Erkekler neden hastalıklarını kadınlara göre daha az konuşuyor?

Erkekler hastalıklarını konuşmakta kadınlara göre daha çekingen ve doktora gitme konusunda daha ihmalkarlar. Peki bu fark neden? Kadınlar hastalıklarını konuşmak, duygularını paylaşmak konusunda erkeklere göre neden daha açıklar?

Son Güncelleme:

Erkekler ve kadınlar duygularını saklamakta birbirlerinden farklı olabiliyor. Toplumdaki genel kanı kadınların erkeklere göre daha duygusal olduğu yönünde. Tabi herkesin hayattaki deneyimi veya bulunduğu sosyal ortama göre bu kanı değişebilir. Fakat doktorlar arasında şöyle bir görüş var ki erkekler hastalıklarını kadınlardan daha fazla saklıyor.

Dünyanın her yerinde yaygın kanaat bu. 62 yaşındaki prostat kanseri hastası İngiliz vatandaşı Ged Owens tedavi merkezine gitmeden önce üç kez merkezin kapısından dönmüş. Haberglobal.com.tr’ye konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Profesör Nevzat Tarhan erkeklerin hastalıklarını kadınlara göre daha az paylaşmasının nedeninin biyolojik ve kültürel sebepleri olduğunu anlatıyor.

Tarhan, “Erkek beyni eril beyindir. Sol beyin, mantık, muhakeme, analiz, hesaplama konuşma gibi konularla ilgili. Kadın beyni dişil beyindir. Sağ taraftır. Duygular, heyecanlar, müzik, sanat, bütüncül ve bağlantısal düşünür sağ beyin” demekte.

Bu farkı ortaya koyduktan sonra Klinik Psikolog Robin Muir’e kulak verelim. Muir, prostat kanseri olan erkekler üzerine çalışıyor. Uzmana göre; bu hastalığa yakalanan erkekler çoğunlukla, şu iki cümleyi kuruyor:

🗨Durumum hakkında şikayet etmemeliyim.

🗨Benden daha zor durumda olan insanlar var.

Muir, “Şikayetler konusunda kafamızda yarattığımız hiyerarşi çok enteresan, aslında sıkıntı ve sorun yaşayacaksanız, bunları yaşamalısınız. Başkasının sıkıntıları sizin üzülmenizi engellememeli” demekte.

Profesör Nevzat Tarhan erkek ve kadın beyni arasındaki farkların üzerinden geçerken erkek beyninin empati yönünün gelişmesi gerektiğini kadınlarda ise yön bulmak için kullanılan beyin bölgesinin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Tarhan’a göre erkekler olayları sebep sonuç ilişkisi ile değerlendiriyor. Tarhan, “Bir erkek beyni, kendi hastalığını ifade etme konusunda güçlü olma ihtiyacıyla hareket eder” diyor. Tarhan erkeklerin ‘kontrol ve güç bende olmalı’ gibi eğilimlere sahip olduğunu söylüyor. ve "Erkeklerin kendi kusurlarını da görme konusunda bir özürleri var" ifadelerini kullanıyor.

'ZİHİNSEL SIĞINAK'

Erkek beyninin biyolojik olarak duygularını bastırmaya yönelik çalıştığını anlatan Profesör Nevzat Tarhan, “Kadın beyninde paylaşma yönünde biyolojik eğilimi vardır. Yani stres altında kadın beyni paylaşarak rahatlar. Stres altında erkek beyni içine kapanarak, zihinsel sığınağına çekilerek rahatlar. Bu özellikler nedeniyle sorunlarını daha az paylaşırlar” ifadelerini kullanıyor.

Kanser hastalarına psikolojik destek sağlayan Lisa Evans erkeklerin hastalıklarının etkilerini unutmak için sürekli olarak meşgul edilmeleri ve dikkatlerini dağıtmaları gerektiğini anlatıyor.

İngiltere Manchester’daki bir kanser merkezine 2015 yılında gelen bir erkek hasta, “Neden endişeleneyim? Bütün tedaviler ortadan kaybolacak olursa endişelenirim. Henüz bu noktada olduğumu düşünmüyorum” diyor.

'ŞAKA YAPARAK BAŞA ÇIKMA'

Şubat 2020’den beri prostat kanseri hastalarının olduğu bir paylaşım grubuna düzenli olarak katılan Keith Mulholland, erkeklerin prostat muayenesiyle ilgili şaka yapmak dışında hastalıkları hakkında gerçekten konuşmadıklarını söylüyor. Muholland, “Bunun hakkında şaka yaparlar, öbür türlü konuşmak istemiyorlar” değerlendirmesinde bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Profesör Nevzat Tarhan, Anadolu kültüründe erkeğe çocuk yaştan beri, ‘erkek üşümez’, ‘erkek hasta olmaz’, ‘erkek ağlamaz’ gibi telkinlerde bulunulduğunu hatırlatıyor. Böyle yetişen erkeklerin paylaşımcılığı kusur olarak gördükleri ifade edilmekte.

Tarhan yine de modern yaşam ile birlikte kadın ve erkeklerin kendi sorunlarını ifade konusunda da aşağı yukarı sosyal olarak eşit duruma geldiğini durumlar olduğunu da ekliyor.

Tarhan kadın ve erkek beyni arasındaki farkları şöyle toparlayarak özetliyor: “Yani erkek dış gerçekliğe göre hareket ediyor, dış dünyadaki avcı toplayıcı özellikler. Kadında çocuğu koruyan, kollayan, büyüten roller olduğu için bu özellikler nedeniyle kadının daha evcil ve evi toparlayan olması sosyal, sosyal norm, hem biyolojik eğilim burada birleşmiş aslında. Yani bu iki özellik var” demekte.

Ek kaynak: The Telegraph ‘Why middle-aged men struggle to open up about cancer – and what happens when they do’ - Boudicca Fox-Leonard

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber