Kaderleri kağıt üzerindeki anlaşmalarla çiziliyor... 3. bir ülkeye gönderilmeleri İngiltere'nin gündeminde

Uzun yıllardır dünyanın çözülemeyen sorunlarından biri mülteciler. Ülkelerini terk etmek zorunda kalan vatandaşlar oradan oraya savruluyor. Öyle ki sığınmacıların göç ettikleri ülkeden 3. ülkeye dahi gönderilmeleri masada. Uzmanlarıyla konuştuk...

Mülteci… Birçoğumuzun gün içinde tek kelime edip geçtiği bir kavram. Ancak içerisinde milyonlarca insanın kaderi çizili. Savaşlardan, ülkelerindeki baskılardan dolayı vatanlarını bırakıp başka bir ülkeye iltica etmek zorunda kalan milyonlarca insan... Ve dün, bugün, muhtemelen yarın da konuşacağımız bir konu: Nerede yaşayacaklar?

Milyonlarca insanın kaderi ülkelerin bağlı oldukları uluslararası kuruluşların verecekleri kararlarla çiziliyor. İngiliz İçişleri Bakanı Priti Patel, geçtiğimiz hafta çarpıcı bir öneri ile konuyu gündeme getirdi.

Bakan Patel, illegal yollarla İngiltere’ye göç eden vatandaşların, geri gönderilmesi ya da çeşitli anlaşmalar çerçevesinde 3. bir ülkeye gönderilmesine ilişkin bir öneride bulundu. Patel, küçük tekneler ya da kamyonlarla kaçak bir şekilde göç eden göçmenlerin hayatlarını da bu sebeple riske atmayacağını savundu. 

İngiliz Bakan Priti Patel'in 3. ülke önerisi İngiliz basınında "3. ülke Türkiye olabilir" yorumlarına neden oldu. Türkiye bu noktada büyük bir özveri göstererek dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak dikkatleri üzerine topluyor. Şu an Türkiye’de, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Bürosu verilerine göre, yaklaşık 3 milyon 600 bin kayıtlı Suriyeli mültecinin yanında 320 bin de diğer uyruklardan mülteci bulunuyor.

Göçmen konusu ele alındığında AB’de Dublin Sözleşmesi ülkeleri bağlayıcı konuma getiriyor.

Peki yakın zamanda Avrupa Birliği’nden ayrılan İngiltere’nin böyle bir karar alması ne derece mümkün? Bu noktada İngiltere, AB üyesiyken bile mülteci konusunda en muhafazakar davranan ülke olarak da öne çıkmaktaydı. Göç Araştırmaları Derneği’nden Doç. Dr. Deniz Sert ve Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emel Özdora Akşak haberglobal.com.tr okurları için İngiltere'nin tartıştığı göçmen konusuna açıklık getiriyorlar. 

“LİTERATÜRDE ‘DIŞSALLAŞTIRMA’ …”

Göç Araştırmaları Derneği’nden Doç. Dr. Deniz Sert, ülkelerin geri kabul anlaşmaları kapsamında göçmenlerin geldikleri ülkeye geri gönderilmelerinin yeni bir uygulama olmadığını söylüyor. Diğer yandan bu gibi anlaşmaların Avrupa Birliği’nde sayısının arttığını ifade eden Sert, “Bu uygulama, devletler özelinde, kaçakçılık ağlarını kırıp, göçmenlerin daha insani koşullarda hareket etmelerini sağladıklarını düşünen görüşe dayandırılmakta. Literatürde ise bunu dışsallaştırma, yani ‘sözde’ göçmen kabul eden ülkelerin sınır ve göç kontrollerini ötelemesi olarak tanımlıyoruz” diyor.

Göç Araştırmaları Derneği’nden Doç. Dr. Deniz Sert

“İNGİLTERE GÖÇMEN KONUSUNDA ÇOK KISITLI DAVRANDI”

Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emel Özdora Akşak, İngiltere’nin uygulayacağı politikanın mümkün olduğunu belirtiyor. Diğer yandan İngiltere’nin AB’deyken bile diğer üye ülkelere göre özellikle Suriyeli göçmen alma konusunda çok kısıtlı davrandığına değiniyor. İngiltere’nin göçmen konusuna hiçbir zaman sıcak bakmadığını söyleyen Akşak, “Zaten aldığı sayılara da baktığınızda diğer ülkelere kıyasla çok daha az sayıda mülteci aldığını görüyoruz” diyor.

İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel. Kaynak: Reuters

MÜLTECİLERİN 3. ÜLKEYE TRANSFERİ İÇİN NE GEREKİYOR?

Sert, ilk olarak İngiltere’nin göçmenlerin geldikleri ülkeye gönderilmeleri ya da 3. bir ülkeye gönderilmelerinin önünde herhangi bir engel olmadığını belirtiyor. Geri kabul anlaşması imzalanacak ülkenin ikna edilmesinin yeterli olacağını söyleyen Sert, ikna sürecinin göçmenleri kabul edecek ülkenin şartlarına bağlı olacağına değiniyor. 3. ülke anlamında henüz resmi bir ülke olmadığının altını çizen Sert, ihtimalleri şöyle sıralıyor: 

Man Adası, İskoç Adaları gibi içişlerinde nispeten özerk, dış işlerinde ise Birleşik Krallık’a bağlı ya da Cebelitarık gibi Birleşik Krallık’ın denizaşırı toprağı olarak görülen yerlerin adı geçmekte. Türkiye’nin de olasılıklar dahilinde olduğu söyleniyor. 

“ARTIK ANLAŞMALARA BAĞLI KALMAK DURUMUNDA DEĞİL”

Akşak, İngiltere’nin AB’den çıkmış olduğunu hatırlatarak, artık oradaki yükümlülüklere uymak durumunda olmadığını belirtiyor. Bu sebeple artık İngiltere’nin kendi iç mülteci yasalarının geçerli olacağını söyleyen Doç. Dr. Akşak, “Bu yasanın da gayet muhafazakar olduğunu biliyoruz. İngiltere’ye iltica taleplerinin değerlendirilmesinde de klasik iltica kuralları geçerli olacaktır” diyerek, ilk etapta 3. bir ülke yerine mültecilerin geldikleri ülkeye gönderilmelerinin ön planda olacağını söylüyor.

Bilkent Üniversitesi'nden Doç. Dr. Emel Özdora Akşak

“DENİZAŞIRI SIĞINMACI KAMPLARINDA DEĞERLENDİRME SÜRECİ ŞEFFAF DEĞİL”

İngiltere’nin uygulayacağı politikanın, Avustralya’nın eleştirilen Papua Yeni Gine’deki Manus Adası ya da Naura’daki sığınmacı kamplarına benzeyeceği endişesinin bulunduğunu belirten Sert, “Bu denizaşırı sığınmacı kamplarında iltica taleplerinin değerlendirilme süreçleri çok uzun ve şeffaflıktan uzak. Göçmenlerin geri ya da üçüncü bir ülkeye gönderilmelerine karşı bir hamle yapabilecek durumda olmayacaklarını düşünüyorum” ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca ideal bir dünyada, göçmenlerin avukata erişimlerinin olması gerektiğini söyleyen Sert, “Yeni uygulamada en azından denizaşırı kamplarda avukata erişim ve sığınma talebi yapabilme hakkı olmalı ama fiili olarak bu ya mümkün olmayacak ya da imkan sağlansa bile süreçler çok uzun olacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor. 

“İNGİLTERE MÜLTECİ SİSTEMİNİN DAHA İNSANİ OLMASI TARTIŞILMALI”

Göç Araştırmaları Derneği’nden Doç. Dr. Deniz Sert, sığınma talebinde bulunan bir kişinin 3. bir ülkeye gönderilmesinin söz konusu bile olmaması gerektiğini söylüyor. Bu çerçevede İngiltere’nin sığınma sisteminin etkin bir hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Sert, “İngiltere’nin sığınma sistemini daha insani hale getirmesinin yöntemlerini konuşmak lazım” diyerek sözlerini noktalıyor.

Sonraki Haber