Dünyayı şimdiden korku sardı

Kuzey yarım küre kışı yaşarken iklim bilimcilerin gözü küresel sıcaklık artışında. Felaket eşiği olan 1,5 derecenin ne zaman aşılacağı tartışma konusu. 2024 Mayıs ayıyla birlikte dünyanın kritik eşiği aşacağı belirtilirken, önümüzdeki yaz döneminde yeni sıcaklık rekorları da kaçınılmaz.

Son Güncelleme:

NASA'da uzun süre görev yapan ve 1988 yılında ABD Kongresi'ni küresel ısınma konusunda  uyaran ilk bilim insanlarından James Hansen'in, kritik eşik sayılan '1,5 derece' ile ilgili yeni uyarıları korku yarattı. Paris İklim Anlaşması'nda belirlenen ve uluslararası kabul gören 1.5 derece eşiğinin tahmin edilenden daha kısa sürede aşılması büyük riskler barındırıyor. Hansen'in, Makiko Sato vee Pushker Kharecha ile birlikte hazırlayarak bu ay başında yayınladığı çalışmada ise, “Aralık ayı, küresel sıcaklığın rekor kırdığı 7. ay oldu. El Nino önümüzdeki birkaç ay içinde sönecek ancak Dünya'nın benzeri görülmemiş enerji dengesizliği nedeniyle aylık rekor sıcaklıklar dizisinin devam edecek.  Mayıs 2024'te kritik eşik sayılan 1,5 derece sınırı aşılacak" uyarısı yapıldı.  

İKİ KATINA ÇIKTI

Hansen, güneşten gelen enerji ile dünyadan giden enerji arasındaki dengesizliğin son 10 yılda neredeyse iki katına çıktığına öteden beri işaret ediyor. Hansen artışın, dünyanın kıyı kentlerinde deniz seviyesinin ciddi boyutlarda yükselmesine beklenenden daha önce yol açabileceği uyarısında da bulunuyor.

Küresel ısınmada 1,5 derece eşiğinin aşılması buzulların daha büyük bir hızla erimesine neden oluyor. 

 BAZI YERLERDE EŞİK AŞILDI

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek ise 'Haber Global Web Özel'e küresel ısınmada kritik 1,5 derecenin aşılmasına yönelik tahminlerini anlatırken, şunları söyledi: “1,5 derece aslında bazı istasyonlarda aşılmış vaziyette.  Sıcaklıkla ilgili ileriye dönük kestirimler var. Bu kestirimler karbon salınımı üzerinden yapılıyor. Biriken karbondioksitin sera etkisinden dolayı yeryüzünde biriktirdiği enerji miktarına bakılıyor.”

2050'YE KADAR 2 DERECE

İleriye dönük iklim senaryolarıyla ilgili bilgiler veren Adil Tek şöyle devam etti: “Bunlardan RCP8.5 (Representative Concentration Pathways) en kötü ve en yüksek tahmin senaryosudur. RCP6, RCP4.5 ve RCP2.6 emisyon salınımlarının daha düşük seviyelerde olduğu varsayılan senaryolardır. Buradaki rakamlar Watt/m2 olarak dünya üzerinde sera etkisinden dolayı biriken enerjiyi ifade eder. Bu senaryolara göre farklı kestirimlerde bulunuluyor. Bunların karşılık geldiği sıcaklık artışları var. Örneğin RCP8.5'e göre 2100 yılı için hesaplanmış yaklaşık 4 derecelik artış öngörülüyor. RCP4.5'e göre 2050 yılında yaklaşık 2 derece şeklinde yapılan hesaplamalar var. Benim tahminim yerküre üzerinde bazı noktalarda sıcaklıktaki artışın 1,5 derece olduğu yönünde.” 

Adil Tek deniz seviyesinin yükseleceğini söyledi. 

DENİZ SUYU YÜKSELECEK

Artışın, dünyanın kıyı kentlerinde deniz seviyesinin ciddi boyutlarda yükselmesine yol açabileceği uyarısı ile ilgili de bilgi veren Tek,  "Buzulların erimesiyle birlikte deniz suyu da yükseliyor. Şu anda 180-200 milimetreye kadar çıkmış vaziyette ve bu artış sürecek” dedi. 

HASSAS ÖLÇÜMLER

Adil Tek, ölçümlerin nasıl yapıldığı ile ilgili de şu bilgileri verdi: “Atmosferdeki karbondioksit dünyanın farklı birçok noktasında ölçülüyor. Ancak en önemli istasyonlardan biri Pasifik'teki Mauona Loa İstasyonu. Burada 1950'lerden beri yapılan ölçümler var. O tarihlerde ölçümler 240 PPM düzeyindeyken günümüzde 440 PPM'lere çıkmış durumda. Bu istasyon Pasifik'te, serbest atmosfer koşulları dediğimiz sanayinin olmadığı, yerleşimin az olduğu bir yerde. Burada yapılan ölçümler önemli. Şu anda dünyadaki ortalama burada yapılan ölçümlerle belirleniyor. 2050'lere geldiğimizde biz bunun 480-500 PPM'lere çıkacağını görüyoruz. Dünya bundan nasıl etkilenecek? Bu da elbette deniz seviyesindeki artışı beraberinde getirecek.”

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber