Çevrimiçi saadet, interneti olan daha mı mutlu?

Tarihin en büyük internet araştırması sonuçlandı. 2.5 milyon denekle yapılan ve 16 yıl süren araştırmanın sonuçlarına göre çevrimiçi olmak hem mutluluk hem refah seviyesi arttırıyor. Uzmanlar sonuçlara temkinli yaklaşırken; Türkiye'deki internete erişim oranı ise yüzde 95 seviyesine çıkmış durumda.

Son Güncelleme:

İnternet kullanımıyla ilgili, 16 yıl önce başlayan dünyanın en kapsamlı çevrimiçi araştırması  tamamlandı. Yaklaşık 2.5 milyon kişinin katılımıyla yapılan büyük araştırmada "İnternet insanlık için iyi mi yoksa kötü mü" sorusunun cevabı arandı. Geçtiğimiz 13 Mayıs tarihinde açıklanan araştırma, internetin refah üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu ortaya koyarken, çevrimiçi olmanın toplumsal memnuniyeti yükselttiği belirlendi. "Teknoloji, Zihin ve Davranış Dergisi"nde de yayınlanan araştırmanın yazarları, internetin etkileriyle ilgili daha önce yapılan araştırmalara kıyasla küresel bir seviyeyi ölçmeye çalıştıklarının altını çizerken, Oxford Üniversitesi'nden araştırmacı Andrew Przybylski ise araştırma sonuçlarına temkinli yaklaştığını belirterek, "İnternet küresel olsa da, yapılan araştırmalar öyle değil! Veri setlerinin yüzde 90'ından fazlası, çoğunlukla kuzeyde bulunan ve İngilizce konuşulan ülkelerden geliyor" dedi. 

Tarihin en büyük internet araştırması 16 yıl sürdü. Dünya genelinde yaklaşık 2,5 milyon denek anket sorularına cevap verdi.  

DOĞADA YÜRÜMEK GİBİ

Dünyaca ünlü analiz şirketi Gallup tarafından yürütülen çalışma kapsamında veriler, 2006'dan 2021'e kadar 168 ülkede 15 yaş ve üzeri bin kişiden telefon veya yüz yüze görüşme yoluyla toplandı. Araştırmacılar, gelir düzeyi, istihdam durumu, eğitim düzeyi ve sağlık sorunları dahil olmak üzere internet kullanımını ve refahı etkileyebilecek faktörleri kontrol etti. Araştırma ekibi, internet erişimi olan kişilerin yaşam memnuniyetini, web erişimi olmayan kişilere kıyasla yüksek buldu. 

SOSYAL MEDYA YIKAMADI

Ancak araştırma sonuçları uzmanlar arasında görüş ayrılıklarına da yol açtı. Almanya'daki Würzburg Üniversitesi'nden psikolog Markus Appel, sosyal medya kullanımıyla ilgili olumsuz yaklaşımlar olduğunu hatırlatarak; araştırmanın bunları doğrulamadığını şu sözlerle anlattı: "Sosyal medya, internet ve cep telefonu kullanımı toplumumuzda gerçekten bu kadar yıkıcı bir güçse, bunu bu çalışmada kuşbakışı görmeliyiz. Ama görmüyoruz. Bu tür endişeler genellikle siber zorbalık, sosyal medya bağımlılığı ve sosyal medya kullanımıyla bağlantılı davranışlarla ilgilidir."

KURALLAR DEĞİŞMEZ

Araştırmanın, özellikle gençler arasında internet ve sosyal medya kullanımının düzenlenmesine ilişkin tartışmaların olduğu bir dönemde ortaya çıkması tartışmaları da alevlendirdi. Tobias Dienlin adlı araştırmacı, "Bu çalışma, sosyal medya kullanımının zararlı olup olmadığı ya da akıllı telefonların okullarda yasaklanması gerekip gerekmediği konusundaki tartışmalara katkıda bulunamaz" dedi.

DAHA ÇOK VERİ LAZIM

Öte yandan araştırmada interneti yoğun kullananlara yönelik olumsuz bakışla ilgili de çarpıcı bir sonuç çıktı. Yoğun internet kullandığını bildiren 15-24 yaş arası kadınların, internet kullanmayanlara kıyasla yaşadıkları yerden ortalama olarak daha az memnun olduğu ortaya çıkarken, Przybylski ise bunun nedeninin toplumlarında hoş karşılanmayan kişilerin internette daha fazla zaman geçirmesi olabileceğini söyledi. Przybylski, internet kullanımı ile refah arasındaki bağlantıyı belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu da vurguladı.  

Araştırmadaki veriler internet kullanımı ve refah arasında ilişki olduğunu ortaya koyuyor.  

TÜRKİYE'DEKİ ORAN YÜZDE 95

Öte yandan Türkiye'de evden İnternete erişim imkanı olan hanelerin oranı yüzde 95.5 seviyesinde. Ülkede internet kullanan bireylerin oranı yüzde 87.1 olarak ölçümlenirken, internet kullanım oranı; erkeklerde yüzde 90.9, kadınlarda yüzde 83.3 olarak kayıtlarda yer alıyor.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber