Fransa maçı nasıl elimizden kaçtı? Yoksa son an baskısı mı?..

FIBA Eurobasket'e Son 16 Turu'nda veda eden 12 Dev Adam, Fransa'ya kabus gibi bir maç sonu oynayarak kaybetti. Defalarca elimize gelen galibiyet şansını değerlendiremedik ve akıllarda son saniye serbest atışlarının ağırlığı geldi... Bu ağırlık bir travmaya dönüşür mü? Bununla nasıl mücadele edilir?

Son Güncelleme:

CİHAT ASLAN - METİN AKTAŞOĞLU / Türkiye A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, FIBA Eurobasket 2022'de Son 16 Turu'nda Fransa'ya 87-86 kaybettiğimiz karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada “Kariyerimin belki de en can yakıcı, en ağır mağlubiyeti bu. Türk halkına bu galibiyeti vermeye çok yakındık. Maç boyunca müthiş mücadele ettik. 2019 yılında oynanan ABD maçında da aynısı olmuş. Kısmetsizlik mi, becerisizlik mi, aşırı heyecan mı deriz… Basketbol böyle bir oyun" diyordu.

Ataman burada Fransa maçında adeta kabusumuz olan kritik serbest atışlar ve kritik anlardaki kararlar meselesine dikkat çekiyordu.

KABUS GİBİ BİR SON!

Hatırlamayanlar için ne kadar acı olsa da kısa bir özet geçelim... Dördüncü çeyrekte kalan süre 13 saniye, 77-75 öndeyiz. Top bizde ve Timothe Luwawu-Cabarrot, Cedi Osman'a sportmenlik dışı faul yapıyor. (Bu, 2 serbest atış attıktan sonra topu oyuna bizim sokacağımız anlamına geliyor.) Cedi, 2'de 0 atıyor ama olabilir top bizde... Buğrahan topu kaybediyor... Evan Fournier'ye faul yapıyoruz. Olabilir çünkü Fransa kenardan başlayacak; iyi savunursak neden olmasın?

İyi savunamıyoruz... Fransa, topu kenardan oyuna sokuyor, Fournier kaçırıyor ama ribaundu alamıyoruz ve Rudy Gobert tamamlıyor. Son iki saniyede top yine bizde ancak Buğrahan'ın üçlüğü girmiyor, maç uzuyor.

Bu kez de uzatmanın bitimine 13 saniye var. Sertaç Şanlı, Gobert'e faul yapıyor. Gobert çizgiye geldiğinde skor 87-86 Fransa lehine... Gobert, 2'de 0 atıyor. Ribaundu alan Cedi, Furkan'ı buluyor, topu süren ve şut ya da pas opsiyonu arayan Furkan uygun pozisyonu bulamıyor, topu kaybediyor ve heyecan dolu maç kabus gibi bitiyor.

ABD HATIRALARI...

Böylesi travmatik bir son gerçekten çok zor. Sporun içinde hataların yeri de büyük ancak bu tarz silsileler yıkıcı olabilir ve hafızada yer edebilir. Yoksa Ergin Ataman'ın “2019 yılında oynanan ABD maçında da aynısı olmuş” sözü bir sinyal mi? Zira, 2019 FIBA Dünya Kupası'nda E Grubu ikinci maçında ABD'yi yenmeye çok yaklaşmış ancak 81-79 öndeyken Cedi Osman serbest atış çizgisinden 3'te 0'la ayrılınca maçı bitirme şansını değerlendirememiştik. Cedi Osman bu maçta olduğu gibi ABD maçında da hak etmediği kadar ağır eleştirilere maruz kalmıştı.

Peki bu anılar, Fransa maçında canlanmış olabilir mi? Futboldaki kritik penaltı atışları gibi basketboldaki serbest atışların da ağırlığı sporcuyu zorlar mı? Hatalar travmaya nasıl dönüşür?

'MAÇIN BAŞINDA ATILAN SERBEST ATIŞLA...' 

Futbolda penaltı atmaktan bir noktaya kadar kaçınabilirsiniz ancak basketbolda durum böyle değil. Spor psikoloğu Arda Coşkun “Aslında basketbolun bir cilvesi, serbest atıştan kaçış olmuyor” diyor ve atışların ağırlık farkına da “Maçın başında atılan serbest atışla sonunda atılan serbest atış psikolojik olarak birbirinden çok farklı" diye değiniyor.

Cedi gibi elit sporculardan baskı altında performans vermelerinin beklendiğine de dikkat çeken Coşkun, aynı zamanda başarı ve başarısızlığın tek bir oyuncu üzerinden değerlendirilmesinin de yanlış olduğunun altını çiziyor. Öte yandan Coşkun, Cedi'nin serbest atışlarına dair şu ayrıntıyı vurguluyor:

“Cedi'nin serbest atışlarına bakıldığında belli bir rutin kullandığını görebiliyoruz. Nefes almaya ve iç sesini kontrol etmeye çalışıyor. Ama işte daha önce ABD maçında benzer bir durum yaşandığı için, onun getirdiği travmatik bir duygu durumu da var gibi gözüküyor. Bu tip durumlarda turnuva öncesinde hem bireysel hem de takım olarak psikolojik destek alınması ve hazırlık yapılması büyük bir artı.”

Haberglobal.com.tr'ye konuşan spor yazarı Kaan Kural ise sporun doğası gereği bir baskı ortamı olduğuna vurgu yapıyor. “Cedi'nin çok baskı altında attığı atışlar da var” hatırlatmasını yapan Kural, oyunculardan fiziksel ve zihinsel olarak en üst düzey performansın beklendiği bu ortamlarda hataların hep olacağını ve bunun doğal olduğunu ifade ederken “2019'un 2022'ye yansıdığını düşünmüyorum. Aradan bir sene geçmiş olsa, çok taze olsa bir ihtimal ancak Cedi ondan sonra kaç tane büyük maç oynadı” diyor.

'LİDER CEDİ AMA...'

Kural'a 2010 jenerasyonuyla kıyaslanmanın muhtemel etkisini sorduğumuzda ise şunları söylüyor:

“Etkiliyordur ama bence ikincil bir etken. Bu takım yeni bir takım. Hedefleri belli, 10-20 yıl önceki kadrolarla, kıyaslanmamalı.”

Son olarak Cedi'nin performansına değindiğimizde Kural, “Bu takımın liderinin Cedi olduğu belli. Ama Cedi'nin teknik özellikleri bu liderliği karşılar mı?” diyor ve şöyle ekliyor:

“Cedi topla oynamak için ideal oyunculardan değil ve aslında kendisine çok da uymayan bir rolü almak zorunda kalıyor. Bu durum da performansı yetersiz olduğu zaman böyle bir sonuca yol açabiliyor.”

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber