Hapı yuttuk! Antibiyotik kabusu mu yaşanacak?

Türkiye'de reçetesiz satışı 9 yıl önce yasaklanan antibiyotikler halen bilinçsizce kullanılıyor. Doktor reçetesindeki doz ve süreyi hiçe sayanlarda ilaca dirençli mikrop sorunu yaşanırken, en büyük risklerden birini de sebze, meyve ve et ürünlerine bulaşan antibiyotik kalıntıları oluşturuyor.

Son Güncelleme:

Kovid-19 döneminde yeniden artış eğrisi görülen antibiyotik kullanımına yönelik uyarılar devam ediyor. Yapılan son araştırmada dünya genelinde 1.2 milyon kişinin antibiyotik direnci nedeniyle yaşamını yitirdiği rakamlara yansırken, Türkiye'deki bilinçsiz antibiyotik tüketimi de dirençli mikropların oluşmasına davetiye çıkartıyor. Doktorlar tarafından önerilen doz ve süreye riayet etmeyen birçok kişide ilaca dirençli mikropların oluştuğu belirtilirken, hayvan ve gıdalardan kaynaklı antibiyotik direncinin de hali hazırda halk sağlığını tehdit ettiği belirtiliyor. 

REÇETESİZ SATIŞ YASAKLANDI 

Türkiye'de antibiyotik direnç ve kullanımına yönelik en önemli hamle Aralık 2014'te yürürlüğe girerken, bu tarihten itibaren reçetesiz antibiyotik satışı yasaklandı. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde başlatılan çalışmalar sonucunda, Türkiye'de 2011'de bin kişi başına 42,28 birim olan antibiyotik tüketimi, 2020'de bin kişide 24,39 birime gerilerken, hekimlerin antibiyotik reçete tercihinde de yaklaşık yüzde 31'lik azalma görüldü.

2050 yılında anti-mikrobiyal dirence bağlı olarak her yıl 10 milyon kişinin hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor.

BİLİNÇİSİZ KULLANIM

Uzmanlar ise Türkiye'de antibiyotik reçete edilen birçok kişinin ilaca başladıktan birkaç gün sonra tedaviyi yarıda kesmesinin halen en büyük sorunların başında geldiğini belirtirken, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Tek Sağlık Çalışma Grubu Kurucu Başkanı Doç. Dr. Serap Süzük Yıldız, mikroorganizmaların gün geçtikçe ilaçlara karşı dirençli hale geldiğini ve mevcut seçeneklerin işe yaramadığını söyledi.

"Antimikrobikler sadece insanlar için değil, veterinerlik ve tarım sektöründe de yaygın kullanılıyor" diyen Doç. Dr. Yıldızi "Antimikrobiyal direnç hayvanlarda ve tarımda kullanılan ilaçların etkisiyle de gelişiyor Reçetesiz satış devri bitti ancak, bilinçsiz antibiyotik kullanımı sorun olmaya devam ediyor" dedi.

HER YIL 700 BİN ÖLÜM 

Anti-mikrobiyal dirence bağlı olarak her yıl yaklaşık 700 bin kişi hayatını kaybettiğini dile getiren Doç. Dr. Yıldız, "Ayrıca direnç oranının bu hızla artmaya devam etmesi halinde, 2050 yılında anti-mikrobiyal dirence bağlı olarak her yıl 10 milyon kişinin hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor.  G20 Zirvesi sonuç bildirgesinde anti-mikrobiyal direnç sorununun dünya için tehdit oluşturduğuna yer verildi. Küresel ölçekte mevcut tüketimin devam etmesi durumunda 2050 yılında her üç saniyede bir kişinin antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybedeceği vurgulandı. Türkiye için de ciddi riskler var” ifadelerini kullandı.

HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA

Öte yandan 'haberglobal.com.tr'nin sorularını yanıtlayan İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Güvenliği ve Beslenme Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haydar Özpınar ise hayvan ve gıdalardan kaynaklı antibiyotik direncine dikkat çekti.

İstanbul'da önceki dönemde yapılan araştırmalarda kırmızı ette yüzde 19 oranında antibiyotik dirençli mikroorganizmalar saptandı.

Antibiyotik direnç oranlarının en düşük olduğu ülkeler İzlanda, Hollanda, Norveç ve İsveç olarak gösterildiğini vurgulayan Prof. Dr. Özpınar, “Kovid-19’dan hemen önce DNA tabanlı moleküler teknikler kullanarak yürüttüğümüz çalışmada İstanbul ve çevresinden çok sayıda süt, peynir, kırmızı et, tavuk eti, balık ve sebze örnekleri toplayıp analiz etmiştik. Çiğ süt ve tavuk etlerinde yüzde 30, sebzelerde yüzde 25, kırmızı ette yüzde 19 ve taze peynir örneklerinde ise yüzde 16 oranın antibiyotik dirençli mikroorganizmalara rastladık" dedi.

 İNSANA BULAŞIYOR

Hayvan vücudunda yaşayan patojen mikroorganizmalar antibiyotiklere karşı dirençli hale gelerek hayvansal ürünlerle insana geçtiğini de dile getiren Prof. Dr. Özpınar, "Özellikle küçükbaş ve besi hayvanlarına verilen antibiyotikler, hayvanların dışkı ve idrarı ile etrafa yayılarak su ve sebzelere de bulaşıyor. Böylelikle antibiyotiklere dirençli mikroorganizmalar kolayca insan vücuduna geçiyor. Hayvanlarda aşırı antibiyotik kullanımı da önlenmeli. Hekimlerin reçete ettiği ilaçlar doğru şekilde kullanılmalı. Tedaviyi doktora danışmadan yarıda kesenler de direnç oluşma riski bulunuyor” uyarılarında bulundu.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber