğimiz bu kişiye karşı şaşkınlık ve hatta reddetme gibi hisler duyabiliyoruz.”

BEĞENİLMEK İSTEMENİN RİSKLERİ

Rey Juan Carlos Üniversitesi'nde sosyal ve örgütsel psikoloji çalışmaları yürüten Vanesa Perez Torres ise, sosyal medyada kendimizi sunma şeklimizde insanların bizi nasıl görmesini istediğimiz gibi bir faktörün etkili olduğunun altını çiziyor.

Bu konuda pek çok araştırma yürüten Torres, “Sosyal medya platformlarında nasıl görüneceğimizi bizler belirliyoruz” diyerek, “O nedenle de en hoş, en beğenilecek fotoğraflarımızı ve videolarımızı paylaşıyoruz” şeklinde konuşuyor. Torres, bu “izlenim yönetimi mekanizmasının” bizlere kendimizi başkalarına genelde olumlu şekilde sunma imkanı tanıdığını ifade ediyor. Torres, “Yürüttüğümüz çalışmalar, insanların genelde bu konuda endişeler yaşadığını gösteriyor” şeklinde konuşuyor.

Torres, sevdiğimiz ancak sosyal medyada tahammül edemediğimiz kişileri sessize alma konusunda ise, pek çok kişinin sosyal medyada olmanın hayatlarını nasıl etkilediğini önemsediğine dikkat çekiyor. Sosyal medyanın kişilerle ilişkilerimizde rahatsızlıklar doğurması halinde bu konuda düşünmemizi öneren Torres, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bir kişiyi sessize almanız o kişiyi ana sayfanızdan kaldıracak, hayatınızdan değil. Ve sessize aldığınızı o kişiye söylemeniz de gerekmeyebilir. Öğrenir ve sizden bir açıklama isterse de (aranızda sağlam bir arkadaşlık mevcutsa) kendisine 'Mesele sen değilsin, senin paylaşımların' şeklinde bir izah yapabilirsiniz.”

İngiliz gazeteci ve yazar Louis Staples ise, sevdiğimiz arkadaşları sosyal medyada sessize almanın zor bir adım olduğuna dikkat çekerek, “Fakat bazen o kişiye yapabileceğiniz en nazik şey de budur” demekte.

Sosyal medyada sevmediği bir arkadaşını normal yaşantısında uzun süre görmediğinde o kişinin sevdiği halini unutmaya başladığını belirten Staples, böylesi durumlarda o kişiye mesaj atıp, en kısa zamanda görüşmek istediğini söylediğini aktarıyor.

 Ek kaynaklar: El Pais, The Guardian

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber