Çiftçinin feryadı! Bir dönümde zarar 2.300 TL

Trakya'da yaşanan kuraklık ayçiçeğinde yüzde 70'lik verim kaybına yol açarken, zararın maddi boyutu da ortaya çıktı. Bazı bölgelerde bir dönüm arazi için zarar 2 bin 300 lira olarak belirlenirken, çiftçiler ise "zararın telafisi olmazsa önümüzdeki yıl ayçiçeği ekiminde düşüş olur' diyor.

Son Güncelleme:

Türkiye'de ayçiçeği ihtiyacının yarısını karşılayan Trakya'da yaşanan kuraklık çiftçileri perişan ederken, ortaya çıkan olumsuz tablo netleşmeye başladı. Trakya'nın tamamında 9 milyon dönüm işlenebilir arazi bulunurken, yaklaşık 4 milyon dekarlık arazide ise ayçiçeği ekiliyor. Ancak kuraklık ve kuraklığa dayanıksız olduğu iddia edilen tohum nedeniyle ayçiçeğinde verim kaybı yüzde 70 olarak telaffuz ediliyor. Kuraklığın yoğun yaşandığı bölgelerde ise maddi kayıp, bir dönüm arazi için ortalama 2 bin 300 lira olarak belirtilirken, kuraklığa dayanıksız olduğu iddia edilen tohum çeşidinin, verim kaybının en önemli sebeplerinden olduğu gündemdeki yerini koruyor.

AYÇİÇEĞİ EKİMİ YÜZDE 50 AZALIR

'Haberglobal'e konuşan Trakyalı çiftçiler ise kuraklık ve dayanıksız olduğu öne sürülen tohum nedeniyle yaşadıkları zararın tanzim edilmesini beklediklerini söylediler. Gerekirse yargı yoluna gideceklerini de dile getiren çiftçiler, ortaya çıkan zararın giderilmemesi durumunda önümüzdeki yıl Trakya'da ayçiçeği ekiminde yarı yarıya düşüş olacağının altı çizildi.  

İklim değişikliğinin etkilerine göre tohum dayanıklılığını ölçecek merkezin Trakyalı çiftçiler için hayati olduğu belirtiliyor. 

TRAKYA'YI KURTARACAK PROJE

Öte yandan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmet Başer, Trakya'daki çiftçilerin ürünlerini kuraklık ve soğuktan koruyacak merkezin kurulması için 3 yılı aşkın süredir çalışmalar yürüttükleri bilgisini verirken, “Üniversite bünyesinde Kalkınma Ajansı'nın destekleyeceği proje hayata geçirilmiş olsaydı, bu yıl hangi tohumdan ne kadar verim alınabileceğini ortaya koyabilirdik” dedi.

2 MİLYON LİRA GEREKİYOR

Dönemsel olarak hangi tohumun ekilmesi gerektiğini raporlayacak merkezin kurulması için tüm planların hazır olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Başer, “Merkezin kurulma maliyeti 2 milyon lira. Merkez hayata geçtiğinde, hem kuraklığı, hem de soğuk hava dalgalarını yıl boyu takip ederek, her türlü bitkiyi testten geçirebileceğiz. Kontrollü koşullarda yapılacak testler sayesinde buğday ve ayçiçeği tohumlarının dayanıklılığı ölçülerek, dönemsel olarak raporlar  çıkartacağız" bilgisini paylaştı.

3 SEÇENEK SÖZ KONUSU 

Yaşanan kuraklığı ilişkin de konuşan Prof. Dr. Başer, “145 no'lu tohuma ilişkin araştırmalarımız sürüyor. Çiftçilerin rapor talebi var. Kaybın karşılanması için 3 seçenek konuşuluyor. Birincisi zararın firma tarafından karşılanması, ikincisi zararın sigortadan tanzim edilmesi, üçüncüsü ise Trakya'nın afet bölgesi ilanı edilerek zararın devlet tarafından karşılanması... Kuraklık ve tohum çeşidine bağlı bir sıkıtı olduğu belli. Herkesin gönlünden geçenin yerli tohum kullanımı ancak yerli tohumlarda istenilen verim yakalanamıyor” ifadelerini kullandı.

145 DAYANIKSIZ ÇIKTI 

Kaybın en yüksek olduğu Çorlu'da ise Ziraat Odası Başkanı Ali Topuz, kuraklık ve 145 no'lu tohumdan kaynaklı zararın altından kalkacak durumda olmadıklarını ifade ederken, şöyle konuştu: “Firmanın tanıttığı ürüne güvenerek ekim yaptık ancak 145 no'lu tohum dayanıksız çıktı. Yerli tohum uzun yıllardır kullanılmadığından güvenip ekmiyoruz. Üreticinin tohumlarını yıllardır ekip, biçiyoruz ancak böylesi bir tabloyu ilk kez yaşadık. İlk görev üretici firmaya düşüyor.  Çorlu'da 300 bin dönüm arazi buğday, 300 bin dönümde ayçiçeği, 50 bin dönümde arpa, 20 bin dönümde ise kanola ekili. Çorlu gibi Ergene ilçesinde de ayçiçeği de kayıp yüzde 70 seviyesinde. Umarız zararın tanzimi konusunda olumlu sonuç alırız.”

Kuraklığın neden olduğu zarar milyon dolarla ifade edilmekte 

TELAFİ ŞİRKETİN İNSİYATİFİNDE 

Tekirdağ Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği Başkanı Mehmet Aykut ise bazı bölgelerde bir dönüm arazideki maddi kaybın 2 bin 300 lira olduğunun altını çizerken, zararın telafi edememesi durumunda gelecek yıl ayçiçeği ekiminde ciddi düşüş olacağına dikkat çekti. Trakya Tohumcular Birliği Başkanı Mehmet Torik ise dayanıksız olduğu iddia edilen tohuma ilişkin, "Yasal mevzuatlar nedeniyle zararın tanzimi tamamen şirketin inisiyatifine kalmış bir konu. Firma reklam yaparken pazarladığı tohumun kuraklığa ne kadar toleranslı olduğun söylemez.  Trakya'daki ekili arazinin yüzde 6'sında yerli tohum tercih edildi. Yerli tohumun dayanımı 145 no'lu tohuma göre daha iyi. Ancak tohum piyasasına yabancılar hakim" diye konuştu.  

BOZMAYI BİLE DÜŞÜNDÜK

Tekirdağ'a bağlı Yağcı Köyünde çiftçilik yapan İmdat Güngör, ise 130 kod'lu tohumu ektikleri ve yağışların diğer bölgelere daha verimli geçmesinden dolayı sıkıntı yaşamadıklarını dile getirdi. Mart ayının sonuna kadar kuraklık bizim köyde de etkiliydi" diyen Güngör, "Hatta ayçiçeği ekili yerleri bozmayı bile düşünürken, Nisan ve sonrası yağışlarla normale döndü. Kuraklık ve don merkezini  hayata geçerse sorunlar ortadan kalkar” görüşlerini sıraladı. 

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber