Yaşanan hacamat kazasıyla konu yeniden gündemde! Peki, uzmanlar ne diyor?

Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir 'hacamat kazası' bu uygulamayı yeniden gündeme getirdi. Peki uzmanlar bu konuda ne diyor?

Son Güncelleme:

Tamamlayıcı tıp yöntemleri arasında gösterilen hacamat halk arasında sık duyuluyor. Uzun yıllardır tedavi amacıyla uygulanan hacamatın riskleri de uzmanlar tarafından uyarılıyor.  

Geçen günlerde de Şanlıurfa’da bir hacamat kazası ise konuyu tekrar gündeme getirdi. Hemoroid hastası bir kişinin tedavi için hacamat yaptırırken bardağın anüs bölgesine kaçtığı ve ameliyat olduğu haberleri ajanslar tarafından servis edildi. 

Hürriyet'te yer alan habere göre, algoloji uzmanı Prof. Dr. Nurettin Lüleci, son yıllarda daha fazla popüler hale gelen hacamat için “Geleneksel bir tedavi şeklidir. Asırlardan beri uygulanmaktadır” diyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin de bu görüşü destekliyor ve ekliyor, “Bu yöntem MÖ 3500’e kadar uzanan bir tarihi olmakla birlikte modern tıbbın tüm imkanları göz önüne alındığında asıl tedavi olarak değil sadece tamamlayıcı bir tedavi olarak kullanılması uygundur.”

HACAMAT BİR TEDAVİ YÖNTEMİ MİDİR?

Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin: 

"Kupa tedavisi farklı şekillerde uygulanmakla birlikte temel olarak yaş ve kuru kupa tedavisi olarak yapılmaktadır. Her iki uygulamada da kupalar negatif basınç oluşturarak cilde yerleştirilmekte, yaş kupa tedavisinde cilde kesiler atılarak kan dışarı alınmaktadır. Hacamat yaş kupa tedavisinin diğer adıdır.

Bazı ekollerde önce kupa sonra cilde kesi sonra tekrar kupa tedavisi yapılırken, diğer ekollerde ise önce cilde kesi sonrasında kupa tedavisi yapılabilir. Bu yöntem MÖ 3500’e kadar uzanan bir tarihi olmakla birlikte modern tıbbın tüm imkanları göz önüne alındığında asıl tedavi olarak değil sadece tamamlayıcı bir tedavi olarak kullanılması uygundur. Kupa uygulamasında özel üretilmiş PVC ya da cam bazlı çan şeklinde özel vakumları olan cihazlar kullanılır."

HANGİ RAHATSIZLIKLARDA UYGULANABİLİR?

Prof. Dr. Nurettin Lüleci: 

"Hacamat genellikle ağrı tedavisinde yardımcı bir yöntem olarak uygulanabilir. Özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, adale kramplarının önlenmesi ve dolaşan kanın hareketlendirilmesi sonucu sekonder kazançların elde edilmesine yönelik bir tedavidir. Şu hastalıkta yapılacak diye kesin bir tanımlama yapılamaz." 

Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin: 

"Lomber disk lezyonu, servikal spondiloz, romatoid artrit, karpal tünel sendromu, fibrozit, fibromiyalji, non spesifik boyun ağrısı, kronik osteoartrit, akut trigeminal nevralji, baş ağrısı ve migren gibi hastalıklarda etkinliği ile ilgili yapılan çalışmalar mevcuttur."

KİMLER HACAMAT YAPABİLİR?

Prof. Dr. Nurettin Lüleci: 

"Hacamat aslında cilde uygulanan cerrahi bir girişimdir. Bu bağlamda sadece bu tekniğin eğitimini almış sertifikalı doktorlar tarafından uygulanması Sağlık Bakanlığımız tarafından uygun görülmüştür. Vücuda yapılan her türlü müdahale mutlaka doktor tarafından uygulanmalıdır." 

HACAMATTA RİSKLER NELERDİR?

Prof. Dr. Nurettin Lüleci: 

"Hekim olmayan insanların hacamat uygulaması fevkalade sakıncalıdır ve yasalarımıza göre de suçtur. Çünkü hastalıklar ve insan anatomisi hakkında bilgi gereksinimi söz konusudur. Örneğin; kan pıhtılaşma bozukluğu olanlarda diğer yandan psikolojik sorunları olanlarda istenmeyen sonuçlar görülebilir. Günümüzde birçok insan kan sulandırıcı kullanmaktadır. Kan sulandırıcı kullanan bir insana hacamat yapılırsa o kanamayı durdurmak mümkün olmayabilir. Hatta gerekli tedbirler alınmazsa ölümle sonuçlanan durumlar ortaya çıkabilir."

Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin: 

"Hacamatın yanlış uygulanması sonucu en sık gördüğümüz yan etkiler cilt enfeksiyonları ve kanamaya bağlı demir eksikliği anemisidir. Ayrıca ani tansiyon artışına bağlı felç olma riski de bulunmaktadır. Hastalara bu nedenle uygulama öncesinde çeşitli biyokimyasal tetkikler yapılmalı ve olası yan etki ve komplikasyonlar dikkatlice gözden geçirilmelidir. Gerekli hijyenik önlemler alınmadan ve steril olmayan koşullarda yapılan uygulamalar sonucunda çok ciddi enfeksiyon riski (hepatit B, C, HPV veya HIV) artmaktadır. Ne yazık ki bu enfeksiyonların tedavileri uzun sürelidir ve hastalıklar kronikleşme eğilimindedir."

HACAMATIN ZARARLARI VAR MI?

Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin: 

"Hacamat ya da kupa tedavileri klinik ortamlarda yapılsa dahi çeşitli komplikasyonlara neden olmaktadır. Kas iskelet sistemi ağrısı olan bir hastanın altta yatan sebepler düzeltilmeden sadece hacamat uygulaması yapılması hastaların tamamlayıcı tıbba olan güvenlerini de azaltacaktır. Modern tıbbın sağladığı ileri görüntüleme ve tedavi yöntemleri kullanıldıktan sonra hastanın hala ağrısı devam ediyorsa kriterler çerçevesinde uygulama yapılabilir." 

KİMLER KESİNLİKLE YAPTIRMAMALI?

Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin: 

"Kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda uygulanması uygun değildir. İmmün sistemi baskılanan hastalarda kullanımı önerilmemektedir. Kadınlarda mens döneminde uygulama ve derin anemide uygulama yapılmamalıdır. Aktif yara, genişlemiş lenf nodları ve enfeksiyon varlığında da uygulanmamalıdır. Varislerin üzerine uygulama yapılması da kanama olasılığını artırır."

KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILMALI MI?

Prof. Dr. Nurettin Lüleci: 

"Hacamatı bazı batı ülkelerinde, üniversitelerde yardımcı bir yöntem olarak hastayı rahatlatma adına kanser hastalarında kullanılmaktadır. Kanseri tedavi eder diye bir yaklaşım asla doğru olmayıp duygu sömürüsünden başka bir şey değildir."

Doç. Dr. Hasan Kerem Alptekin: 

"Organ yetmezlikleri gibi kanser tedavisinde de kesinlikle kontrendikedir yani yarardan daha çok zarar vereceği öngörülür. Ayrıca kalp pili olanlarda, hamilelerde, yakın zamanda kan bağışı yapmış kişilerde de kullanılmamalıdır. Kanser gibi tedavisi ileri düzey uzmanlık gerektiren hastalıklarda tamamlayıcı tıp yöntemleri ancak bilimsel kanıtlar çerçevesinde uygulanmalıdır."

Sonraki Haber