Para sporun içine daha çok giriyor! Hiçbir şey engel olamadı...

Her ne kadar taraftarlık unsuru olaya bir romantizm katsa da spor, çok uzun süredir bir sektör. Hem de giyimden reklam anlaşmalarına, medya gelirlerine kadar çok büyük bir sektör... Pandemi ile birlikte 2020'de mali açıdan büyük bir darbe alan söz konusu endüstri, yeniden eski günlerine dönüyor.

Son Güncelleme:

Pandemi, çılgın kalabalıkları stadyumlardan ve salonlardan uzaklaştırdığı için karşılaşmalar neredeyse dünyanın her yerinde büyük ölçüde seyircisiz oynanmıştı. Önce seyirciler döndü... Onlar döner dönmez yatırımcılar da büyük bir iştahla spor dünyasına dalıverdi.

Bunların en çarpıcı olanı ise Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun (PIF) İngiltere Premier League ekiplerinden Newcastle United’ın hisselerinin yüzde 80'ini satın almasıydı. Aynı zamanda PitchBook verilerine göre geçen yıl özel sermaye, spora toplamda 51 milyar dolar harcadı. Bunun 3 milyar doları ise ABD ve Kanadalı kulüplerinden hisse alımlarına gitti.

'SEKTÖR AYAKTA KALIYOR'

Yatırımcılara göre pandemiyi atlatan spor güçlü ve her zaman ayakta kalacak bir sektör. RedBird Capital’dan Gerry Cardinale, “Covid bize bu işin dayanıklılığını gösterdi, etkinlikler iptal olsa dahi sektör ayakta kalıyor” diyor.

Örneğin NBA’de küme düşmek yok ve burada bir kulüp satın alanlar bunun farkında ancak Avrupa’da futbol takımı satın almanın her zaman küme düşme ihtimalini de yanında getirmesi yatırımcıların kafasını kurcalıyor. Newcastle United, özellikle Premier League'de sezonun ilk yarısında küme düşme hattında zor günler geçirmişti.

Aralık ayında Lüksemburg merkezli CVC Capital Partners, La Liga ile 2.2 milyar Euro değerinde bir anlaşma yaptı. Buna göre CVC Capital Partners, La Liga'nın ticari haklarının yüzde 10'unu 50 yıllığına satın aldı.

Buna karşılık olarak elde edilen gelirin yüzde 90'ı kulüplere dağıtıldı. 100 milyon Euro ise kadın futboluna aktarılacak. Barcelona ve Real Madrid fondan en büyük payı alacak. Paranın sadece yüzde 15'i transfer ve oyuncu maaşlarında kullanılabilecek. Geri kalan miktar altyapıya ayrılacak.

La Liga Başkanı Javier Tebas, Barcelona ve Real Madrid'in sert bir şekilde karşı çıktığı ancak gerçekleşen anlaşma hakkında “Kısa vadede acil olarak finansal yatırım gerektiren zorunluluklar var” demişti. Türkiye’de yayın anlaşması düğümü ise uzun süredir çözülemiyor. TFF tarafların tekliflerini düşük buluyor.

Ligue 1 de CVC ile anlaşmaya yakın. Kylian Mbappe, Lionel Messi ve Neymar gibi yıldızlara sahip olan lig, ticari olarak pandeminin ve bundan kaynaklı olarak iletişim grubu Mediapro ile kazançlı olması gereken yayın anlaşmasının çöküşünün (Ligue 1 maçlarının çoğunu Amazon.com çok daha uygun bir bedelle aldı) yaralarını sarmaya çalışıyor.

KAPILAR AÇILIYOR...

Kuzey Amerika ligleri de kurumsal yatırımcıların takımlardan pay almasına izin verme fikrine sıcak bakıyor. 2019'da MLB (ABD Ulusal Beyzbol Ligi) kulüp sahiplerinin daha kolay hisse satabilmeleri için yatırım fonlarının birden fazla takımdan hisse almasını engelleyen kuralı bir kenara kaldırmak için harekete geçti. NBA ve MLS de bu kararı takip etti. 2020'de NBA, Blue Owl Capital'a bağlı Dyal HomeCourt Fonu'nun birden fazla takımdan hisse almasına izin verdi. Fon, Atlanta Hawks'tan yüzde 6, Phoenix Suns'tan ise yüzde 5 hisse aldı.

Arctos Sports Partners ise Ekim 2021'de ilk fonu için 2.1 milyar doları aşkın bir meblağ ayırdı ve 15'ten fazla kulüpten hisse aldı. Şirketin yatırımları arasında NBA'den Golden State Warriors ve NHL'den (Ulusal Hokey Ligi) Tampa Bay Lightning de yer alıyor.

Hem Avrupa'da hem de Kuzey Amerika'da yatırımcılar sporu bir medya hakları oyunu olarak görüyor. Televizyon izleyicilerinin çok sayıda ucuz yayın seçeneğine sahip olduğu bir çağda, spor etkinlikleri hala reklam aralarını izlemeye veya prim ödemeye istekli canlı izleyicileri çekiyor.

Ancak özel sermayenin sporda daha büyük bir rol oynaması fikrine herkes de sıcak bakmıyor. Avrupa'daki birçok futbol kulübü kontrolü devretme konusunda endişeli. Almanya Bundesliga kapıyı açmıyor. Real Madrid ve Barcelona'nın yanı sıra Athletic Bilbao da CVC'ye çok fazla taviz verildiğini öne sürüyor.

'BASKETBOL TAKIMINI NASIL YÖNETECEKLERİNİ SÖYLEMEYECEĞİZ'

ABD'deki ligler ise özel sermaye şirketlerinin yalnızca pasif hisse almasına izin vererek kulüplerin bireysel sahiplerinin elindeki kontrolünü tutmaya çalışıyor. Dyal HomeCourt Fonu'nun yatırım ekibi üyesi Andrew Laurino, “Onlara basketbol takımını nasıl yöneteceklerini söylemeyeceğiz. Nasıl yoldan çekileceğimizi biliyoruz” diyor.

Bazıları ise özel sermaye şirketlerinin uzun süre hoş ve sesi çıkmayan ortaklar olarak kalmasını beklemenin iyimser olduğunu düşünüyor. Bloomberg Intelligence analisti Paul Gulberg, “Diğer sektörlerdeki geçmişe dayanarak, özel sermaye fonları genellikle pasif kalmaz” ifadelerini kullanıyor. Gelinen noktada kulüplerin kırmızı çizgilerini “Bu son” diyerek sürekli geri çektiği de açık. Bu noktada gelecek sporun romantik içlerin çok da iç açıcı değil gibi...

*Bu haberdeki bilgilerin büyük bir kısmı Bloomberg'de yayınlanan “Private Equity Funds Are Pushing Deeper Into Pro Sports” başlıklı makaleden derlenmiştir.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber