Obezite salgını yaşanıyor

Türk halkının yüzde 32.1’si obezite kategorisinde yer alırken, bu sorun beraberinde kalp-damar, tansiyon, diyabet, astım, uyku apnesi gibi onlarca hastalığa davetiye çıkartıyor. Halk sağlığı sorununa çözüm için başlatılan yeni sosyal sorumluluk projesi ise farkındalığı arttırmayı amaçlıyor.

Son Güncelleme:

Günümüzde adeta küresel bir salgın olarak nitelendirilen obezite Türkiye için de ciddi bir halk sorunu. Türkiye; Avrupa ve Orta Asya ülkeleri arasında obezite sıralamasında 53 ülke arasında ilk 3'te yer alırken; DSÖ’nün raporuna göre Türk halkının yüzde 32.1’si vücut kitle endeksine göre obezite kategorisinde yer alıyor. Türkiye’yi yüzde 28.9 ile Malta, yüzde 27.8 ile İngiltere takip ediyor. Uzmanlar, 2035 yılında dünya nüfusunun yarısını etkilemesi beklenen fazla kilo ve obezite ile mücadelede hekim desteği almanın önemini ısrarla vurgularken, “Bu İş Sandığından Büyük” kampanyası, obezitenin geleceğini değiştirmede toplumsal farkındalığı artırmanın önemine dikkat çekmeyi odağına alıyor.

Yanlış ve düzensiz beslenme ile hareketsizlik obezitenin en büyük nedenlerinden 

HALK SAĞLIĞI SORUNU 

Yaşanan halk sağlığı sorununa karşı başlatılan “Bu İş Sandığından Büyük” sosyal sorumluluk projesi ile toplumun obezite ile ilgili yanlış algılarının yok edilmesi, obezitenin bir hastalık olduğunun anlaşılmasını hedeflenirken, "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, obezite konusunda bireysel ve toplumsal bilinçlenmenin önemine dikkat çekereK, "İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre, başlangıç kilosundan ortalama yüzde 13 oranında kilo kaybedilmesi durumunda Tip 2 diyabet riskinde yüzde 41, uyku apnesi riskinde yüzde 40, hipertansiyon riskinde yüzde 22, dislipidemi riskinde yüzde 19 ve astım riskinde yüzde 18 azalma sağlandığı görüldü. Obezite sanıldığından daha büyük bir sağlık sorunu" diyor.  

HASTALIK SEBEBİ 

Obezitenin önemli bir sağlık yükü oluşturduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Kıyıcı, “Obezite; insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları, kireçlenme gibi sağlık sorunlarına yol açıyor. Her bireyin metabolizması, sahip olduğu genetik faktörler, maruz kaldığı çevresel etkenler, içinde bulunduğu psikolojik durum farklı. Bu nedenle doktor ve hekim yardımı ilerlemek tedavinin olmazsa olmazı. ‘Hastalık yoktur, hasta vardır’ bakış açısı burada da geçerliliğini koruyor” diye konuşuyor.  

 Obeziteli bireyler arasında, doktoruyla obezite hakkında konuşanların oranı sadece yüzde 52 seviyesinde

813 MİLYON KİŞİ 

Tüm dünyada yaklaşık 813 milyon yetişkinin obezite gerçeği ile yaşarken, Türkiye’de her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu. Türkiye’de gerçekleştirilen son araştırmaya göre; fazla kilolu ve obeziteli kişilerde, obezitenin kronik bir hastalık olduğunun farkında olanların oranı ise sadece yüzde 57. Bunun yanında, fazla kilolu ve obeziteli olduğunun farkında olmayan ancak 'Farkında olsaydım bir hekime başvururdum' ifadesini kullananların oranı ise yüzde 26. Herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle doktora giden fazla kilolu ve obeziteli bireyler arasında, doktoruyla obezite hakkında konuşanların oranı da yüzde 52 olarak sıralanıyor."

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber